Alevi derneklerinden ortak basın açıklaması: 'İktidarın Alevilere karşı nefreti bir kez daha gösterilmiştir'

Alevi dernekleri, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek'in cenaze töreni sırasında polisin Gazi Cemevi'ne saldırmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada "Alevilere karşı bugüne kadar sürdürülen, iktidarların; kaba, nobran, yok sayan davranışları polis nezdinde devlet kurumları tarafından bir kez daha gösterilmiştir" denildi.



13-05-2020 14:17

İleri Haber

Aralarında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekler Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pirsultan Abdal Kültür Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri ve Alevi Kültür Dernekleri'nin yer aldığı Alevi kurumları, konser yasakları ve Grup Yorum üstündeki baskının kaldırılması talebiyle 323 gün boyunca ölüm orucunda olan ve eylemini sonlandırdıktan 2 gün sonra hayatını kaybeden İbrahim Gökçek'in cenazesinin uğurlanması sırasında polisin Gazi Cemevi'ne saldırmasına ilişkin ortak basın açıklaması yaptı.

Açıklamada iktidarın Alevi yurttaşlara karşı sürdürdüğü nefret politikasının polis saldırısıyla bir kez daha gözler önüne serildiği belirtilirken "Bir cenaze törenindeki, tahammülsüzlük, izahı olabilecek bir devlet anlayışı olamaz. Bu Hakk’a göçmüş bir cana, ailesine ve en nihayetinde Alevi toplumuna saygısızlıktır, ayıptır, günahtır, zulümdür" denildi.

Açıklamada ayrıca "Alevi toplumu olarak; ifade özgürlüğümüze, yaşama biçimimize, inancımıza, kültürümüze, kimliğimize yapılan; ırkçı, mezhepçi saldırılara; nefret, kin ve sevgisizlik etrafında örgütlenmiş bir politikaya asla boyun eğmeyeceğiz" ifadelerine yer verildi.

Alevi derneklerinin ortak basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Kendi Mabetlerine ayakkabı ile girmeye kıyamazken, başkalarının mabedine edepsizce saldıranların Hakk’ın karşısındaki ikiyüzlülüğü; ne bu cihanda, ne öteki cihanda Hakk defterine makbul yazılmayacaktır!

Geçtiğimiz günlerde, Hakk’a yürüyen, Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in, İstanbul GAZİ Cemevi’nden uğurlanması esnasında yaşananlar; Alevi toplumunu derinden yaralamıştır.

Alevilere karşı bugüne kadar sürdürülen, iktidarların; kaba, nobran, yok sayan davranışları polis nezdinde devlet kurumları tarafından bir kez daha gösterilmiştir.

İbrahim Gökçek’in uğurlama törenine engel olmak isteyen polis tarafından; cenaze erkânı için hazırlık yapıldığı esnada bir siyasi gerilim bahane edilerek, cemevine saldırılmış; kapılar kırılmış, içeride canların üzerine gaz atılmış ve kapısı kırılan cemevi morgu içerisinden cenaze, yine polis tarafından kaçırılmıştır.

Bir cenaze törenindeki, tahammülsüzlük, izahı olabilecek bir devlet anlayışı olamaz. Bu hak’a göçmüş bir cana, ailesine ve en nihayetinde Alevi toplumuna saygısızlıktır, ayıptır, günahtır, zulümdür.

Cemevi, milyonlarca Alevi’nin ibadethanesidir. Alevilerin tüm mekânları gibi, cemevleri de tüm mihmanlara; mihman olup gelenlere açıktır.72 Millete bir nazardan bakan bizler; kem gözlere, kem gönüllere perde; iyiliğe, barışa, sevgiye sofra olmasını biliriz. Cemevlerimiz adalet arayan, hak ve hukuk diyen; gönlünü açan, sevgiyi, barışı, insanlığı paylaşan herkesin sığınacağı kutsal bir mekândır. Tıpkı, başka inançların mabedi olan Sinagog, Kilise, Cami gibi… Ve bizim için, asla vazgeçilmezdir.

Aleviler, kendi mabetlerine olduğu gibi tüm mabetlere de saygılıdır. Bir ibadethaneye, (hangi inancın ibadethanesi olursa olsun) saldırılmayacağını bilir, yapılan bir saldırıyı da asla kabul etmez.

Diğer yandan; bizim nazarımızda, cemevine yapılan saldırı; polis tarafından basılması,

Alevilerin inancının hiçe sayılması; Alevilere yönelik, devletin politik bir tutumu ve gözdağı vermesidir. Bunu yapmaya çalışanlar bilmeli ki; dün bu politikalar bizi yıldırmadı, bugün de yolumuzdan vaz geçecek değiliz.

Alevilerin dişi, tırnağı emeği, inancı ile yapılmış cemevlerimize saygısızlığı kabul etmiyoruz. Alevi toplumu olarak; ifade özgürlüğümüze, yaşama biçimimize, inancımıza, kültürümüze, kimliğimize yapılan; ırkçı, mezhepçi saldırılara; nefret, kin ve sevgisizlik etrafında örgütlenmiş bir politikaya asla boyun eğmeyeceğiz.

Bulunduğumuz her alanda barışı, demokrasiyi ve eşitliği, farklı inanç ve kimliklere saygıyı savunan bir toplum olarak, çağrımızdır:

- Alevilerin ibadeti cem, ibadethanesi cemevidir. Bunun hala tartışılıyor olması toplumsal barışa ve huzura zarar vermektedir.

- Cemevlerimizde; inancımızın gereğince, hakka yürüyen her cana son görevimizi yaparız.

- Cemalimize gelen her kim ise mihmanımızdır. Mihman da ALİ’dir.

- Cemevimize her ne nedenle olursa olsun; gelen herkes, buranın ibadethane olduğu gerçeğini kabullenmek zorundadır. Aynı özeni herkesten isteriz, bekleriz.

- Aleviler, yüzlerce yıldır gönül imbiğinden süzerek günümüze getirdiği değerlerden vazgeçmeyecektir. Ve kimse bizlerin bu değerleri terk etmesini beklemesin. Bu değerlerimiz üzerinden Alevileri soysuzlaştırmayı, bölmeyi asla başaramayacaksınız.

- Aleviler dün olduğu gibi, bugünde eşit özgür bir yaşamı kurmaya; inancını kimliğini yaşatmaya; mazlumun yanında, zalim karşısında olmaya; bir olmaya, iri olmaya diri olmaya devam edecektir.

- Hakkımızı istiyoruz, inancımıza saygı istiyoruz ve bu ülkede toplumun tüm kesimleri ile barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Bu demokratik ve insani çağrımızı görmezlikten gelmekten vazgeçilmelidir.

- Bunların yanı sıra; Yaşananlar nedeni ile Alevi toplumundan özür dilenmelidir.

Gerçeğin Demine Hü… Aşk ile…"