Akşener: Yandaşların CHP'ye ilgisi gözlerimi yaşarttı

Akşener, "Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Kim kiminle görüştü bir gün mutlaka öğreneceğiz. Yandaş kalemler meğersem CHP'yi ne kadar çok seviyormuş" ifadelerini kullandı.



26-11-2019 12:14

“Saray’a giden CHP’li” iddialarına değinen İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, “Yandaş medyanın CHP'ye ilgisi gözlerimi yaşarttı” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Akşener'in açıklamalarından satır başları şöyle:

Dün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günüydü. Böyle bir günde kadınlara yapılan müdahale ve parti standımıza yönelik saldırı iktidarın kadına yönelik şiddetle mücadelede ne kadar samimiyetsiz olduğunu gözler önüne serdi. Ayrıca Kayseri İl teşkilatımıza yönelik taşlı saldırıyı esefle kınıyorum. Bunlar şu nedenle oluyor. Her bir çirkinlik hukuk karşısında herhangi bir hukuki yaptırımla karşılaşmadığı için böylesine namert tavır ve davranışlara sahne oluyor. Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. İktidarınızda kimse güvenli değil. İktidarınızda hiçbir kadın ve çocuk birilerinin saldırmayacağından emin değil. Sabah işine gidip akşam evine dönerken taciz, tecavüz ve şiddete maruz kalmayacağından emin değil. Hukukun üstünlüğü önce size lazım olur ve görürsünüz ki o çakallar size sahip çıkmazlar. Anadolu’da bir söz var: Köpeksiz köy bulup değneksiz gezmek. Bunlar takipçisi olacağız. Biz üstümüze düşeni yapacağız. Herhangi bir sonuç alacak mıyız ? Hayır. Ama biz bunun üstüne gideceğiz. Demirden korksak trene binmezdik. Alıştılar başka anaların çocuklarıyla kabadayılık yapmaya ama bizi yolumuzdan alı koyamazlar.

İYİ Parti kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın karşısında olmaya devam edecek. Bizim için güçlü Türkiye huzurlu kadınlarla mümkündür.

‘YANDAŞ KALEMLER CHP'Yİ NE KADAR SEVİYORMUŞ’

Erdoğan'a sesleniyorum. Dev iktidarınızda hiçkimse güvenliğinden emin değil. Hiçbir kadın birilerinin saldırmayacağından emin değil. Biz üstümüze düşeni yapacağız ne yaparlarsa yapsınlar bizi yolumuzdan döndüremezler.

Muhalefet partilerinin sağlığı ve sıhhatiyle ilgili ilgilenmeyen yandaş medyanın CHP'ye ilgisi gözlerimi yaşarttı. Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Kim kiminle görüştü bir gün mutlaka öğreneceğiz. Yandaş kalemler meğersem CHP'yi ne kadar çok seviyormuş.

Saray'a kim gitti de Erdoğanı elektriğe doğalgaza zam yapıp vatandaşın sırtına yeni yükler indirdi merak ediyorum. Mesela ben saraya gidip kim erdoğanı Katar'a tank palet fabrikaını satmaya ikna etti merak ediyorum.

‘ÜLKENİN KADERİNİ UCUBE BİR SİSTEME BAĞLADILAR’

İktidara geldiklerinde bir lira olan mazot 6,60 lira oldu. İktidara geldiklerinde bir ton yemin fiyatı 780 lirayken 4 kat artmış. Benim çiftçim nasıl ayakta kalıyorlar onu merak etmiyorlar. Mesele vatandaşım olunca havaya bakıp ıslık çalıyorlar. Boş işlerle, kumpaslarla uğraşmayın. Türkiye’nin en büyü şanssızlığı 17 yıldır vizyonsuz bir iktidar tarafından yönetilmesidir. Ülkenin kaderini ucube bir sisteme bağladılar. Tarımı geliştirmek için kıllarını bile kıpırdatmadılar. Tarımda ithalata muhtaç, ekonomide yabancının parasına muhtaç, dış politikada Trump’a, akılda, fikirde damada muhtaç bir ülke…

İşte Türkiye böyle bir ülke haline geldi. Köylü milletin efendisidir diye başlayan tarım serüvenimiz 5 müteahhidin başını çektiği beton serüveni ile son buldu. Millet dedik mi kızıyorlar. Son 10 yıldır bu softa bizim değil. Amerikan pirincinden yapılmış pilava kaşık sallıyoruz. Son 10 yılda çiftçi sayımız yüzde 38 azaldı. Tarımsal üretimde dünyanın en büyük ikinci ülkesi olan Hollanda kadar tarım alanını kaybettik.

BM Gıda ve Tarım örgütü tüm ülkelerde yetişen 170'den fazla mahsulün veri tabanını tutuyor. Niçin biliyor musunuz? Çünkü bu veriler medeniyet günlüğü gibi okunuyor. Çünkü tarımı ölen ülkenin medeniyeti de ölüyor. Gelişmiş ülkeler teknolojik kalkınmanın yanına tarımsal üretimi ekliyor. Amerikan tarımının temeli olarak pamuğu ekliyorlar Her türlü teknolojiyi geliştiriyorlar ama temellerinde hâlâ pamuk var. İran petrolden başak kendine yeten bir tarımsal üretimin peşine düştü, muzun peşine düştü. Muz üretimini yüzde 1 milyon 300 bin artırdı. Kanada, 1960 yılında başladığı mercimek üretimini yüzde 464 milyon artırdı. Dünya mercimek ithalatının yüzde 80'den fazlasını yapıyor. Milyar nüfuslu Çin'i besliyorlar. Bizde ise azalıyor. Dünya tarım gerçeğinin farkında tarımı stratejik bir alan olarak görüyor. Bizim Tarım Bakanı da patatesi ithal ediyor. İktidarın işi gücü şov yapmak Sayın Erdoğan 15 yıl aradan sonra ilk kez 21 Kasım'da yüzlerce kişiyi konuşup uzun uzun nutuk attı. 11. kalkınma planında da konuşmuşlardı yeni ekonomik programı açıklarken damat da konuşmuştu. Bütün bu konuşmaların özeti ne yapılacak, edilecek, görülecek. Yani hep aynı nakarat, gerisi bayat.