2018: Latin Amerika’nın kırılgan yılı

2018, Latin Amerika için bir seçim yılı oldu. Venezuela, Küba, Meksika ve Kolombiya gibi birçok ülkede başkanlık ve genel seçimler oldu. Ancak bunun yanında, Nikaragua’da yaşanan olaylar var. Bu tabloyu bütünlüklü bir bakış açısıyla ele almaya çalışacağız.



25-07-2018 17:19

Özgür Yılmaz

Latin Amerika, ülkemizde özellikle geçen sene Venezuela’da yaşanan Amerika destekli karşı devrimci sokak hareketleriyle dikkatimizi daha fazla çekmeye başladı. ABD’nin maddi manevi desteklediği Venezuela’daki sağ hareket, sokakları karıştırdıktan sonra ordu içerisinde bir silahlı kalkışma denedi. Ancak bu iki planları da başarısızlığa uğradı. Sonuç olarak, Venezuela’da Kurucu Meclis toplandı, yeni anayasa yazılmaya başlandı ve sürecin en sonunda Maduro, 20 Mayıs’ta yapılan seçimlerde oyların büyük çoğunluğuyla yeniden başkan seçildi. Bolivarcı Devrim, ülke içerisindeki ABD destekli sağ hareketin bütün denemelerine rağmen yoluna devam ediyor. Maduro’nun ülkemiz için bir diğer ilgi çekici yanı ise, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlık merasimine katılıp, Diriliş Ertuğrul dizi setini ziyaret etmesi idi. Türkiye sol hareketinden ciddi tepkiler alan bu iki hareket Chavezci Hareket’in kendisi için bir tezat oluşturmuyor. Çünkü Chavezci Hareket daha önce de kendine has bir antiemperyalizm anlayışıyla İran ve Rusya ile ilişkilerini geliştirmiş;  İran’a petrol ihraç etmiş, Rusya ile de silah ticareti yapmıştı. Latin Amerika özelinde ise, başta Küba ile ilişkilerini sağlam tutup, daha sonra sol politikalardan bir hayli uzaklaşan ve uzakta olan kimi ülkelerle de ilişkilerini geliştirmişti. Bu çeşit ilişkiler, her ne kadar eleştirilmesi zorunlu olsa da uluslar arası tecritten bir sıyrılma yolu olarak görülebilir.

Yine ülkemizde dikkat çeken bir diğer önemli olay ise Küba’da yapılan başkanlık seçimleri, yeniden yazılan anayasa ve bunun üzerine yürütülen tartışmalardı. 19 Nisan’da yapılan seçimlerde, Devrim’den sonra ilk kez Castro Kardeşler’den başka bir isim aday oldu ve seçildi: Miguel Díaz-Canel.  Parlamento’da kabul edilen Yeni Anayasa Taslağı’nda dikkat çeken en önemli nokta, “komünist toplum yaratma” hedefinin kaldırılarak yerine, “sosyalizmin oturtulması” hedefi getirilmesiydi. Bir diğer önemli nokta, özel mülkiyete devlet kontrolünde verilen izindi. Yeni Anayasa’nın henüz parlamentoda kabul edildiğini, halkın yoğun katılımıyla tartışılmasından sonra kasım ayında son halini alacağını unutmayalım.  Bu değişiklikler ilk bakışta sosyalizmden ve komünizm hedefinden bir geri çekiliş olarak görülse de, Küba’nın yaşadığı ağır ambargoyla birlikte düşünüldüğünde daha anlaşılabilir bir hale gelebilir. Bildiğimiz gibi, Devrim’den önce Küba’nın en büyük gelir kaynağı ülkede yetişen şeker kamışı ve en büyük alıcısı da ABD idi. Devrim’den sonra, ABD ile ilişkilerin kopmasından sonra bu boşluğu Sovyetler doldurmuştu. Ancak Sovyetler yıkılınca, Küba ekonomik anlamda ciddi bir kriz yaşadı. Bu kriz dönemine de “Özel Dönem” adı verilir. Sonuçta, halkın Devrim’e sahip çıkmasıyla bu kriz atlatıldı ancak Küba’nın ambargo ile birlikte içine düştüğü zor durum aşılamamış oldu. Bu dönemde Fidel’in çabalarıyla biyoteknoloji ve sanayi gibi başka alanlara yatırımlar yapılmaya başlandı ve ekonomi az da olsa büyüdü. Venezüela’da Bolivarcı Devrim başladıktan sonra, Chavez, Küba’ya eğitim, spor ve sağlık alanında yardım karşılığında ucuza petrol vermeye başladı. Küba’nın enerji ihtiyacını bir süreliğine karşılasa da, bu geçici planlar da soruna çözüm bulamadı ve Küba 2011 yılında özel mülkiyete kısmi bir şekilde izin verdi. Sonuç olarak Küba halkı, bu Yeni Anayasa’da özel mülkiyete devlet kontrolünde izin vermeyi tartışacak. Pazar ekonomisine kısmi değil de bütün bir halde geçileceğinden kaynaklı “sosyalizmi oturtmak” hedefi, “komünizme geçmek” hedefinden daha öncelikli bir hal almış oluyor ve Küba önderliği bu durumun farkında; Miguel Díaz-Canel mecliste yaptığı konuşmada bu durumu dile getirdi.

