AKP'li Gaziosmanpaşa Belediyesi, 'acele kamulaştırma' kararına karşı direnen yurttaşların evlerini yıkmak istiyor

Gaziosmanpaşa Belediyesi, 'acele kamulaştırma' kararına karşı direnen Yenidoğan Mahallesi sakinlerinin evlerini yıkmak istiyor. Belediye tarafından verilen sözlerin tutulmadığını belirten yurttaşlar ise direnişte kararlı.



06-10-2021 11:37

Batuhan Batan

İstanbul Gaziosmanpaşa sınırları içerisinde yer alan Yenidoğan Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüm çalışmaları, yurttaşları yıllardır süregelen bir mücadeleye mecbur bıraktı. Acele kamulaştırma kararı sonrası 'riskli yapı' ilan edilen bölgede yer alan gecekondular, AKP'li belediye tarafından yıkılmak isteniyor. Bölge halkı ise 2012'den bu yana gelinen süreçte belediye tarafından verilen sözlerin tutulmadığını belirterek 'yıkım kararı'na karşı mücadele ediyor.

Bir süredir direniş ve hukuki mücadele ile korunan Kırbaş Sokak'taki evler de, dün gelen belediye ekipleri tarafından yıkılmak istendi. Kendilerine tebligat yapılmadığını belirten ve kararın hukuksuz olduğunu savunan mahalleli ise yıkıma izin vermedi. Mahallelinin kararlılığı sonrası geri adım atmak zorunda kalan belediye görevlileri ise 8 Ekim tarihinde tekrar geleceklerini 'zorla ya da güzellikle' yıkım işleminin gerçekleştirileceğini belirterek bölgeden ayrıldı.

GOP Barınma Hakkı Meclisi de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, yıkıma karşı dayanışma çağrısında bulundu.

'EVLERİ YIKILMAK İSTENENLER DİRENEN VE DAVACI OLAN İNSANLAR'

Uzun süredir bölgedeki mücadeleye destek veren GOP Barınma Hakkı Meclisi Sözcüsü Korkmaz Aslan da Yenidoğan Mahallesi'nde yaşananları İleri Haber'e anlattı. Mahallenin 'riskli alan' ilan edildiğini ve acele kamulaştırma kararı alınan bölgelerden biri olduğunu belirten Aslan, yurttaşlar ile anlaşılamadığı için 'kaçak yapı' kararı alındığını ancak aynı evlerle ilgili iki kez alınan bu kararın da yurttaşlar tarafından iptal edildiğini söyledi. 

"2017'de karot almışlardı, bunun sonuncunda 'riskli yapı' tespitleri yapıldı" diyen Aslan, "Hepsinin ortak özelliği direnen ve davacı olan insanlar. O bölgedeki başka  kimsenin evine karot almaya gitmemişlerdi. O gün bugündür o 'riskli yapı' süreci devam ediyor. 4 yıl tamamlandı. 'Riskli yapı' kararı alındığında o bölgenin yıkımı en geç 6 ayda bitiyor. Dava açılsa bile en fazla 1 sene uzuyor ki o kadar uzadığı çok fazla örnek de yok. Ama Gaziosmanpaşa bu yönüyle de bir ilki başardı. Yenidoğan  Mahallesi'ndeki komşularımız diğer direnişlerine ek olarak 4 yıldır bu direnişi sürdürüyorlar" dedi. 

Aslan, sözlerine "Genelde de bu riskli yapı kararları Beşiktaş, Etiler, Kadıköy gibi rant değerinin yüksek olduğu, ekonomik gelir seviyesinin yüksek olduğu bölgelerde tercih ediliyor. Gerek duymuyorlar zaten bir şekilde anlaşıyorlar" diyerek devam etti. 

YARGI SÜREÇLERİ

Dava süreçlerine ilişkin de bilgi veren Aslan, şunları söyledi:

"Açtığımız bir kısım davayı kazandık. İki tane gecekondunun davasını kazandık, bitti. Kazanılmasına rağmen o evlere de yıkım için geldiler geçen günlerde. Mahkeme  kararlarını görünce gittiler. Ama mahkeme kararıyla korunamayan evler var. Bir tanesiyle ilgili yürütme durdurmamız da var. Geri kalanların bir kısmını kaybettik, iç hukuk yolu tükendi; bir kısmında da istinaf süreci devam ediyor. Yani yargı kararıyla durdurmamız mümkün olmadı, o yüzden o evlere şu anda yoğunlaşmış durumdalar."

'KARAR KESİNLEŞMEDEN YIKIMA GELDİLER'

Dün sabah saatlerinde yıkım için gelen belediye ekiplerine ilişkin de konuşan Aslan, ilk olarak Sayaocağı Caddesi'nde yer alan bir gecekondu için geldiklerini, ancak oradaki karot kararına itiraz etmelerine rağmen henüz cevap gelmediğini belirterek şunları söyledi: 

"Tahliyeye gelen ekipler itiraza cevabın gönderildiğini, vatandaşın bulunamadığını, kararın o yüzden kesinleştiğini söyledi. Böyle olmaz, karar kesinleşmeden tahliyeye nasıl başlıyorsunuz? Karar kesinleşecek, sonra 30 gün 60 gün ek süreler vereceksiniz, bunlara dair hiçbir yazı göndermeden direkt tahliye istiyorsunuz. Bu hukuka  aykırıdır diye uzun uzun anlattık. Onlar da yanlışı fark edince çok direnemediler zaten, 'Cuma günü hukukçumuzla geleceğiz' deyip ayrıldılar."

