TTB Giresun’da neler yaşandığını anlattı

TTB, Giresun’da polis şiddeti sonucu hayatını kaybeden Yusuf Topal’ın ölümüyle sorumlu tutulan doktorun açığa alınmasına tepki gösterdi. Linç kampanyasının sona erdirilerek doktorun görevine iadesini isteyen TTB, olayın nasıl yaşandığını madde madde anlatarak, linç kampanyası yürütenlere karşı hukuki işlem başlatacaklarını duyurdu.



31-07-2018 08:29

İleri Haber

Giresun’da 82 yaşındaki Yusuf Topal, hasta kendisi olmadığı halde reçete yazdırmak talebinde ısrarcı olması üzerine doktor Dr. Ö.Y. olayı polise bildirmiş, polisin ters kelepçe ve biber gazı sıkması sonucu Topal yaşamını yitirmişti.

Olayın ardından hakkında linç kampanyası başlatılan Dr. Ö. Y. açığa alınmıştı.

İleri Hatırlatıyor

Konuyla ilgili TTB tarafından doktorun görevine iadesine ilişkin yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Yusuf Topal’ın yaşamını kaybetmesinden duyulan derin üzüntü bir kez daha ifade edilerek, “Ancak, aile sağlığı merkezinde görevli meslektaşımızla ilgili, görevini etik ve hukuksal çerçevede yürütmesine karşın, hasta yakınının sağlık merkezi dışında polis müdahalesi sonrasında gerçekleşen ölümü nedeni ile günlerdir bir linç kampanyası sürdürülmesini kesinlikle kabul etmiyoruz” denildi.

Sağlık Bakanlığı’nın olayın ardından Dr. Ö.Y.’yi açığa almasına tepki gösterilen açıklamada, yaşanan olaylarda herhangi bir mesleki kusuru bulunmayan doktorun derhal görevine iade edilmesi istendi.

TTB OLAYLA İLGİLİ BİLGİ VERDİ

Olayla ilgili Giresun Tabip Odası yetkilileri ve olayda adı geçen doktorla ilgili bazı ayrıntıları paylaşmanın olayın anlaşılması bakımından yararlı olacağını düşünen TTB şu bilgileri verdi:

1-Dr. Ö.Y., “23 Temmuz 2018 tarihinde saat 08.45’de Yusuf Topal’ın polikliniğe girdiğini, eşinin ilaçlarını yazdırmak istediğini, ona hastanın kendisi olmadan ilaçları yazamayacağını belirttiğini” ifade etmiştir. Hasta yakınına,  istediği ilaçların hasta görülmeden yazılmasının hasta bakımından sakıncalarını da anlattığını da belirtmiştir. Bu tutum kanun, mevzuat ve Sağlık Bakanlığı kurallarına göre bir zorunluluktur. Hasta muayene edilmeden ilaç yazılması resmi evrakta sahtecilik, kamu kurumu aleyhine nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturabilecek bir eylem olarak nitelenmektedir. Bu tür olaylar sebebiyle yüzlerce meslektaşımız hakkında çeşitli soruşturmalar açılmış, bir kısmında disiplin cezalarının yanı sıra para ve hapis cezası verilmiştir.

2- Tüm açıklamalara rağmen hasta yakını talebinde ısrar etmeyi sürdürmüş ve bu tavrı sağlık hizmeti sunumunu engellemiştir. Sağlık kurumunda diğer hastalara yönelik hizmetin sunulmasında yaşanan zorluk da gözetilerek, saat 11.00 sularında 155 aranarak polisten yardım istenmek zorunda kalınmıştır.

3-Polisin gelmesinden sonra, aile sağlığı merkezi dışında gelişen ve ne yazık ki Yusuf Topal’ın ölümü ile sonuçlanan olaylarla hekimin bir ilişkisi yoktur ve bu gelişmelerden kendisi de son derece üzüntülüdür.

‘LİNÇ KAMPANYASI YOK ETMEK İSTEYEN BİR ŞİDDET DİLİNE DÖNÜŞTÜ’

4-Olay sonrasında basında ve sosyal medyada hekime yönelik tehdit ve hakaretlerle birlikte linç kampanyası başlatılmıştır. Kullanılan dil ve yöntem hak aramanın dışına çıkmış, hedef gösteren, yok etmek isteyen bir şiddet dili haline dönüşmüştür.

BAKANLIĞIN DOKTORU AÇIĞA ALMASI TALİHSİZLİK

5- Olaydan günler sonra, olayın gerçekliği ile ilgili herhangi bir şekilde bilgisine başvurulmadan meslektaşımızın açığa alınması ise olayın kabul edilemez diğer bir yanıdır. Yasaların ve mevzuatın emrettiği kuralları uygulayan, doğru ve yerinde bir tıbbi yaklaşım sergileyen bir hekimin bu nedenle açığa alınması hukuksal ve idari dayanaktan uzaktır. Sağlık Bakanlığı’nın hekim arkadaşımızın açığa alınması ile ilgili açıklamasını son derece talihsiz bir açıklama olarak değerlendiriyoruz.

HUKUKİ İŞLEM BAŞVURUSU

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi olarak, tüm bu gelişmeler çerçevesinde; bu üzücü olayda görevini yapmaktan başka bir eylemi olmayan meslektaşımıza karşı yürütülen linç kampanyasını son derece yanlış ve tehlikeli bulduğumuzu, buna karşı her türlü hukuksal girişimi başlatacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.

TTB: MESLEKTAŞIMIZIN HERHANGİ BİR MESLEKİ KUSURU YOK

Yaşanan olaylarda herhangi bir mesleki kusuru bulunmayan meslektaşımızın derhal görevine iade edilmesini bekliyor ve meslektaşımızın korunması için bütün ilgili devlet kurumlarını göreve davet ediyoruz.”