Akbelen’de ağaç kesilmesi davasında bilirkişi raporu yayınlandı

Akbelen’de ağaç kesilmesi davasında bilirkişi raporu yayınlandı

Akbelen Ormanının termik santrale kömür temini için kesilmesine karşı açılan davanın bilirkişi raporu yayınlandı.

Akbelen’in bilirkişi raporu yayınlandı

Fotoğraf: Füsun Kayra

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi sınırları içerisindeki Akbelen Ormanının Yeniköy - Kemerköy Termik santraline kömür temini için kesilmesine karşı açılan davanın bilirkişi raporu yayınlandı. Bilirkişi raporu maden işletmesinin çalışması sonrası oluşacak birçok riske dikkat çekerken, bazı bilirkişiler ise enerji üretiminde kamu yararı gerekçesi ile ormanın yok edilmesinde bir sakınca olmadığı sonucuna vardılar. Davacı İkizköylülerin yanı sıra davaya müdahil olan Muğla Barosu ve Muğla Büyükşehir Belediyesi de bilirkişi raporundaki bu görüşlere itiraz ettiler.

‘ORMANIN KESİLMESİ SUYA, TOPRAĞA, YAŞAMA GERİ DÖNÜŞÜMSÜZ ZARAR VERECEK’

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre; Akbelen ormanında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Yeniköy Kemerköy Termik Enerji Üretim A.Ş’ye verilen açık işletme izninin iptali ve yürütmenin durdurulması ile ilgili Karadam ve Karacahisar Mahalleleri Doğayı ve Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği tarafından açılan davada 1 Mart 2022 tarihinde yapılan keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu geçtiğimiz günlerde mahkemeye sunuldu. Bilirkişi heyeti maden işletmesinin çevreye, toprağa, suya ve bölgedeki yaşama etkileri konusunda iki farklı görüş ileri sürdü.

43 sayfalık raporda maden işletmesinin faaliyeti nedeniyle ormanlık alanda, ekonomik ve sosyal yaşamda meydana gelecek olumsuzluklar ve çevresel etkiler konusunda şu noktalara dikkat çekildi;

-Açık ocak kömür madencilik faaliyeti sırasında ocak alanının genişleyeceği, alanın ormansızlaşacağı, ocak alanı ile izne konu orman alanı arasındaki tarım alanlarının zarar göreceği, madencilik faaliyetleri nedeniyle önemli düzeyde toz emisyonu oluşacağı

-Alanın kesilecek ağaçlar ile birlikte ormansızlaşacağı, orman toprağının ve mineral toprağın bu sebeple erozyona açık hale geleceği, yaban hayatının sürekliliği açısından ekolojik koridor olarak muhafaza edilmesi zarureti ve rehabilitasyon çalışmaları ile mevcut orman yapısının geri getirilmesinin mümkün olmadığı, madencilik faaliyetleri nedeniyle önemli düzeyde ormanlık alanın ve orman ekosistem bütünlüğünün zarar göreceği,

ORMANLAR HABİTAT BÜTÜNLÜĞÜ AÇISINDAN SON DERECE ÖNEMLİ

-Bölgedeki orman alanı habitat bütüncüğü açısından son derece önem arz etmektedir. Yörede çıkan orman yangınları alanda ve yakın çevresinde bulunan hayvan türlerinin barınma üreme ve beslenme faaliyetlerinin devamlılığı açısından bu doğal ormanları kullanıyor olmaları sebebiyle önem arz ettiği,

-Yeraltı sularının yüzeye boşalması, bölgeye düşen mevsimsel yağışın yüzeysel akışa geçmesi su baskınlarının oluşmasına, bölgede bulunan yerleyik alanlardın ve taırmsal alanladın olumsuz yönde etkilenmesine neden olacağı,

-Hidrojeolojik açıdan, Milas havalimanına su sağlayan kuyuların akiferi teml kayalardan sağlamakta olduğu,

 dile getirildi.

BAZI BİLİRKİŞLER DOĞAYI DEĞİL ELEKTİRİK ÜRETİMİNİ ÖNCELEDİLER

Öte yandan bazı bilirkişilerin raporda ise ormanlık alanın altındaki kömürün Akbelen ormanı kesilmeden alınamayacağı, elektrik arzının önem arz ettiği, termik santralin ihtiyacı olan linyitin bu sahada olduğu, enerji darboğazı-enerji ihtiyacı gibi gerekçelerle kömürün elektrik enerjisi üretimi için gerekli olduğu görüşlerini ileri sürerek maden faaliyetine yeşil ışık yaktıkları görüldü.

