33 düş yolcusunun katledildiği Suruç Katliamı’nın üzerinden 5 yıl geçti

Katliamın kendisi gibi dava süreci de skandallar ve adaletin katledildiği evrelere sahne oldu, geride kalanların acısı 5 yıldır hala dinmedi...



20-07-2020 10:48

İleri Haber

Urfa'da 20 Temmuz 2015’te, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nun (SGDF) çağrısıyla, Kobane’ye oyuncak ve insani yardım malzemeleri götürmek için Suriye sınırındaki Suruç ilçesine gelen 300 kişinin, yardım etkinliğine ilişkin burada düzenledikleri basın açıklaması esnasında, cihatçı terör örgütü IŞİD üyesi Abdurrahman Alagöz tarafından bir canlı bomba saldırısı düzenlendi. Saldırıda 33 kişi hayatını kaybetti, 100’e yakın kişi de yaralandı.

Katliama ilişkin Urfa Savcılığı’nın hazırladığı 213 sayfalık iddianamede, üç kişi hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme" suçlarından 34’er kez; "Tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürmeye teşebbüs etme" suçlarından da 70’er kez olmak üzere toplamda 104’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi.

İddianamede saldırıyı IŞİD üyesi Abdurrahman Alagöz’ün gerçekleştirildiği ve bunun mobese kayıtları ve aile teşhisi ile sabit olduğu belirtildi.

Yine iddianamede Şeyh Abdurrahman Alagöz, Antep’te üzerindeki bombayı patlatarak ölen Yunus Durmaz, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’ne bombalı saldırıda ölen Halil İbrahim Durgun ve Ankara Tren Garı şüphelisi ile tutuklu Yakup Şahin, örgütün Türkiye-Suriye sınır sorumlusu Deniz Büyükçelebi ve örgütün Suriye’deki emiri İlhami Mali saldırının failleri olarak yer aldı.

DAVA SÜRECİ

Davanın ilk duruşması 5 Mayıs 2017’de Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce Hilvan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü. Ankara Katliamı’ndan tutuklu olan ve bu davada da fail olarak iddianamede yer alan Yakup Şahin, davaya katılmadı. Davanın 14’üncü duruşma ise 20 Mayıs 2020’de pandemi koşullarında gerçekleşti.

Katliama ilişkin tek tutuklu sanık olarak yargılanan Yakup Şahin hiçbir duruşmaya getirilmezken, avukatların davanın Ankara Katliamı davasıyla birleştirilme talepleri reddedildi. Duruşmalardan önce avukatlar gözaltına alınırken, ailelere adliye önlerinde polis saldırıları gerçekleşti. 

Katliam anmalarına yasaklama ve saldırıların da yaşandığı süreçte, Suruç’tan yaralı olarak kurtulanlar da baskılara maruz kaldı.

GÖZ GÖRE GÖRE KATLİAM

Katliamın ardından ortaya çıkan ayrıntılarda, Urfa İl Emniyet Müdürlüğü’nün olaydan 3 gün önce 17 Temmuz’da gönderdiği emir yazısında “görev alan tüm personel meydana gelebilecek canlı bomba saldırıları ve benzeri konulara karşı görev yerlerinde dikkatli/duyarlı ve müteyakkız bulunacaktır” denildiği ortaya çıktı.

Ayrıca, canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz hakkındaki ‘terör nitelikli aranan şahıs’ kaydının, 16 Haziran’da Suruç Emniyet Müdürlüğü’ne ulaştığı ancak bu bilgilerin MİT’e iletilmediği de katliamın ardından ortaya çıktı.