Adana Demirspor 74 yaşında!

28 Aralık 1940 yılında kurulan Adana Demirspor hem kuruluşunda Demiryolu işçilerinin katkısı olması hem de takımlarına çok bağlı solcu değerleri sahiplenen bir taraftar grubuna sahip olması dolayısıyla ülke genelinde sempati toplayan bir takım. Adana Demirspor’u “Sıcağıyla, Acısıyla Adana Futbolu” kitabının derleyenlerinden ve aynı zamanda Adana Demirspor Ankara Tayfası bloğunun da yazarı Yard. Doç. Dr. Yavuz Yıldırım İleri Haber için yazdı.



29-12-2014 15:23

Yavuz Yıldırım

1940 yılında kurulan Adana Demirspor, 28 Aralık’ta 74. yılını dolduruyor. Yeni kurulan bir ülkenin genç nüfusunu yaklaşan Dünya Savaşı’nın tehlikelerine hazırlamak ve spor aracılığıyla disiplinli nesiller yetiştirmek hedefiyle kurulan Demirspor kulüpleri diğer kamu kurumlarının takımları gibi –şimdiki tabirle- belli bir “sosyal sorumluluk” hedefiyle yola çıkmışlardı. Bu kulüpler kamucu anlayışın gerilemesi ile birer birer ortadan kalkarken, Adana Demirspor gibi şehirle bağlarını güçlü tutmayı başaranlar ise ayakta kalmayı başardı.

40'lı yıllarda Adana Demirspor oyuncuları

Demirsporlar, aslında birer yaşam merkezi olan istasyon binalarının çevresinde gelişen kulüpler. İstasyonlar, sadece yolcuların gelip geçtiği değil bir kampüs havasında sosyal tesisleriyle bir kültürün ayakta tutulduğu yerler. Farklı şehirlerdeki Demirsporlar, istasyonların çevresindeki hayatın spor unsurları. Adana Demirspor da bu şekilde merkezinde tren garlarının olduğu bir yaşam kültürünün içinde gerçek bir spor kulübü olarak yaşıyor. En baştan itibaren futbol dışında başta yüzme ve su topu takımı olmak üzere farklı branşlarda da gençler yetiştiriliyor. Demirpor’un su topu takımı, üst üste aldığı başarılarla Yenilmez Armada ünvanını kazanıyor.

Adana Demirspor 1963 - 1964 Sutopu takımı

Futbolda da önce Çukurova liglerinin tozunu attıktan sonra, 1951’de Türkiye üçüncülüğü ve 1953-54 sezonunda da Hacettepe’yi yenerek Türkiye Şampiyonu oluyor. Bu başarısı TFF tarafından tescil edilmese de tarihi bir gerçek olarak varlığını koruyor. Bu başarıların ardından 1960’da İstanbul-Ankara-İzmir dışında Milli Lig’e katılan ilk takım ünvanı da Adana Demirspor’da. 1973-74’ten 1983-84’e kadar aralıksız ve son olarak 1994-95 olmak üzere 17 sezon Türkiye liglerinin en üstünde boy gösteriyor; 1977-78 sezonun Türkiye Kupası (o zamanki adı Federasyon Kupası) ve Başbakanlık Kupası finallerinde oynuyor ve her ikisinde de Trabzonspor’a kaybediyor. İlk dönemlerde Muharrem Gülergin liderliğinde (Füze) Selami Tekkazancı, Kartal Yaşar, Coral Ali, Met Ahmet gibi isimlerin yıldızlaştığı ve tüm Türkiye’nin tanıdığı bir Demirspor kadrosu var.

1990’ların sonundan itibaren Adana'nın kentsel niteliklerini yitirmesiyle beraber Adana futbolu da başarısız dönemlerine giriyor. 2000’de Demirspor tarihinde ilk kez 3. ligi görüyor. Bu süreçten sonra Aytaç Durak denetimine giren kentte yerel dinamikler duruyor. Tek adam yönetiminin yarattığı “duraklama” dönemine rağmen camiayı ayakta tutan taraftarın inatçı mücadelesi oluyor. Kökleri 80’lerin ortalarına dayanan Şimşekler Grubu’nun 2000’lerin başından beri gösterdiği kararlı duruş, takımın şirketleşmesine, kişisel çıkarların denetimine girmesine engel oluyor.

Bu mücadele yeni nesillerin devreye girmesi, üniversite öğrencilerinin katılımı, internet ortamındaki bilgi alışverişi sayesinde 2007-2008 gibi iyice güçleniyor. Türkiye’de tribün kültürü denen hadisenin başat faktörlerinden biri Demirspor taraftarıdır. Yıllarca alt liglerde mücadele etmesine rağmen taraftar geçmişten gelen gücünü asla kaybetmemiştir. Kendilerine has pankartlar, bestelerle, sosyal faaliyetlerle hem Çukurova’da hem Türkiye’deki pek çok takıma rehber olmuştur Demirspor tribünü.

Merkez medyanın tribüncüleri ve futbolseverleri kötü gösterme alışkanlığına karşı, Demirspor tribünü yıllardır çizgisini koruyor. Ankara’da yaşayan Demirsporlular olarak biz de elimizden geldiğince bilgimizi, zamanımızı tribün kültürüne ve Demirspor tribününü daha iyi hale getirmeye adadık.

Adana Demirspor - Livorno maçından

2009’da İtalya’da Avrupa’nın farklı takımlarının taraftarlarının bir araya geldiği Irkçılık Karşıtı Dünya Kupası’na giderek Türkiye’den ilk organize katılımı gerçekleştirdik. O yıl rahmetli başkanımız Bekir Çınar’ın çabasıyla Livorno kulübünü Adana’da ağırlayarak yine bir ilkin parçası olduk. Blogumuz aracılığıyla Demirspor’un nasıl daha iyi yönetilebileceği tartışmaları yaptık. 70. yılımızda düzenlediğimiz bir söyleşiyle kulübün dinamiklerini harekete geçirmeye çalıştık. Taraftarı son 10 yılda Demirspor takımının sahadaki başarılarından çok daha fazla başarı elde etti. Artık sıra sportif başarıda diye umuyoruz.