ADAM-Der’den kampanya: Ayrımcılığa itiraz ediyoruz, darbelerle ayrımsız hesaplaşılmalı

​​​​​​​12 Eylül 1980 darbesinin 40. Yıldönümünde Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği Kadıköy’de düzenleyeceği bir basın açıklamasıyla yeni bir kampanya başlatacağını duyurdu.



09-09-2020 14:47

İleri Haber

Üyeleri ağırlıklı olarak 1971 ve 1980 darbelerinde düşünceleri ve muhalif tavrı gerekçe gösterilerek askeri okullardan atılan ve askeriyeyle ilişiği kesilen öğrenci, asker ve subaylardan oluşan Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM-DER), 12 Eylül 1980 darbesinin 40. yıl dönümünde AKP’nin darbeler arasında ayrım gözeten kararlarına karşı bir kampanya başlatacak.

ADAM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Ali Nergis, ADAM-DER’in faaliyetleri ve başlatılacak olan kampanyanın içeriği hakkında İleri Haber’in sorularını yanıtladı.

‘DARBELER ARASINDA AYRIM YAPIYORLAR’

ADAM-DER’in kuruluşuna giden süreci ve 1971-1980 darbeleri döneminde yaşadıklarını sorduğumuz Nergis, şunları söyledi:

“ADAM-DER’in kuruluşu, 1971 ve 1980 darbelerinde düşünceleri ve muhalif tavırları sebebiyle adil yargılama dahi sağlanmadan harp okullarından atılan, askeriyeyle ilişiği kesilen yüzlerce asker, subay ve askeri okul öğrencisine dayanıyor. 12 Eylül darbesinde 1000 civarı, 12 Mart darbesinde ise 600 civarı asker ve öğrenci bu şekilde mağdur edildi. İşkenceli sorgular, gözaltılar, baskılar tıpkı toplumun diğer muhalif kesimleri gibi bizim de yaşadığımız şeylerdi. Harp okulunun son sınıfında, subay olmaya çok az bir zaman kala üzerinden kıyafeti alınıp sokağa atılan öğrenciler, muhalif olduğu için işkenceye maruz bırakılan askerler bu derneğin kuruluş dayanağıdır.

12 Eylül’den hemen sonra, mahkeme dahi kurulmadan askeriye ile ilişiğimiz kesildi, darbecilerin dudağından çıkan söz yeterli oluyordu o zamanlar. Darbenin hemen ardından başlayan hak mücadelesi, 2011 yılında ADAM-DER’in kuruluşuna kadar getirdi bizi. O yıl bir yasa hazırlanıp sunulmuştu, inançlarından dolayı 28 Şubat 1997 darbesi döneminde askeriye ile ilişiği kesilen askeri personellere haklarının iade edilmesini içeriyordu. Ancak o dönemde AKP darbeler arasında ayrım yaptı, hiçbir geçerli gerekçe göstermeksizin aynı uygulamayı 12 Mart ve 12 Eylül darbelerini kapsayacak şekilde uygulamadı. Yasayı istedikleri gibi yorumladılar.”

‘DARBELERLE AYRIMSIZ HESAPLAŞILMALI’

Önümüzdeki günlerde ADAM-DER’in başlangıcını duyuracağı kampanyaya ilişkin konuşan Nergis şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz aylarda, 1 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve yürürlüğe giren 7248 sayılı yasaya dikkat çekmek isterim. Bu yasaya göre 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam cezasına çarptırılması kararını veren özel mahkemenin bağımsız hakim ilkesine aykırı hareket ederek karar aldığı, Menderes’in ve arkadaşlarının adil yargılanmadığı kabul edilmiş oldu. Yani o kararı alan mahkemenin bağımsız olmadığı kabul edildi, bu sebepten dolayı bu kararın doğurduğu zararların tazmin edilmesine hükmedildi.

Bu kararın ardından şunu sormak lazım: Aynı şey 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinde de geçerli değil miydi? Bu iki darbede de mahkeme bağımsız değildi, hakim bağımsız değildi. Çoğu zaman mahkeme kararı dahi olmaksızın kararlar alındı, uygulandı.

İşte biz de 1 Temmuz 2020 tarihli bu yasanın darbeler arasında ayrımcılık yaptığını düşündüğümüz için bu kampanyayı başlatıyoruz. “Ayrımcılığa itiraz ediyoruz, darbelerle ayrımsız hesaplaşılmalı” adını verdiğimiz bu kampanya ile biz de darbeler arasında gözetilen ayrımcılığa karşı sesimizi yükselteceğiz.

80 DARBESİNİN 40. YILDÖNÜMÜNDE KAMPANYA BAŞLAYACAK

ADAM-DER’in yaptığı çağrıyla 12 Eylül darbesinin 40. yıl dönümünde, önümüzdeki Cumartesi günü Kadıköy İskele Meydanı’nda yapılacak açıklama ile kampanyanın başlangıcı duyurulacak.

Kampanya için hazırlanan metinde demokratik kurumlara yapılan çağrı yapıldı:

“Bizler darbelerle ayrımsız hesaplaşılarak 12 Mart ve 12 Eylül sıkıyönetim mahkemelerinin kararlarını etkisiz hale getirecek yasal düzenlemeler yapılıncaya, demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla tesis edilinceye kadar mücadelemizi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız. Bu vesileyle bir kez daha emekten, demokrasiden, özgürlükten, insan haklarından yana olan kişi ve örgütlenmeleri birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”