2015'te katledilen Dr. Aynur Dağdemir, İstanbul'da anıldı

Dağdemir, geçen günlerde yine bir hekime şiddet vakasının yaşandığı İstanbul Üsküdar Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde anıldı.



19-11-2021 16:57

Ersan Kınık - @ErsanKinik

Samsun’da 2015 yılında sağlık çalışanına şiddeti engellemeye çalışırken katledilen Dr. Aynur Dağdemir, İstanbul Üsküdar’da bulunan Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastenesi’nde anıldı. İstanbul Tabip Odası tarafından düzenlenen anmada, “Sağlıkta, sokakta, evde şiddetsiz sağlıklı bir dünya için mücadeleye devam edeceğiz” denildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Aynur Dağdemir, 2015’te Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri’nde sağlık çalışanına yönelik şiddeti engellemeye çalışırken katledilmişti. Dağdemir, geçen günlerde yine bir hekime şiddet vakasının yaşandığı İstanbul Üsküdar Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde anıldı.

İstanbul Tabip Odası tarafından düzenlenen anmaya, İstanbul Tabip Odası üye ve yöneticileri ile Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri katıldı. Anmada “Dr. Aynur Dağdemir’i Anıyoruz. Sağlıkta Şiddete Karşı Etkili Yasa, Güvenli İşyerleri İstiyoruz” yazılı bir pankart açıldı ve “Sağlıkta şiddete sessiz kalmayacağız”, “Artık yeter”, “Sağlıkta şiddet sona ersin” yazılı dövizler ile katledilen hekimlerin fotoğrafları taşındı.

'BU SİSTEME KARŞI HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDEREK KAZANACAĞIZ'

Burada bir konuşma yapan SES Anadolu Şubesi Kadın Sekreteri Hatice Yayla, “Bugün burada hem sağlıkta yaşanılan şiddette kaybettiklerimizi anmak ve aynı zamanda hastanemizde meydana gelen saldırıyı kınamak ve bu saldırının tam ortasında kalan sağlık çalışanlarımızın yanında olduğumuzu da bir kez daha belirtmek için toplandık” derken; sağlıkta şiddetin  sonuç değil, aslında bir neden olduğunu söyledi.

Yayla, şöyle devam etti:

“Bu nedeni ortaya çıkaran da bundan 10 yıl önce sağlığı piyasalaştıran, ticarileştiren, sağlık çalışanlarının arasındaki ekip anlayışını bozan performans anlayışını getiren, yetkililerin sağlıkta dönüşüm adını verdikleri oysa bizim sağlıkta yıkım politikaları diye adlandırdığımız bu sistemden kaynaklanıyor sağlıkta şiddet. Bu sisteme karşı tek tek değil hep birlikte mücadele etmeye devam ederek kazanacağımızı biliyoruz.”

KAYA: HEKİMLERİN YÜZDDE 84’Ü HASTA YAKINLARI TARAFINDAN ŞİDDETE UĞRADI

İstanbul Tabip Odası adına yapılan açıklamayı ise Dr. Feray Kaya okudu. Hekimlerin bıçaklı, silahlı, sopalı, oraklı, taşlı fiziksel saldırılara maruz kaldığını, kliniklerin ateşe verildiğini ve her gün sözlü şiddetin aralıksız sürdüğünü ifade eden Kaya; Dr. Aynur Dağdemir, Dr. Edip Kürklü, Dr. Göksel Kalaycıoğlu, Dr. Ersin Arslan, Dr. Kamil Furtun, Dr. Hüseyin Ağır ve Dr. Fikret Hacıosman’ın bu şekilde katledildiğini hatırlattı. 2020 yılında 12 bine yakın beyaz kod verilen sağlıkta şiddet olayının yaşandığına dikkat çeken Kaya, yapmış oldukları anketlerde hekimlerin yüzde 84’ünün daha önce hasta yakınları tarafından fiziki ya da sözel şiddete uğradığının tespit edildiğini ancak tüm bunlara rağmen işyerlerinde hekimleri şiddetten koruyacak önlemlerin alınmadığını ve çıkarılan sağlıkta şiddet yasasının algıyı yönetmeye çalışmak dışında bir işe yaramadığını vurguladı.

