AKP'nin 'PowerPoint ekonomisi'ne tepkiler sürüyor: 'Sağlık başlığında da sınıfta kaldı'

Damat Albayrak'ın, PowerPoint ile gelecek 3 yıllık ekonomik vaatlerini açıkladığı programa her alandan tepkiler yükseliyor. Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız, “Yeni Ekonomik Program, ‘sağlık’ başlığında da sınıfta kalmıştır” dedi.



02-10-2019 12:51

İleri Haber

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından PowerPoint sunumu yapılan 3 yıllık ekonomi programıyla ilgili bir açıklama yapan Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız, “’Ulusal, kamucu ve halkçı’ sağlık politikalarına ilişkin tek bir söyleme bile rastlayamamış olmak ülkemiz adına üzüntü vericidir” dedi.

Genel Sağlık-İş Sendikası Başkanı Zekiye Bacaksız, AKP’nin ‘Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) sağlık alanındaki etkilerine dair açıklamalarda bulundu. Siyasi iktidarın nitelikli bir sağlık hizmeti sunma planlarının olmadığını söyleyen Bacaksız “Yeni Ekonomik Program, ‘sağlık’ başlığında da sınıfta kalmıştır” dedi.

‘KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL’

6 başlık halinde sıralanan eylem ve projelerin, siyasi iktidar tarafından her fırsatta tekrarlanan ve altı doldurulmamış cümlelerden ibaret olduğunu belirten Bacaksız, 17 yıldır iktidarda olan siyasi iktidarın hala aynı “Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilerek sağlık sistemi içerisindeki etkinliği artırılacaktır” söylemine sığınmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını vurguladı.

“Sağlıkta Dönüşüm sistemi ile birlikte sağlık hizmetlerini piyasalaştırarak birinci basamak sağlık hizmetlerini geri planda tutan siyasi iktidarın ta kendisidir. Başta şehir hastaneleri olmak üzere sağlık hizmetlerinde tüketimi kışkırtan model içinde koruyucu sağlık hizmetinden bahsetmeye bile hakkı yoktur.  Bu nedenle eylem planlarında aynı cümleleri tekrarlamaktan öteye geçemeyen siyasi iktidardan, sağlık sisteminin ve sağlık çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmesini beklemek de gerçeklikten uzak bir yaklaşım olacaktır” diyen Bacaksız, programdaki başlıkları şöyle değerlendirdi:

“Kanser, kronik ve nadir hastalıkların erken tanı ve tedavisi ile önlenmesinde etkin, özgün ve katma değeri olan ürünlerin geliştirilmesi için kişisel ve dönüşümsel tıp alanında uygulamalı projeler hayata geçirileceğinin ifade edildiği Yeni Ekonomik Programda ‘Ülkemizde ulusal gıda güvenirliğini sağlamak amacıyla her türlü gıda maddesinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin hijyenik ve uygun kalitede üretiminden tüketimine kadar olan tüm süreçte halk sağlığını ve tüketici haklarını koruyucu ve önleyici projeler hayata geçirilecektir’ denilmektedir. Sağlık Bakanlığı kimi zaman sağlığa zararlı üretim yapan firmaları teşhir etmekle birlikte, yaptırım uygulaması konusunda tam bir yandaş tarafgirliği ile hareket etmektedir.

‘NEZDİMİZDE KABUL GÖRMEDİ’

