Ağbaba; Ülke 'Çiftlik Bank' gibi yönetiliyor

CHP'li Veli Ağbaba, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti’ni ziyaret ederek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.



31-07-2019 17:14

İleri Haber

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, beraberinde partisinin Malatya İl Başkanı Enver Kiraz ve parti yöneticileriyle birlikte Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti’ni ziyaret ederek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Basın toplantısında Ağbaba, “Bir taraftan EYT’lilere çift dikiş diyip dalga geçenler, bürokratların 3 dikiş, 5 dikiş maaş almalarına ses çıkarmıyorlar” dedi.

Ağbaba, Atatürk Orman Çiftliği’nin peşkeş çekildiğini belirterek, “Ankara'yı talan edenler, resmen işgal kuvvetleri gibi” ifadelerini kullandı.

'AKP, EYT’LİLERLE ÇİFT DİKİŞ DİYE DALGA GEÇERKEN,BÜROKRATLAR 5 DİKİŞ MAAŞ ALIYOR'

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) meselesinin gündeme geldiği günden bu yana çeşitli söylemlerin olduğunu ifade eden Ağbaba, "En son Cumhurbaşkanı, 'bunlar çift dikiş istiyor' dedi. Herkes biliyor ki gariban EYT'lilerin çift dikiş falan istediği yok. Aç kalmamak için emekli olmaya çalışıyorlar. Hakları gasp edilmiş; aç kalmamak için hiç değilse emekli olup karınlarını doyurmak istiyorlar. EYT'lilerin başka bir beklentisi de yok. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nda 9 bürokratın çift dikiş maaş aldıkları ortaya çıktı. İletişim Daire Başkanı'nın 8 dikiş maaş alıyor. Erdoğan'ın danışmanları kimi 3, kişi 8 dikiş maaş alıyor. Bir tarafta yoksullukla boğuşan, aç kalmamak için emekli olmaya çalışan EYT'liler, diğer tarafta kamunun tamamı çift dikiş atıyor." iddiasında bulundu.

'RESMEN İŞGAL KUVVETLERİ GİBİLER'

Ağbaba, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Tarihi Ankara Gar'ı bakanın sahip olduğu bir özel üniversiteye resmen peşkeş çekiliyor. Ankara tarihi tren garı yetmiyor, Atatürk Orman Çiftliği'nde tam tamına 555 bin metrekare arazi aynı üniversiteye peşkeş çekiliyor. Burası artık bir Çiftlik Cumhuriyeti. Ülke, Çiftlik Cumhuriyeti gibi yönetiliyor. Fakir fukara iş bulamazken, millet iş ararken, işsizlik tarihin en büyük rekorlarını kırarken, birileri Ankara'yı talan etmekle meşguller. Resmen işgal kuvvetleri gibi. Tarihi Ankara Tren Garı’nın bir üniversiteye verilmesi normal bir ülkede olur mu? Atatürk'ün mirası Atatürk Orman Çiftliği bir bölümüne kaçak bir üniversite yapacaklar. Bu bir talandır. Kabul edilebilir bir şey değildir." Dedi.

'HODRİ MEYDAN GELİN SİYASİ ETİK YASASINI ÇIKARALIM'

Siyasi Etik Yasası'nı hazırladıklarını kaydeden Ağbaba, "Gelin hodri meydan bir etik yasası çıkaralım. Hem belediyeler hem de kamuda ne kadar çift dikiş varsa bunları da engelleyelim. AKP'den bu konuyla ilgili tek bir ses çıkmıyor. Diyoruz ki siyasi etik yasasını meclis açıldığı gün getirelim, gelin kanunlaştıralım. Hiç çıt çıkmıyor, cevap vermiyorlar. Yandaş medya CHP'deki 3-5 tane yanlışı görüyor. Cumhuriyet Halk Partisi kararlı kendi yandaşını, akrabasını, kardeşini işe alanların bizim partimizle işi olmadığını, partimizde barındırmayacağımızı Genel Başkanımız söyledi. Yandaş medya bunu ballandıra ballandıra anlatıyor ama AKP kendi içine bakmıyor." şeklinde konuştu.