'EVDEN ÇIKMAK İSTESELER DE KİRA FİYATLARI NEDENİYLE ÇIKAMIYORLAR'

Belediye ekiplerinin daha sonra Kırbaş Sokak'a geçtiğini belirten Aslan, "Orada da fiilen direniş oldu açıkçası. Hukuki bir bariyer yok orada ama o 3 gecekondu  için hukuki bir engel olmasa da vatandaşın direnci var. Hem kiracının hem mal sahibinin. İkisi beraber direniyor. Kiracı çıkmak istemiyor, çıkamıyor. Zaten kira fiyatları başını alıp gitti. Çıkmak istese de ev bulamıyor zaten." dedi. 

'KAYMAKAMLIK 'DURDURMA ŞANSIMIZ YOK' DEDİ'

Kırbaş Sokak'ta yaşananlar sonrası birkaç mahalleli ile birlikte kaymakamlığa görüşmeye giden Korkmaz Aslan, konuşulanları "Kaymakamla görüşme yaptık. Süre istedik 2-3
ay. O da topu belediyeye attı. Belediye bize yazı gönderirse durduruz, yoksa bizim durdurma şansımız yok, yetkimiz de yok." diyerek aktardı. 

'BELEDİYE 'PLAN DAVASINDAN ÇEKİLİN' DEDİ'

Bölgeye ilişkin plan davasını kazandıklarını ve belediyenin itirazı sonucu şu anda istinafta olduğunu aktaran Aslan, şunları söyledi: 

"Belediye orada tek katlı gecekonduyu riskli ilan ediyor, hemen yanında mesela 3 katlı yer var, orayla anlaşmış, duruyor. istinafta olan plan davası var orada. O bölgenin plan davasını biz kazandık.  1/5000 ve 1/1000 ölçekli planı yok şu an o bölgenin. Ona rağmen onlar bunlar burayı yıkmaya çalışıyorlar. Plan hukuka aykırı olduğu için davayı kazandık. O plana göre yapıyorlar hala bunları. Ama o proje çöp artık, yeni plan yapmadıkları sürece, aynı özellikte bir plan yapmadıkları sürece o planı hayata geçirmeleri mümkün değil. Bizimle en son müzakere masası kurulduğunda pazarlık konularından biri de buydu, plan davalarından çekilin. Bu evleri  'riskli yapı' ilan edilen herkesin zaten plan davasında taraf, davacı yani. Çekilmediler, anlaşma da olmadı."

'BÜTÜN RİSKLERİ VATANDAŞ ÜSTÜNE ALIYOR, KENT SUÇLARINA ORTAK EDİYORSUNUZ'

Müzakere sürecini de anlatan Aslan, şöyle devam etti:

"Gecekondulardan birinin yarısı acele kamulaştırma ile idareye geçti. O Gecekonduyla ilgili acele kamulaştırma yetkisi ortadan kaldırılmış olmasınra rağmen o taşınmazın 3'te 1'lik hissesine belediye çöktü acele kamulaştırmayla. Müzakere sürecinde 'bu kararı geri alın, mücbir sebepleri de biraz daraltın, biz bu sözleşmenin altına imza atalım, sözleşmenin başlangıcı için de 18 aylık bir süre koyalım' dedik. Onlar da 'siz imzayı atın, sonra biz acele kamulaştırmayı geri alırız' dediler, biz de olmaz  dedik. O yüzden müzakere masası 3 ay önce devrildi.

Belediyenin kafayı takıp alamadığı yer yok. Bir tek burası var. Burayla 3-4 yıldır uğraşıyorlar. Plan davasını iptal ettirdiğimiz için elleri kolları bağlı açıkçası. Bakalım ne olacak yeniden müzakere masası kurulur mu, yıkımları durdurabilir miyiz? Sözleşmenin daha düzgün bir hale getirilmesini sağlamaya çalışıyoruz müzakerede, yoksa oradaki kat sayısını düşürecek halimiz yok. Öyle bir gücümüz yok açıkçası ama zaten en başından beri 'vatandaşı koruyan hiçbir hüküm yok' diyorduk biz. Hep kendinizi koruyorsunuz, şirketleri koruyorsunuz. Bütün riskleri vatandaş üstüne alıyor.  Kent suçuna ortak ediyorsunuz."

'ANAHTAR TESLİM ETTİKLERİ YERLERDE BİLE İNSANLARI BORÇLANDIRIYORLAR'

Belediye ile anlaşma sağlayan yurttaşların da zor durumda olduğunu duyduklarını ifade eden Aslan, "Kaç aydır kira yardımı alamıyorlar. Binlerce böyle insan var. Metrekareler azaltıldı, insanlar borçlandırılıyor. Anahtar teslim ettikleri yerlerde bile borçlandırmalar yapıyorlar. Bu örnekleri gören Yenidoğanlılar'ın direnci artıyor tabi. Ama bir taraftan da karşısında devlet gücü var. Son bir aydır, tüm Türkiyede olduğu gibi; Validebağ'dan ve benzeri yerlerden haberler geliyor. Saldırılara geçtiler yani. Gözü kapattılar ve dalıyorlar. Burası da onlardan biri. Belli ki bir şey deniyorlar tüm Türkiye'de. Ekimin sonuna kadar direnebilirsek belki ben başka bir evreye geçebileceğimizi  düşünüyorum kişisel olarak. 6 ay direnirsek zaten bir şey olmaz, seçim sathı mahalline giriyoruz. Zaten bir şey yapamazlar." diyerek sözlerini noktaladı.