Latin Amerika’da son iki senedir yaşanan en sevindirici olay, Meksika’da solcu Manuel Lopez Obrador’un 1 Temmuz’da yapılan seçimlerde iktidara gelmesi oldu. Meksika, Latin Amerika’nın nüfus anlamında Brezilya’dan sonraki en büyük ülkesi ve ABD’nin sınır komşusu. Bu anlamda da ABD’nin ucuz iş gücü sağlayıcısı; çünkü, ülkede özellikle narkotrafikten kaynaklı yaşanan istikrarsızlık ve kötü giden ekonomi Meksika halkını ABD’ye göçe zorluyor. En önemli nokta ise NAFTA, yani Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması. Bu anlaşma vesilesiyle ABD, Meksika’yı “arka bahçesi” haline getirmiştir.  Bu önemli ülkede, eski Mexico City belediye başkanı Obrador’un iktidara gelmesi ciddi bir önem taşıyor. Obrador, daha önce de 2006 ve 2012 yıllarında aday olmuş ancak kaybetmiş, bu kayıplardan sonra da seçimlere hile karıştırıldığı uzunca bir süre tartışılmıştı. Obrador’u siyasetin kirli ve yozlaşmış bir halde döndüğü bu ülkede farklı kılan “temiz” kalması ve yolsuzluğa karşı ciddi bir mücadele vermesidir. Popülaritesini başkent Mexico City’de yaptığı, özellikle turizm alanındaki icraatlardan kazanmıştır. Önümüzdeki dönem de asıl önemli olan, NAFTA ile ne yapılacağıdır. Obrador iktidara gelmeden evvel ekonomideki ABD hegamonyasının baş sorumlusu NAFTA’nın gözden geçirileceğini vaat etmiştir. Ancak Obrador her ne kadar solda kalsada, siyasetenin ana eksenini sınıf siyaseti oluşturmuyor. Bu anlamda piyasaya göz kırpması da gözden kaçırılmaması gereken noktalardan birisi. Ülkedeki bir diğer önemli siyasi özne EZLN, yani Zapatistalar, şimdilik Obrador’a olumlu bakıyor.

Seçim gündemli son ülkemiz Kolombiya. Kolombiya’da 52 yıllık savaşın ardından 24 Kasım 2016’da devlet ile FARC arasında barış anlaşması imzalanmıştı. Bu anlaşmaya göre FARC silah bırakmış, yasal siyasete dönmüştü. Ancak girdiği ilk seçim olan genel seçimlerde, yüzde 0,3 oy alarak ciddi anlamda bir hayal kırıklığına uğramıştı. Bu sonuca rağmen, barış anlaşması gereği senatoda 5 üye hakkı vardı. 17 Haziran 2018’de yapılan başkanlık seçimlerinde, seçim çalışmalarında FARC’a çok fazla taviz verildiğini ve barış anlaşmasını gözden geçireceğini dile getiren Ivan Duque başkan seçildi. Barış süreci hali hazırda gergin geçerken, önümüzdeki dönem neler yaşanacağı ciddi bir soru işareti taşıyor.

Nikaragua’da ise, Sandinistler, 1979 yılında diktatör Somoza’yı devirerek kazandıkları iktidardan 1990 yılında düştükten sonra 2006 yılında tekrar iktidara geldiler. Daniel Ortega, 2006’dan sonra yapılan seçimlerde iki kez üst üste başkanlık yapamama kuralını değiştirdi ve şu an hala iktidarda. Ancak Sandinistler, 2006 yılında iktidara geldikten sonra özellikle neoliberal politikalarla barışarak, Katolik Kilisesi’yle anlaşarak (kürtaj hakkı yasaklandı) ilkelerinden taviz verdi. 16 Nisan 2018’de emekli maaşlarını kısma ve sosyal güvenlik hakkında kesintilere gidilmesi üzerine protesto gösterileri başladı, bu gösteriler daha sonra ABD destekli sağ hareketin de kışkırtmalarıyla yayıldı. Bu protesto gösterilerinden sonra yasa tasarısı geri çekildi ancak protesto gösterileri devam etti. Katolik Kilisesi, göstericiler ve Ortega arasında bir görüşme ayarladı ancak bu görüşme göstericilerin katı tavrı nedeniyle kesildi. Geçtiğimiz yıl Venezüela’da yaşananlara benzeyen bu süreçte, sağ muhalefetin de kışkırtmasıyla 300’den fazla insan öldü. Olaylardaki ABD desteği de, 16 Temmuz’da Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve içlerinde ABD’nin de olduğu 13 ülke tarafından yayınlanan şiddete son verme çağrısında görülebilir. Ortega, her seferinde olaylardaki ABD parmağı olduğunu beyan ediyor çünkü ülkede Çin ile birlikte yürütülen Panama Kanalı’na muhalif olacak bir proje yürütülüyor. Bu projeye göre Karayip Denizi ve Atlantik Okyanusu bir kanalla birleştirilecek. Ancak bu proje bölgede Panama Kanalı üzerinden ciddi bir gelir elde eden ABD’nin çıkarlarını zedeleyecek.

http://ilerihaber.org/icerik/venezuelada-abd-destekli-sagcilar-nisan-ayindan-bu-yana-23-kisiyi-diri-diri-yakti-74227.html

http://ilerihaber.org/icerik/venezuelada-15-yil-sonra-bir-kez-daha-darbe-girisimi-2002de-ne-olmustu-74777.html

http://ilerihaber.org/icerik/venezuelada-zafer-yeniden-maduronun-85629.html

http://sendika62.org/2018/07/bir-grup-venezuella-dostundan-maduroya-acik-mektup-502217/

http://www.granma.cu/cuba/2018-07-22/cuba-va-por-mas-22-07-2018-22-07-07

http://ilerihaber.org/icerik/kolombiyada-barisa-golge-baris-anlasmasindan-bu-yana-55-yerel-lider-olduruldu-74886.html

http://ilerihaber.org/icerik/farc-uyelerine-saldiri-6-kisi-olduruldu-77840.html