Ahmet Şık: Bu iktidarın meşruiyetini tartışmalıyız, bu kararla birlikte meşruiyet ortadan kalkmıştır

HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, İstanbul seçimlerinin iptal kararını İleri Haber'e değerlendirdi.



06-05-2019 20:16

Özgür Yılmaz - @ozguryilmaz344

HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ile YSK'nın verdiği seçimlerin yenilenmesi kararı üzerine konuştuk. 

Seçimlerin iptaliyle alakalı kısa bir değerlendirmenizi alabilir miyiz?

6 Mayıs 2019 Türkiye’de yeni bir darbe oldu. Baştan beri belliydi bu, hatırlarsanız bir twitte yazmıştım AKP’nin seçimle iktidarı verip vermeyeceğine dair bir testti 31 Mart seçimleri. Görünen o ki, “Hayır vermeyeceğim” dedi. Sonuç ortaya çıktı. Seçimin iptal edilip, edilmeyeceğine dair tüm parametreler AKP’nin karşısında ve onu zor durumda bırakacak şeylerdi ancak ben ona rağmen iptal edecekleri karamsarlığına sahiptim. Maalesef o öngörüm doğru çıktı. Çok üzgünüm bunun için. Benim için şaşırtıcı olmadı açıkçası.

Peki muhalefet cephesinin seçimlerde alacağı konum ne olmalı?

Bunun için bir şeyler söylemek için henüz çok erken. Seçim gecesi, Anadolu Ajansı veri akışını durdurmaya başladığı saatlerde aslında İmamoğlu’nun seçimleri kazandığı garantiydi. Ondan sonra veri akışı durdu. Bence o saatten sonra, veri akışının durduğu saatlerde bir tezgahla işi tersine çevirebilir miyiz diye düşünüyorlardı ki, Ekrem İmamoğlu çok güzel kriz yönetiminde bulundu o gece. Çıktı şöyle bir açıklama yaptı: “Ben hak yemedim, hak da yemem.” Burada çok ince bir uyarı vardı aslında. Eğer sen bir tezgah kurarsan, bunun karşılığını görürsün dedi ve bunu yapamadılar.

'FAŞİZMİ KURUMSALLAŞTIRANLARIN SANDIK DEMOKRASİSİNE BAĞLI OLMADIĞI ORTAYA ÇIKTI'

5 Haftalık bir sürece yararak ve medyası aracılığıyla rızayı da üreterek kendi tabanını konsolide etmek adına hak yeme işini gerçekleştirdiler. Bir kere şu net: İstanbul’da seçimi kazanmak tek başına CHP’nin çabaları değil, ortaya çıkan mağduriyet de tek başına CHP’nin mağduriyeti değil. Bunu herkes görmeli, Kürt’ünden Türk’üne, CHP’lisinden HDP’lisine, Saadet Partilisinden İyi Partilisine kadar bir faşist blok karşısında en azından asgari demokrasi standartlarına dönüş için bir çare olur diye konsolide olan bir muhalefet vardı. Bu herkes için bir haksızlık durumudur. Hak yemedim, hak yedirmem diyen kişi, hakkını yedirecek mi? Bence asıl tartışılması gereken bu. Baştan beri de bunu söylemeye çalışıyorum. Hep iktidarın ne yapacağını tartışıyoruz ama karamsar seçenek durumunda muhalefetin ne yapacağını tartışmamız gerekiyordu. Önümüzdeki tablo bu, buna dair ben ne söylesem doğru olur emin değilim ama sandık demokrasisi diye bir kurgu üzerinden faşist iktidarını kurumsallaştıranların' bu sandık demokrasisine de bağlı olmadığını ortaya koydu bu karar. Sandıkta kazanılanı masada kaybetmeye razı olacaklar mı, olmayacaklar mı… Yani burada bir hakkını yedirmeyeceksin, iki boykot etme seçeneği var, üçüncü seçenek de seçime girmektir ama 7 Haziran – 1 Kasım arasındaki süreçte yaşanılanları biz gördük. İktidar kaybedeceği bir seçimi sizce yeniler mi? Hele ki mafya diye nitelediğimiz bir iktidar. Biz neden hakkımız olan bir seçeneği yenileyelim? AKP iktidarının kazandığı ortaya çıkana kadar seçim mi yapalım ya da oy mu sayalım? Elbette buna ortak bir akılla karar vermek gerekiyor. Ama benim görüşüm budur. Üç seçenek var önümüzde. Hangi seçenek doğrudur buna ortak bir akılla karar vermemiz gerekiyor. Ben 7 Haziran sürecinden sonra yaşanan gelişmelere bakarak bu mafyanın yitireceği bir seçimi yenileme kararı almayacağını düşünüyorum.

'MAFYA İKTİDARININ TETİKÇİSİ YARGI'

Son olarak eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Bu bir darbe. Bu iktidarın meşruiyetini tartışmamız gerekiyor. Bu kararla birlikte, meşruiyet zemini de ortadan kalkmıştır. Bugün YSK’nın böyle bir karar vereceği AYM’nin Cumhuriyet Davası ile verdiği kararda kendini göstermiştir. İki farklı mahkeme diyebilirsiniz ama Türkiye’de yargının nereye geleceğini görmemiz açısından önemli bir işaretti o. Cumhuriyet Davası gibi AYM’nin karar vermesi durumunda kimsenin “Neden böyle bir karar verdin?” diye soramayacağı bir dosyada bile ihlal kararı verilmez iken, bu karar da YSK kararının önünü açtı. Bu mafya iktidarının tetikçiliğini yapan bir yargıdan da hukuk bekleme naifliğine kapılıyor insanlar. Söyleyeceklerim bu kadar.