Ali Babacan: Başkanlık Sistemi'nin vaatleri sonuçsuz kaldı

Bakanlık ve milletvekilliği yapan AKP kurucularından Ali Babacan, partiden istifa etmesinin ardından ilk kez televizyona çıktı. Babacan, "AKP erozyona uğruyor" ifadelerini kullandı.



26-11-2019 23:19

Yeni parti kurma hazırlığı içinde olduğu bilinen Ali Babacan, kurucusu olduğu AKP’den istifa etmesinin ardından ilk kez canlı yayına katıldı.

Ülkenin karanlık bir tünele girdiğini belirten Ali Babacan, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinin partiden ayrılmasını istemediğini de açıkladı.

Babacan'ın öne çıkan açıklamaları şöyle:

-Ak Parti'den ayrılmam bir gece verilmiş bir karar değil. Partinin kurucuları arasındaydım. Kuruluşta önemli prensip, değerler vardı. "Önce insan" diyorduk. İnsan haklarının ihlal edildiğini, hukukun üstünlüğünün örselendiğini söylüyor bunları düzeltmek için yola çıktık.

-Sayın Cumhurbaşkanımız ayrılmamı çok istemedi. Türkiye'deki problemlerin mevcut yönetimle çözülemeyeceğini görmek beni buna mecbur bıraktı. Bunu yapmasaydık büyük bir vicdan azabı duyacaktık.

-OHAL koşulunda, 15 Temmuz sürecinde Anayasal değişiklik oldu. "Ben bunu savunamam" dedim. Savunsam gidip "hayır"a oy verirlerdi. Ki bu başkanlık sistemi kısa süre sonra Türkiye'nin en önemli ekonomik krizi ile anıldı. Koalisyonlar kalkacak denmişti, artık seçimlerden önce ittifaklar kuruluyor. Başkanlık Sistemi'nin vaatleri sonuçsuz kaldı.

-Bu ana akım bir çalışma olacak. Niş, dar gruplu bir çalışma değil, geniş kesimlerin üstünde mutabık olabileceği bir çalışma olacak. Bizim ne ittifak ne de ortak aday hedefimiz var. Çalışmalarımızı uygulamak amacımız. Bir kişinin adaylığı için parti kurulamaz. Abdullah Gül başka bir gün gelip partinin başına geçemez. Bu konuda akitleştik de başladık.

-Toplumda hala siyasi itibarını koruyan kim varsa görüşüyoruz.

-Beşir Atalay, Nihat Ergün, Sadullah Ergin ile yakın çalışıyoruz. Vaktiyle de aynı kabinelerde yer aldığımız için olayların aslını biliyoruz.

-Gönlümüz geçen tarih 2019 sonuna kadar tüzel kişiliği kuracağız. Sonra teşkilatlanma aşaması olacak.

-Katkı vermek isteyen çok kişi var. Ben sadece referanslı olan 700 kişiyle görüştüm. Anadolu'da destek olmak isteyen çok kişi var. 

-Önce kadro, sonra fikirler, ortak fikirler ortaya çıktıktan sonra logo ve isim belirlenecek. Mutlaka ortak akıl gerekiyor. Bir bir tek il başkanı belirlemedik. Bir kişiye bile kuruculuk teklif etmedim. 

Ahmet beyle aile dostuyuz. Birbirimiz çok iyi tanırız. Siyasette neyi hedefliyoruz bu çok önemli. Yöntem ve üslup çok önemli. Biz bu işin tamamen bir kadro hareketi olmak istiyoruz, parti içi demokrasiyi çok önemsiyoruz. Ahmet bey çok önce çalışmaya başladı, biz sonra başladık.

-Birlikte hareket etmeyi önerdi. Ama çok daha önceden kendi merkezli bir hareket oluşturdu. İl başkanlarını belirledi. Bizimse metodumuz çok farklı. Ben birleşmeyi çok zor görüyorum. Bugün böyle olur, yarın farklı olur. Önemli olan parti içi demokrasi.