Programda yine ‘Obezitenin önlenmesi için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesine yönelik ilgili paydaşlarla koordine bir şekilde mevcut programlar yaygınlaştırılacak ve ilave düzenlemeler yapılacaktır’ ifadesi yer almaktadır. Küresel şirketlerin güvenli olmayan gıda ve çevre kirliliği konusunda ülkemizde tüm yaptıklarına göz yuman, vergi indirimi gibi pek çok kolaylık sağlayan siyasi iktidarın, obezite konusundaki söylemleri de bizim nezdimizde kabul görmemektedir. Küreselleşmenin gıda ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri ve bunların insan sağlığı üzerindeki riskleri küreselleşmiş bir sağlık sistemi ile çözülemez. Şeker fabrikaları özelleştirilerek kapatılıp Nişasta Bazlı Şeker üreticisi başta Amerikan Cargill olmak üzere küresel tekellere yeni alanlar açılmıştır. Bunun ilk adımı; “şeker”de olduğu gibi, sağlığı birinci dereceden etkileyen güvenli gıda üzerinde oynanan oyunlara geçit vermemek olmalıdır.

İLAÇ MALİYETLERİNİN AZALTILMASI

Yeni Ekonomik Programda ‘Farkındalık ve izleme-değerlendirme faaliyetleri yürütülerek ilaç kullanımının optimize edilmesi ve ilaç maliyetlerinin azaltılması konusunda projeler uygulamaya konulacağı’ belirtilmektedir. Koruyucu sağlık hizmetlerinin geriletildiği ve tedavi unsurunun ön planda işlev gördüğü sağlık sistemi modelinde çok daha fazla ilaç tüketimi kaçınılmaz olmaktadır. İlaç kullanımının optimize edilmesinin yolu koruyucu sağlık hizmetlerinden, ilaç maliyetlerinin azaltılmasının yolu ise ilaçta dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli ilaç üretiminden geçmektedir. Bunlar içinde söylemden öte ulusal politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu ise ancak ilaç ve tıbbi malzeme tekelleri ile kararlı bir mücadelenin yürütülmesi ile mümkündür.

‘AKLA VE VİCDANA SIĞMIYOR’

Sağlık sisteminin ve sağlık çalışanlarının sorunlarına yönelik hiçbir gerçekçi, somut eylem ve projenin ortaya konulmadığı Yeni Ekonomik Programda yer alan  ‘Kamu hastanelerinde, klinik kalite, vatandaş memnuniyeti, operasyonel etkinlik ve verimlilik alanlarında gösterilen performans sistematik biçimde takip edilecek ve sağlık personeli teşvik mekanizmasının parçası hâline getirilecektir. Vatandaş memnuniyeti sonuçları kurumların ve sağlık çalışanlarının performans değerlendirmelerine dâhil edilecektir’ ifadeleri ise yine şaşkınlık yaratmıştır.

Sağlığın piyasalaştırıldığı, hastanın müşteriye dönüştürüldüğü, sorunların katlanarak büyüdüğü, nitelikli sağlık hizmeti vermenin sağlık çalışanları için giderek güçleştiği bir ortamda yaşanacak memnuniyetsizliklerin sorumlusu olarak sağlık çalışanlarını göstermek akla ve vicdana sığmamaktadır.

Niteliğe değil niceliğe dayan, gereksiz muayene ve tetkik sayısının artmasına neden olan performans sistemine çözüm üretilmesini beklerken, Yeni Ekonomik Programda yer alan ifadeler sağlık çalışanlarını sorunlarına üretilecek çözümler noktasında umutsuzluğa sürüklemektedir. Ayrıca gelecek enflasyon beklentisi gibi garabet bir kavram üzerinden memur maaş artışlarının belirlenecek olması kabul edilemez.”

‘ÜLKE ADINA ÜZÜCÜ’

Küreselleşmenin, sağlığı piyasalaştırmanın 17 yılda getirdiği sorunlara çözüm üretmekten uzak Yeni Ekonomik Programda ‘ulusal’, kamucu ve halkçı’ sağlık politikalarına ilişkin tek bir söyleme bile rastlayamamış olmanın ülke adına üzücü olduğunu ifade eden Bacaksız, “Genel Sağlık-İş Sendikası olarak siyasi iktidarı, bilimsel, akılcı ve bütüncül bir bakış açısıyla hazırlanacak sağlık politikaları üretmeye davet ediyoruz” dedi.