Bilirkişi raporunun madene olur veren kısımları ile ilgili davacı köylülerin vekili Arif Ali Cangı tarafından davanın görüldüğü Muğla 1. İdare Mahkemesine bir itiraz dilekçesi gönderildi.

FAALİYETE ONAY VEREN BİLİRKİŞİ GÖRÜŞLERİNE İTİRAZ EDİLDİ

İtiraz dilekçesinde bilirkişi raporunun yöredeki madencilik faaliyetinin hukuka aykırı olduğu yönünde ağırlık görüşü olmasına rağmen aksini savunan azınlık görüşün eksik ve yanlış değerlendirmeleri, kendi içindeki çelişkileri olduğu ileri sürüldü.

İtiraz dilekçesinde bilirkişi raporu ile maden işletme projesinin, orman ve içerisinde yer alan ekosistemin geri dönüşü olmayacak şekilde yok olacağının bilimsel olarak tespit edildiği dile getirilirken, “bilirkişi heyetinden dört ayrı disiplinden uzman bilirkişiler dava konusu işlemle yapılması planlanan madencilik faaliyetinin bölgenin doğasında, ekolojisinde yaratacağı yıkımları bu şekilde tespit etmişlerdir” ifadelerine yer verildi.

Faaliyetin çevrede yaratacağı olumsuz etkiler ile yaratacağı ekonomik - sosyal risklerin faaliyetin hukuka aykırı olduğunu açıkça gösterdiğinin altının çizildiği itiraz dilekçesinde şu ifadelere yer verildi; “Bu sebeple, öncelikle bilirkişi raporunda bilirkişilerin dördü tarafından hukuka aykırılığı ortaya konduğundan daha önce bilirkişi incelemesinden sonra tekrar değerlendirilmek üzere verilen Yürütmenin Durdurulması kararının devamı ve dava konusu işlemin tümüyle iptali yönünde karar verilmesi için mevcut bilirkişi raporu yeterlidir.”

ZEYTİNLİKLERİN VARLIĞI BİLE TEK BAŞINA İŞLEMİN HUKUKSUZ OLDUĞUNU GÖSTERİR

Madene verilen izinlerin hukuka uygun olduğunu değerlendiren bilirkişi görüşlerinde birçok eksiklik ve hatanın bulunduğunun ileri sürüldüğü dilekçede, zeytinliklerin varlığının bile tek başına işlemin hukuka aykırılığının gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtildi.

AİHM kararına göre yapılacak madencilik faaliyeti sonucunda yakıt sağlanan termik santrallerin çalışmaya devam etmesinin insan hakları ihlali niteliğinde olduğunun aktarıldığı dilekçede, Yeniköy, Kemerköy Termik Santrallerine komşu Yatağan Termik Santrali ile ilgili verilen ve 2005 yılından bu yana uygulanmayan AİHM kararına atıfta bulunuldu.

İtiraz dilekçesinde Bilirkişi raporundaki bazı eksiklikler şu maddeler halinde sıralandı;

Keşif öncesi sunmuş olduğumuz taleplerimiz dikkate alınmamıştır;

-Kömürün İnsan Sağlığına Bedeli,

-Raporda Eksik; Maden İşletmesinde Ortaya Çıkacak Hava Kirliliğinin Çevredeki Tarım Alanlarına, Zeytinliklere Ve Arıcılığa Etkileri

-Muğla Yatağan Ve Milas’ta Kömür Madenciliğinin Orman Ekosistemlerine Etkisi

-Orman Rehabilitasyonları

-Kömürün İklim Değişikliğine Katkısı

-Kömür Madenciliğinin Su Varlıklarına Etkileri

EKOLOJİK YIKIMA YOL AÇAN FAALİYETTE KAMU YARARI OLAMAZ

İtiraz dilekçesinde hidrojeoloji bilirkişisinin karst hidrojeolojisi konularında uzman olmadığı gerekçesiyle maden bilirkişisinin ise sadece madenciliği önceleyen görüş ve değerlendirmelerine itibar edilmemesi gerektiği dile getirildi. Dilekçede dönüşü mümkün olmayacak ekolojik yıkıma yol açacak faaliyetin kamu yararına olamayacağının altı çizildi.