AİHM: Selahattin Demirtaş derhal tahliye edilmeli

AİHM, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2018'de verdiği hak ihlali kararını daha da sertleştirerek derhal tahliye çağrısında bulundu.



22-12-2020 17:28

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), HDP'nin Edirne Cezaevi'nde 2016 yılından bu yana tutuklu bulunan eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2018'de verdiği hak ihlali kararını hatırlatarak 'derhal tahliye' çağrısında bulundu.

Mahkeme kararında, Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin alınan kararlarda terör bağlantılı suçlamalara ilişkin bir delil bulunmadığını belirtti.

Mahkeme ayrıca Türkiye’nin 3 bin 500 euro maddi, 25 bin euro manevi tazminat ve 31 bin 900 euro masraf ödemesi yapmasına karar verdi.

AİHM kararında "Demirtaş'ın tutukluluğu hukuki değil siyasi gerekçelere dayanıyor", "Serbest bırakılmaması, hakkındaki ihlal hükmünün devamı anlamına gelecek" ve "Demirtaş'ın ifade özgürlüğü de ihlal edildi" ifadelerine yer verildi.

'BU KARARLA BÜTÜN SUÇLAMALAR BOŞA ÇIKTI'

Demirtaş'ın avukatı Mahsuni Karaman ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "AİHM Büyük Dairesi, olması gerektiği gibi Selahattin Demirtaş ile ilgili ağır ve tarihi bir karar vermiştir. Bu kararla Demirtaş hakkındaki bütün suçlamalar boşa çıkmış, Demirtaş’ın 4 yıldır siyasi sebeplerle rehin tutulduğu tescil edilmiştir. AİHM derhal tahliye kararı da verdi" dedi.

HDP: DEMİRTAŞ DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR

HDP, AİHM kararının ardından yazılı bir açıklama yaptı. 

HDP'nin sosyal medya adresinden yapılan açıklamada "AİHM Büyük Daire, Demirtaş’la ilgili geçen yıl yaptığı duruşmaya yönelik verdiği kararı açıkladı. Bu kararın gereği olarak Demirtaş ve tüm seçilmiş siyasetçiler derhal serbest bırakılmalıdır. Seçilmişleri rehin tutma suçu daha fazla sürdürülemez" denildi. 

DEMİRTAŞ'TAN AÇIKLAMA

Selahattin Demirtaş, AİHM'nin hakkında verdiği "derhal serbest bırakılması" kararının ardından yaptığı açıklamada, "Bizi içeri atanların siyasi kumpas kuracak kadar ağır suçlar işledikleri kesinleşti; ekonomiyi çökertenler keyiflerinden taviz vermezken, açlıktan kendini yakanlar adına üzgünüm" dedi. 

Kararın ardından açıklama yapan Demirtaş, "Bu karar, Türkiye'de hukuk ve adalet sisteminin bizzat hükûmet eliyle çökertildiğinin tescilidir. Dört yıldır hukuk dışı bir şekilde siyasi rehine olarak içeride tutulmama rağmen bu karar beni sevindirmemiş, mutlu etmemiştir. Aksine üzgünüm. Çünkü ortadan kaldırılan demokrasinin, yok edilen hukukun ve adaletin faturasını sadece ben ödemiyorum, 83 milyon yurttaşımız en ağır şeklde ödüyor" ifadelerini kullandı.

Demirtaş'ın açıklaması şöyle:

"15 ay önce Strasbourg'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Daire'de 17 farklı ülkenin yargıçları önünde yapılan açık duruşmada, AKP hükümeti benim yasal temsilcilerim tüm iddia, delil ve savunmalarını ortaya koydular. AKP hükümetini Almanya'dan bir hukukçu temsil ederken, beni tümüyle Türkiyeli bir heyet savundu. 

Bu duruşmanın kararı nihayet bugün açıklandı. Kararın teknik, hukuki detaylarını avukatlarım daha sonra tek tek izah edeceklerdir. Ancak kesin olan şudur ki; altı yıldır benim ve arkadaşlarım hakkında yürütülen sözde yargı faaliyetlerinin tamamının siyasi amaçlı olduğu, hukuki olmadığı, bizim suçsuz olduğumuz, bizi içeri atanların ise ize karşı siyasi kumpas kuracak kadar ağır suçlar işledikleri kesinleşmiş oldu. 

