Akın Olgun yazdı | Metin



08-01-2021 00:54

Akın Olgun

Beton soğuktu. İnsanın ruhunu teninden yakalayıp içine doğru çekiyordu. Demir kapıların mazgalı, olacakları önceden bilenlerin ürkütücü sesini içeri taşıyordu. Geceye eli sopalı üniformalılar iniyor, koridorlarda sopaları duvarlara vura vura gezinirken, mazgalın arasından “öleceksiniz” diye fısıldıyor, fısıltı koğuşun içinde yankılanıyor, ranzalarında uyumaya çalışan tutsakların kulaklarını tırmalıyor ve yarının belirsizliği içinde “öleceksiniz” diyen ses, bir sonraki geceye devroluyordu.

Yazının devamı için tıklayınız