-Siyasetçiler gelecekle ilgili bir ümit oluşturamıyor. Siyasetçiler de korku siyasetine döşüyor. ABD'de Meksikalı göçmenlerle, Avrupa'da Müslümanlarla, Türkiye'de göçmenlerle, işsizlikle korkutuyorsunuz. Türkiye böyle bir ülke değil. 2008-2009 krizinden çok kolay sıyrılan bir ülke. Türkiye'de gelecek için ümit oluşturulabilen bir ülke. Korku siyaseti gereksiz. Ama bu siyaseti oluşturamayınca korku siyasetine başvuruyorlar.

-Türkiye bir rol model olabilir. Ama başka ülkelerin iç dinamiklerini değiştirme gibi bir rol alırsa bu sadece size değil, diğer ülkelere de zarar verir. Avrupa Birliği savaş sonrasında kurulmuş barış ve refah üreten bir örgüt.

-Türkiye'nin üyesi olduğu ittifak sistemlerine, tarafı olduğu anlaşmalarına baktığımızda hepsi uzun süreli mücadelelerle elde edildi. Ama NATO içinde ciddi bir ayrışma var. Trump yönetimi NATO'ya farklı bakıyor, Avrupa kendi güvenliğini düşünüyor, İngiltere Brexit sürecinde... Bu kurumlarda bir gevşeme var. İleride bu farklı bir düzene doğru da gidebilir. Çünkü Türkiye'nin kendi iç istikrarı çok önemli.

-Türkiye için birçok noktada sil baştan yapmak gerek. 

-Yerlilik ve millilik kılıfı altında Türkiye'yi içe kapatmak isteyen varsa biz ortaklaşamayız. Türkiye'nin petrolü yok. Türkiye'nin yatırım yapılan bir yer olmasını istiyoruz. Konu milliyetçilikse bu ülkeye en çok kazandıran politika neyse onun peşinde olmamız lazım.

-Her alanda yeni bir Türkiye için çalışıyoruz ve sıfırdan masaya yatırıyoruz.

-Prensip olarak herhangi bir ülkenin kendi içinde yaptığı kanuni düzenleme başka bir ülkeyi bağlamaz. Ama bağlı olduğumuz uluslararası anlaşmaya dahil bir kararsa uyar. Aksi halde bu egemenliğe aykırı. O ülkenin kurumları iş yaparken kendi risklerini kendi hesaplamalı. Hükümetin bu konuda bağlayıcı bir talimatı olmaz. Kamu bankaları özerktir. Başı atanır ama o kadar. Lakin Halk Bankası devletin ortak olduğu bir banka. Kendi ortak olduğu bankayı yalnız bırakmaz herhalde.

-Yerel seçimlerin bitmesini bekledik. Arkasından AK Parti'den ayrılıp açıklama yaparım. Ama seçim 31 Mart'ta bitmedi. Benim de istifam 3 ay gecikti. 

-Temsil açısından genç ve kadınların her kademede en yüksek düzeyde temsil edilmeleri gerekiyor. Gençlerimizin çözümü dışarıda aramasına çok üzülüyoruz. Gençlerin umutlarını kaybetmemesi lazım. Yurtdışı tecrübesi çok önemli. Ama bir ayakları burada olmalı.

-Siyasete girişimiz AK Parti'yle. Ama Ak Parti'nin kurulduğu günle bugünkü şartlar çok fazla. Bugün Türkiye'nin imam hatip, başörtüsü sorunu yok ama adalet sorunu, ekonomi sorunu, özgürlük sorunu var. Bugün bunları çözmek için çalışmak gerekiyor.

-Tabi ki. Ama bu yönetimle değil. Seçimlerle Anayasaya uygun bir sisteme döneceğiz, bunu da öncelikle açıklayacağım. Eskiye değil, düzgün bir parlamenter sisteme, güçler ayrılığı ilkesinin olduğu bir sisteme geçilmeli. Eskiden Meclis'ten bütçe düşmese hükümet düşerdi. Şimdi düzenleyip devam ediyor. Meclis gücünü kaybetti. Temsil gücü bu kadar yüksek olan yerin etkisi de güçlü olmalı. Sistemin tam merkezinde olan bir parlamento ve demokrasinin parlamentoyla işletilmesi gerekli.

-Bizde herkes asli unsur. Parti içi demokrasiyi oluşturacak, Venedik Komisyonu'nun kriterlerine uygun bir tüzük üzerinde çalışıyoruz. Bunun için Siyasi Partiler Yasası'nı değiştirmemiz gerekecek.