AKP’nin çocuk istismarını meşrulaştırma girişimine karşı kadınlar ayakta!

Ankara ve İstanbul’da kadınlar, AKP’nin “evlilik affı” adı altında çocuk istismarını meşrulaştırma girişimlerini protesto etti. Yapılan açıklamalarda, “Çocuklardan elinizi çekin!” denildi.



20-05-2020 23:19

İleri Haber

Ankara ve İstanbul’da kadınlar, AKP’nin “evlilik affı” adı altında çocuk istismarını meşrulaştırma girişimlerini protesto etti. Yapılan açıklamalarda, “Çocuklardan elinizi çekin!” denildi.

Ankara Kadın Platformu tarafından iktidarın bayramdan sonra Meclis gündemine getirmeye hazırlandığı ve çocuk istismarı faillerini “evlilik affı” adı altında salıverilmesine neden olacak yasa tasarısı girişimi protesto edildi. Çankaya Belediyesi önünde sosyal mesafeye dikkat edilerek yapılan eylemde, “Bu yasanın bir sefere mahsus olacağını söylüyorlar. Bugün de yarın da, çocuk istismarının meşrulaştırılmasına, bir tek çocuğun bile zarar görmesine göz yummayacağız” vurgusu yapıldı.

Burada yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Dört yıldır hükümet, çocuk istismarı faillerini ‘evlilik affı’ adı altında salıvermek için yasa çıkarmaya çalışıyor. Her seferinde var gücümüzle karşı çıkarak durdurduğumuz yasa tasarısı, şimdi de bayramdan sonra meclis gündemine getirilmeye hazırlanıyor.

Bu yasa tasarısı ne diyor?

Yasa tasarısı; bir çocuk cinsel istismar failiyle evlendirildiyse, çocuğu istismar eden kişi çocuğun kocası olarak eve döner diyor. Çocuk ve istismar faili arasında 15 yaş fark olabilir diyor. Yani; 30 yaşında bir erkek 15 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz etti ve çocuk, tecavüz edenle evlendirildiyse, tecavüz faili artık çocuğun kocası olduğu için suçsuzdur diyor.

Bu yasa tasarısı kimi koruyor, kimi cezalandırıyor?

Tasarı tecavüzcüleri koruyor, cinsel istismara uğratılmış çocukları cezalandırıyor. Bu tasarının meclisten geçmesi, çocukların devlet eliyle sistematik olarak tecavüze mahkûm edilmesi anlamına getiriyor.

Türkiye, çocuğa yönelik cinsel istismarda dünyada 3'üncü sırada. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye'de çocuk istismarıyla ilgili dava sayısı son 10 yılda 3 kat arttı. Türkiye'deki cinsel suçların yüzde 46'sı çocuklara karşı isleniyor. 2002'den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğratılarak doğum yapan çocuk sayısı 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti. Bakanlık tarafından duyurulan bu veriler bile bu topraklarda yaşanan çocuk  istismarı vakalarının korkunç boyutlarda olduğunu gösterirken bizler bu verilerin gerçek sayıların çok altında olduğunu biliyoruz. Kısa zaman önce İstanbul’da bir devlet hastanesinde bir kadın hastane çalışanının ortaya çıkardığı hastaneye bir yılda 376 çocuğun hamile olarak getirildiği ve tutanak dahi tutulmadığı gerçeklerini ortaya koyan liste bunun en yakın kanıtıdır.

Her geçen gün televizyonda, sosyal medyada çocuk istismarını açık açık savunanlar artıyor.

Evlenmek ya da çocuk yapmak çocukların değil, yetişkinlerin kendi rızalarıyla verebileceği kararlardır. Çocukların çocukluklarını çalmanıza izin vermeyeceğiz!

Bu yasanın bir sefere mahsus olacağını söylüyorlar. Bugün de yarın da, çocuk istismarının meşrulaştırılmasına, bir tek çocuğun bile zarar görmesine göz yummayacağız.

Biran önce;

- Yasa tasarısı, yalnızca akran ilişkisinden kaynaklı yaşanan mağduriyetleri giderecek biçimde düzenlenmeli,

- Cinsel istismarı önlemek için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı,

- Aile rızasıyla 17, mahkeme kararıyla 16 olan evlilik yaşı, hiçbir gerekçeyle esnetilemeyecek biçimde 18 yaş altına yasaklanmalı,

- Devletin sorumluluğunun, tecavüzcüleri değil çocukları korumak olduğu unutulmamalıdır.

Kadına yönelik erkek şiddetinin önlenmesini, kadın ve çocukların şiddetten korunmasını ve şiddetin soruşturulmasını amaçlayan İstanbul sözleşmesi şiddet uygulayan erkekleri ve AKP'yi rahatsız ediyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele ettiğini söyleyen hükümet ise tüm bu rahatsız erkekleri sessizliğiyle destekliyor. Bu sessizlik kadına yönelik şiddeti savunan, cinsiyetçi, istismarcı, şiddet uygulayan erkeklerin – artık bizlere yer verilmesi yasaklanan – TV programlarında, gazete köşelerinde sesini yükseltmesiyle sonuçlanıyor. AKP’nin kirli zihniyetinin yansıması AKİT TV’de açık açık istismarı destekleyen açıklamalar ile nabız yoklanmaya çalışılıyor.

