Abdullah Cömert'in katiline verilen ceza Yargıtay'a fazla geldi

Yargıtay, Abdullah Cömert'in katiline verilen cezayı 'çok' bularak verilen kararı bozdu.



19-07-2018 08:59

Hatay’daki Gezi Direnişi sırasında Abdullah Cömert’in ölümüne yol açan sanık polis Ahmet Kuş’a verilen 13 yıl 4 ay hapis cezası Yargıtay tarafından fazla buldu. Yargıtay 1. Ceza Mahkemesi, sanık polis Kuş’un ‘bilinçli taksirle öldürme’den değil, ‘kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan yargılanması gerektiğini ifade ederek, Balıkesir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı bozdu.

POLİSİN TEK SUÇU 'GEREKLİ DİKKAT VE ÖZENİ GÖSTERMEMESİ'YMİŞ

Kararında Gezi Direnişi’ni ‘şiddet eylemi’ olarak nitelendiren Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanık Kuş’un gaz tüfeğiyle atış yaptığını anlattı. Sanık Kuş’un Cömert’in ölümüne yol açtığının kaydedildiği kararda, şu ifadeler yer aldı:

“Sanık Ahmet Kuş’un görevli polis memuru olduğu ve göstericileri dağıtmak için müdahalede bulunduğu esnada gaz tüfeğiyle atış yaptığı ve bu atışlardan birinin ölen Abdullah Cömert’in başına isabet etmesiyle ölümüne sebebiyet verdiği olayda; sanığın öldürme ya da yaralanma kastıyla hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı delilleri bulunmadığı ancak gaz tüfeğiyle atış yapma eğitimi alan ve gaz fişeğinin birine isabet sonucu yaralama ya da ölüme sebebiyle vereceğini bilmesi gereken sanığın, atış yaptığı sırada gerekli dikkati ve özeni göstermeyerek göstericileri dağıtmak amacıyla tüfeği ateşlediği bu esnada ölenin isabet aldığı anlaşılmakta; eylemin oluşa göre ‘bilinçle taksirle öldürme’ suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde ‘kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan hüküm kurulması, yasaya aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi bozulmasına oy birliğiyle karar verildi.”

'KORKUNÇ BİR KARAR'

Yargıtay’ın verdiği karara ilişkin Birgün’e konuşan Cömert ailesinin avukatı Ömer Kavilli, şunları söyledi: “Bu karar korkunç bir karardır. Olayı anlamayan, anlamak istemeyen bir yargı kültürü ile karşı karşıyayız. Dosyada sanığın o özel silahı nasıl kullanması ve nasıl kullanmaması gerektiğine dair eğitim aldığı yer alırken, kullanması yasak olan şekilde silahsız olarak kaçmakta olan bir insanı arkasından kafasını hedef almak suretiyle ateş etmesini yüksek hakimler görmemiş olmalılar. Bu karar yeni dönemin hukuk kültürünün ipucu niteliğindedir.”