‘HASTANELERE AKLA GELEBİLECEK HER TÜRLÜ ZARAR VERİCİ ALETLE GİRİLEBİLİYOR’

Kamu kurumlarına hatta alışveriş merkezlerine dahi güvenlik kontrolü olmadan girmek mümkün değilken, hastanelere akla gelebilecek her türlü zarar verici alet ile girilebilmesine tepki gösteren Kaya, şu sözleri söyledi:

“Klinikler, yoğun bakımlar, acil servisler, ambulanslar, polikliniklerdeki fiziksel şartlar şiddetin önünü açmaktadır. Bu nedenle güvenli çalışma alanları oluşturulmasının ivedi gereklilik olduğunu ve bütün yöneticilere sağlık çalışanları için güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması konusunda sorumlu olduklarını hatırlatıyoruz.”

Şiddete yalnızca hastaneye başvuranlar tarafından uğramadıklarını dile getiren Kaya, bakanlık tarafından çıkarılan SABİM hattı ile hekimlere psikolojik şiddet de uygulandığını ifade ederek “Acil asistanı olarak görev yaparken SABİM’e yapılan haksız başvurular nedeniyle mobbinge maruz kalan ve bunun sonucunda intihar eden Dr. Melike Erdem, ne yazık ki bu şiddetin en ağır göstergesi olmuştur” şeklinde konuştu.

‘HASTALARIMIZ DA ARTIK GERÇEKLERİ GÖRMELİDİR’

SABİM’e konu olan şikayetlerin tamamı için “İflas etmiş sağlık sisteminden kaynaklı” olduğuna dikkat çeken Kaya, hastaların randevu alamadığını, 5 dakikada bir muayene olmaya zorlandıklarını ve özel hastaneye başvurmak zorunda bırakıldıkları için meydana gelen tüm sorunları sağlık personeline yansıttığını söyleyerek, “Sistemden ne hekimlerin ne hemşirelerin ne de sağlık personelleri sorumludur. SABİM hatları ile sorumluluğu üzerinden alıp hekimlere atmak isteyenlere karşı hastalarımız da artık gerçekleri görmelidir” dedi.

Taleplerin de dile getirildiği açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

Sağlıkta şiddet, genel şiddet ikliminden, siyasetçilerin şiddet üreten politikalarından da ayrı düşünülemez. Özellikle son yaşanan olaylarda erkek hastalar tarafından kadın sağlık çalışanlarına yönelik art arda gelen saldırılara tanıklık ediyoruz, elbette bunların tesadüf olmadığını, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle ilişkili olduğunu biliyoruz. Bir yandan kadına yönelik şiddete dur demek için İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken; diğer yandan hekime, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sonlanması için etkili ve caydırıcı yasaların çıkması için mücadele veriyoruz.

Birlikte çalıştığı sağlık personelinin eski eşi tarafından öldürülmesine engel olan, sevgili Aynur Dağdemir’in cesaretli dayanışmasını büyütmek ve şiddeti bitirmek için birlikte mücadele ediyoruz. Hekimlerin gördüğü her şiddette, yaşamdan hoyratça koparılan her kadında yüreğimiz ve aklımızla söz veriyoruz sana Aynur! Söz veriyoruz Melike’ye, Ersin’e, Kamil’e, Gülnur’a… Artık şiddet doğuran sağlık sisteminde, güvensiz işyerlerinde çalışmak istemiyoruz. Birimizin daha aramızdan alınmasına tahammülümüz yok!

- Sağlıkta şiddetin ana kaynağı olan neoliberal sağlık politikalarından derhal vazgeçilmesini,

- Sağlıkta şiddet için Türk Tabipleri Birliğinin önerileri çerçevesinde etkili yasa çıkarılmasını,

- Sağlık kurumlarında şiddeti önleyen fiziksel değişiklikler yapılmasını, güvenli işyerleri oluşturulmasını,

- Tüm işyerlerinde kadına karşı şiddeti önleme mekanizmaları için etkin politikalar uygulanmasını,

- İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konup etkili bir şekilde uygulanmasını,

- İş yaşamında şiddet ve tacize karşı ILO 190 Sözleşmesi’nin imzalanmasını talep ediyoruz.

Sağlıkta, sokakta, evde şiddetsiz sağlıklı bir dünya için mücadeleye devam edeceğiz.