Bu karar, Türkiye'de hukuk ve adalet sisteminin bizzat hükûmet eliyle çökertildiğinin tescilidir. Dört yıldır hukuk dışı bir şekilde siyasi rehine olarak içeride tutulmama rağmen bu karar beni sevindirmemiş, mutlu etmemiştir. Aksine üzgünüm. Bu karardan dolayı gerçekten üzgünüm. Çünkü ortadan kaldırılan demokrasinin, yok edilen hukukun ve adaletin faturasını sadece ben ödemiyorum, 83 milyon yurttaşımız en ağır şeklde ödüyor. (Zevk, sefa, şatafatla yaşamaya devam eden bir milyon kişiyi bilerek saymıyorum.)

İşsizlik, açlık, yoksulluk nedeniyle canlarına kıyan insanlar adına üzgünüm. Çöpten veya pazar artıklarından beslenmek zorunda kalan yüz binlerce kardeşim adına üzgünüm. Üzgünüm çünkü milyonlarca çiftçi, esnaf, sanayici iflas etmiş durumda. On milyonlarca işsiz adına, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verenler adına üzgünüm. Demokrasi ve barışın yokluğundan nefessiz kalanlar adına, ülkesini terk etmek zorunda bırakılanlar adına çok üzgünüm.

Seçimi kazanıp koltuklarını korumak için bizleri cezaevinde tutarak hukuku ayaklar altına alıp ekonomiyi çökertenler keyiflerinden taviz vermezken, açlıktan kendini yakanlar adına üzgünüm. Keşke bedeli sadece ben ve arkadaşlarım ödeyebilseydik. Keşke bu ağır faturayı, tüm toplumun geleceğini karartacak şekilde herkese ödetmeselerdi. Kendimden çok halkım için, sizler için üzgünüm.

Ancak üzgün olduğum kadar da umutluyum. Çünkü ben halka güveniyorum. Demokrasi için el ele veren ve her geçen gün sayısı katlanan on milyonların gücüne güveniyorum. “Madem bu ülke hepimizin, madem bu Cumhuriyet hepimizin, o halde Türk, Kürt demeden, Alevi, Sünni demeden, el ele, bu toprakları cennet yapacağız” diyenlere inanıyorum. İktidar ve ortaklarının akılalmaz korkunçluktaki nefret dillerine kulaklarını tıkayıp, onlara gözlerini kapayıp barışın, sevginin ve kardeşliğin dilini konuşanların o güzel yüreklerine güveniyorum. Umutluyum. Çünkü ben, halkı aptal yerine koyanlara büyük bir ders verileceğini, hepsinin tarihin tozlu raflarına kaldırılacağını biliyorum.

Az kaldı. Üzülün, öfkelenin ama çalışın, çabalayın, mücadele de edin ve umudunuzu asla yitirmeyin. Unutmayın, mutlaka kazanacağız!

Son olarak, bu hukuki ve siyasi mücadeleye büyük katkı sunan HDP Genel Merkezine, Eş Genel Başkanlarımız Pervin Buldan ile Mithat Sancar’a ve milletvekillerimize, il ve ilçe örgütlerimize, dayanışma gösteren herkese çok teşekkür ediyorum. AİHM hazırlık ve savunma aşamalarında sadece bilgi, birikim ve deneyimlerini değil, yüreklerini de ortaya koyarak beni temsil etme zarafetini gösteren Prof. Dr. Başak Çalı, Av. Benan Molu, Av. Ramazan Demir, Av. Mahsuni Karaman, Av. Dr. Kerem Altıparmak, Av. Aygül Demirtaş Gökalp ve Av. Deniz Gedik’e şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca yerel mahkemelerde halen büyük bir fedakarlık ve emekle savunmanlığımı sürdüren tüm avukat arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hepsi sağ olsunlar, var olsunlar. Sizlere de en içten selamlarımı, sevgilerimi gönderiyor, saygılarımı sunuyorum."

'SUÇSUZ OLDUĞU TESCİLLENDİ'

Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş, AİHM'in kararına ilişkin Twitter hesabından değerlendirmelerde bulundu.

Başak Demirtaş açıklamasında, "Selahattin’in suçsuz olduğunu halk biliyordu ve şimdi AİHM Büyük Daire tarafından da kesin olarak tescillendi. Dört yıldır içeride tutulması ağır bir suçtu, şu dakikadan itibaren tahliyesinin engellenmesiyle manevi işkence suçu da oluşacaktır. #DemirtaşİçinÖzgürlük" ifadelerini kullandı.