Güvende değiliz! Evden çıkmayın diyenler, çocukların ve kadınların ev içinde maruz bırakıldığı şiddete yönelik tek bir önlem bile almayanlar, sığınma evlerine kabulleri durduranlar, kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadele kanununun uygulanmasını sınırlandırmaya çalışanlar. Cinsel istismar failleri affedilmeye çalışılırken, İstanbul Sözleşmesi uygulanmazken, yasalar çocukları ve kadınları korumazken, maruz kaldığımız şiddet, bizim için sokaktaki virüsten daha tehlikeli! Güvenle evimizde kalabilmek için, evlerde de sokakta da çocukların ve kadınların güvenli olacağı zamanlar için virüse rağmen bugün buradayız! 

Aklınızdan bile geçirmeyin! Çocuklardan elinizi çekin!

Yaşasın kadın dayanışması!”

İSTANBUL’DA DA KADINLAR SOKAĞA ÇIKTI

İstanbul’da Kadınlar Birlikte Güçlü tarafından AKP’nin çocuk istismarını meşrulaştırma girişimi protesto edildi. Sosyal mesafe kuralına dikkat edilerek Kadıköy’de yapılan eylemde bir basın açıklaması okundu. Açıklamada, “Buradan bir kez daha söylüyoruz 15 yaş altındaki hiçbir çocuğun rızasından bahsedemeyiz. 15 yaş altı her çocuğa yönelik cinsel davranış cinsel istismardır! Suçtur! Affedilemez!” denildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“2016'dan bu yana mütemadiyen önümüze gelen çocuk istismarcılarına evlilik yoluyla affın, bayram sonrası meclis açıldığında ilk gündeme gelecek konulardan olduğu konuşuluyor. İnfaz yasasının geçirildiği gece yarısı ortaya çıkan taslak, yükselen  tepkilerin karşısında muhalefetin desteğini alamadığı için meclis gündemine gelemedi. Ama AKP milletvekili Said Yüce Twitter hesabından açık bir şekilde tasarının bayram sonrası meclise geleceğini yazdı.

‘Erken yaşta evlilik adıyla gizlemeye çalıştıklarının, 13 yaşında kız çocuklarını 28 yaşındaki erkeklerle evlendirmeyi meşrulaştırmak, kız çocuklarının eğitim hakkını elinden almak, onları yoksullaştırmak, geleceksizleştirmek olduğunu biliyoruz. ‘Bir kerelik af’ diyerek bunu alelacele geçirmek sorunu çözmeyecek, ileride yeniden bu tip aflara ihtiyaç olduğunun iddia edilmesine sebep olacak. Aralanan bu kapı kız çocuklarının çocukluğunu ellerinden alacak, evlilik yaşını fiilen 13’e indirecek. Hatırlatırız ki TCK’nın 104. Maddesine göre 15 yaş üstündekilerin rızaları dahilinde cinsel ilişkide bulunmasının önünde bir engel yok. Yani geçirilmek istenen yasa tasarısı, 13-14 yaşındaki kız çocuklarıyla yasal olmayan bir şekilde dini nikahla evlenen erkeklere af niteliğinde. Buradan bir kez daha söylüyoruz 15 yaş altındaki hiçbir çocuğun rızasından bahsedemeyiz. 15 yaş altı her çocuğa yönelik cinsel davranış cinsel istismardır! Suçtur! Affedilemez!

Endişeliyiz! 13 yaşındaki kız çocuklarını istismar eden erkekler affedilmeye çalışılırken, İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılar da gün geçtikçe büyüyor. Bir yandan devleti yönetenler 'İstanbul Sözleşmesi nas değildir.' derken öbür tarafta sözleşmeyi meclisten geçirenler 'Neye oy verdiğimizi bilmiyorduk.' diyebiliyor. Kadına yönelik erkek şiddetinin önlenmesini, kadın ve çocukların şiddetten korunmasını ve şiddetin soruşturulmasını amaçlayan sözleşme şiddet uygulayan erkekleri rahatsız ediyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele ettiğini söyleyen hükümet ise tüm bu rahatsız erkekleri sessizliğiyle destekliyor. Bu sessizlik ya da bazense verdiği açıktan destek, kadına yönelik şiddeti savunan, cinsiyetçi, istismarcı, şiddet uygulayan erkeklerin – artık bizlere yer verilmesi yasaklanan – TV programlarında, gazete köşelerinde sesini yükseltmesiyle sonuçlanıyor.

Güvende değiliz! Evden çıkmayın diyenler aynı zamanda kadınların ev içinde maruz kaldığı şiddete yönelik tek bir önlem bile almayanlar, sığınaklara kabulleri durduranlar, kadına yönelik şiddetle mücadele kanununun uygulanmasını sınırlandırmaya çalışanlar. Cinsel istismar failleri affedilmeye çalışılırken, İstanbul Sözleşmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele yasası uygulanmazken evlerimizde maruz kaldığımız şiddet, bizim için sokaktaki virüsten daha tehlikeli! Güvenle evimizde kalabilmek için, şiddete maruz kalmadığımız bir dünya için, evlerin de sokakların da kadınlar için güvenli olacağı zamanlar için virüse rağmen bugün fiziksel mesafemizle buradayız! Yaşasın kadın dayanışması!"