'MAALESEF EN KÖTÜ İLERİDE DURUYOR'

Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamalarını değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Damat bey dün yine basının karşısına çıkıp, veciz sözlerinden birini söyleyerek;  ‘Engin tecrübeler edindiğimiz tarihi bir yıl oldu.’ demiş. Hazine ve Maliye Bakanlığı tecrübe kazanılacak bir yer midir? Ülkedeki insanları denek görüp, onlar üzerinden tecrübe kazanıp, ülkeyi tarihin en derin kriziyle karşı karşıya bırakanlar artık ellerini yoksul Anadolu halkının üzerinden çekmelidir. Artık Berat Albayrak’a Hazine Bakanı değil ‘en kötü geride kaldı bakanı’ diyor halkımız. 3 Ekim 2018’de  "En kötü geride kaldı" , 11 Mart 2019’da "En kötü geride kaldı"  , 23 Mayıs 2019’da "En kötü geride kaldı" , 30 Temmuz 2019’da "En kötü geride kaldı."  Sadece bu yıl 3 kez en kötü geride kalmış.  Son en kötü geride kaldı açıklamasını dün yaptı. Enflasyon yüzde 20 ye demir atmış, İşsiz sayısı 8,5 milyona dayanmış. Milli gelir azalmış. Benzin 7 lirayı geçmiş, mazot 7 liraya yaklaşmış, açlık sınırı asgari ücretin üzerine çıkmış. Merkez Bankası’nın 41 milyar TL’lik ihtiyat akçesinin bile 21 milyarı Hazine’ye aktarılmış ama Damat bakana göre ‘en kötü geride kalmış… Demek beterin de beteri, kötünün de kötüsü varmış. Her açıklama bir öncekini açığa düşürüyor. Sayın bakan göreve geldiği günden beri Türkiye en kötüyü yaşamaya devam ediyor. Burası çok önemli, üzülerek söylemek gerekirse “en kötü ileride duruyor” dedi.

'BİZ SİZİN REFORMLARINIZI ÇOK İYİ BİLİRİZ'

İşçilerin kıdem tazminatının Cumhuriyet Halk Partisi'nin kırmızı çizgisi olduğunu ifade eden Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her bakan değişiminde işçinin kıdem tazminatı gündeme geliyor. İşçinin kıdem tazminatı, son kalesi, güvencesi, alın teridir. Sendikalar ve işçiler buna 'kırmızı çizgimiz' diyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizlerde 'Bu bizim kırmızı çizgimizdir' diyoruz. Bakan Albayrak dün yaptığı açıklamada; “Türkiye kıdem tazminatında adım atmalı. Paydaşların hepsinin kazanacağı bir formül geliştirilecek. Türkiye'nin bu yüzyılını dönüştürecek bir reform olacak” demiş. Biz sizin reformlarınızı çok iyi biliriz. Geçmişteki reformlarınıza bakınca bu reformun da sonunun ne olacağını tahmin etmek güç değil. İşsizlik sigorta fonunun başına ne geldiyse kıdem tazminatı fonunun da sonu aynı olacaktır.  Kıdem Tazminatının olası bir değişiklik ile fona devredilmesi işçilerin tamamen güvencesiz ve savunmasız bırakılması anlamına gelecek” ifadelerini kullandı.

'KAMU EMEKÇİLERİNE YOKSULLUK SINIRI GÖZÜNÜNE ALINARAK ZAM VERİLMELİDİR'

1 Ağustos'ta başlayacak olan kamu kesimi toplu görüşmeleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan CHP Emek Büroları Koordinatörü Veli Ağbaba, “Hükümetle memurlar arasında 2019-2021 yıllarını kapsayacak olan toplu görüşmeler süreci başlıyor. TÜİK tarafından 6 aylık enflasyon oranı 5,01 olarak açıklanmıştı. Memurlara yüzde 5,1 zam verilmişti. Oysa 12 aylık ortalamalara bakıldığında enflasyon tam yüzde 19,88'dir. TÜİK'in enflasyonu düşük göstermesinin sebebi 3-5 kuruş maaş alan devlet memurunun bu hakkını da elinden almak. Yoksulluk sınırı 7 bin lirayı aşmışken, kamu emekçilerine toplu görüşmelerde yoksulluk sınırı göz önüne alınarak  uygun zam oranlarının verilmesi gerekmektedir. Ayrıca AKP iktidarı yıllardır uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranmakta ve memurlarımızın toplu görüşme hakkını adeta sabote etmektedir.  Bilindiği üzere 4688 sayılı devlet memurları sendikaları kanunu ve 657 sayılı devlet memurları kanuna göre memurlarımıza grev hakkı tanınmamaktadır. Oysaki grev hakkından yoksun bir toplu görüşme süreci memurlarımızın haklarını araması ve özgür bir toplu görüşme sürecini yürütmesini yürütebilmesini engellemektedir” Dedi.