20 milyon yapının 13 milyonu kaçak

TMMOB İMO İstanbul Şubesi, Sütlüce'de yıkılan binayla ilgili yapılan incelemelere dair rapor hazırladı. Suna, 20 milyon yapının 13 milyonunun kaçak olduğunu vurgulayarak "Bu olayın sorumlusu yağmur değil, projeye izin verenlerdir" dedi.



01-08-2018 18:51

İleri Haber

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası stanbul Şubesi, 24 Temmuz 2018 tarihinde Beyoğlu Sütlüce Mahallesi İmrahor Caddesi üzerinde bulunan bir inşaatın temel kazısı sırasında komşu parselde yıkılan binayla ilgili yapılan incelemelere dair rapor hazırladı. Raporu TMMOB adına İstanbul Şube başkanı Nusret Suna okudu.

Nusret Suna, meydana gelen olayı özetle "Yıkılan binanın çapraz altında bulunan inşaatın temel kazısı derinleşince binanın dayanma yapısı çökmüş, oturduğu zemin boşalmış, bina birkaç saat içerisinde temel kazısı yapılan parsele doğru devrilerek yıkılmıştır. Zemindeki boşalmaya eş zamanlı olarak binanın kaydığının tespit edilmesi can kaybını önlemiş, ancak telafisi zor maddi kayıp meydana gelmiştir" şeklinde açıkladı.

'20 MİLYON YAPININ 13 MİLYONU KAÇAK

"Sütlüce’de karşı karşıya kalınan bir Türkiye gerçeğidir. Başta İstanbul olmak üzere ülkemizdeki yapı stokunun hali içler acısıdır. Yapı stokunun mevcut durumu sır değildir. Hem bizler hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri tarafından defalarca kamuoyuyla paylaşılmıştır" diyen Suna, "Ülkemizde yaklaşık 20 milyon yapı bulunmaktadır, bu yapıların 13 milyonu kaçak ve ruhsatsızdır. İstanbul'da bulunan 2 milyon yapının da en az yarısının aynı şekilde kaçak ve ruhsatsız olduğu anlaşılmaktadır” açıklamasında bulundu.

BİR HAFTADA 1 BİNA ÇÖKTÜ, 2 İSTİNAT DUVARI YIKILDI

Mühendislik hizmeti almadan üretilen ruhsatsız yapıları riskli yapı olarak kabul ettiklerini ve söz konusu yapıların can güvenliği açısından tehlike arz ettiğini vurgulayan Suna, sözlerini “İstanbul genelinde Sütlüce 'dekine benzer sayısız bina bulunmaktadır. Son bir hafta içerisinde önce Sütlüce'de bir bina çöktü, birkaç gün sonra Sancaktepe'de bir ilkokulun ve son olarak da 30 Temmuz'da bir inşaatın istinat duvarı yıkıldı. Bütün bunları tesadüfle açıklamak nasıl bilimsel olmazsa, lokal olayları tartışmak, tek bir yıkımı ele alıp neden-sonuç bağlamına işaret etmek, münferiden suç-ceza ilişkisi tanımlayıp kamusal sorumluluğu yok saymak da sorunun çözülmesini mümkün olmaktan çıkarmaktadır” şeklinde devam ettirdi.

'EĞİTİMDEKİ SORUNLAR MESLEKİ SÜREÇ BAŞLAYINCA ORTAYA ÇIKIYOR'

"İnşaat mühendisliği eğitimi sorunludur" diyen Suna, "Laboratuvar olanaklarından yeteri kadar yararlanamadan eğitimini tamamlayan genç bir mühendisin kaliteli hazır beton üretimi, kolon ve kiriş dayanımı, zeminin fiziksel ve mekanik özellikleri gibi temel konularda yetersizliği mesleki süreç başladığında açığa çıkmaktadır" ifadelerini kullandı.

İMAR BARIŞIYLA DENETİMSİZ YAPILARA GÖZ YUMULUYOR

'İmar barışı'nın denetimsiz yapılara göz yumduğuna değinilen raporda "İmar barışı adı altında başlatılan uygulamanın imar affı olduğundan kuşku yoktur. İmar affının Sütlüce’de yıkılan binanın ve daha nicelerinin affedilmesinden başka bir sonuç doğurması mümkün değildir. İmar affı nitelikli mühendislik hizmeti almadan, nitelikli bir denetim sürecine tabi tutulmadan üretilen yapıların kendilerini muhafaza etmelerine yol açacaktır" ifadeleri yer aldı.

'TÜRKİYE'DE 100 BİNDEN FAZLA İNSAN DEPREMDE ÖLDÜ'

"Güvenli olmaktan uzak ve korunaksız bir hayatımız var. Barındığımız yapıların ne zaman ve ne şekilde yıkılacağı bilinmiyor. Depremde ne tepki vereceği tam bir muamma" diyen Suna sözüne şöyle devam etti: "Ülkemiz tarihinde Sütlüce örneğinde olduğu gibi, Diyarbakır Hicret, Konya Zümrüt apartmanı faciaları yer alıyor. Ve ne yazık ki kamu erki gerçekleri yok sayarak sorunları çözebileceğini düşünüyor. Karşı karşıya kaldığımız her afette kamu erkinin bu yaklaşımı gerçeğin duvarına çarpıp dağılıyor. Ancak bedeli ağır oluyor. Son yüz yılda 100 binden fazla insanını depremlerde kaybeden bir ülkenin inşaat mühendisleri olarak içinde bulunduğumuz çaresizliği, mesleğimizin bilimsel ve evrensel kabulleri doğrultusunda kamuoyu oluşturarak gidermeye çalışıyoruz."

'BU OLAY YAŞANABİLECEK VAHİM SONUÇLARI GÖSTERDİ'

Sütlüce’deki olayla ilgili TMMOB İMO İstanbul Yönetim Kurulu'nun hazırladığı ayrıntılı raporun sonuç bölümünde ise "Yaşanan bu olay bir kez daha derin kazılarda gerekli güvenlik önlemleri alınmadan kazı yapıldığı zaman ne kadar vahim sonuçlar yaşanabileceğini gözler önüne sermiştir. Olay sonrası günah keçisi aranır gibi yıkılan bina iskansızdı diyerek bundan böyle yaşanması muhtemel bu tür olayların önüne geçilemez" ifadelerine yer verildi.

'BU OLAYIN SORUMLUSU YAĞMUR DEĞİL, PROJEYE İZİN VERENLERDİR'

Yaşanan olayın sorumlusunun yağmur olarak gösterilmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Suna, "Bu hadise özelinde proje müellifi, yapı denetim firması, müteahhit ve belediye üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmek konusunda gerekeni ortaya koymalıdır. Bu olayın sorumlusu son derece doğal olan sağanak yağış değildir. Sorumluluk, 2753 ada 28 parselde derin kazı gerektiren inşaat faaliyetine, mevcut duvarı yeteri kadar güçlendirmeden izin veren proje müellifi, yapı denetim firması, müteahhit ve belediyenindir" dedi.

'SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'

Nusret Suna, açıklamanın sonunda "İnşaat Mühendisleri Odası, Sütlüce olayında meslektaşlarının ne derecede sorumluluğu bulunduğunu tespit edecek, sürecin takipçisi olacak,  mevzuatının ve kanunun verdiği yetkiyi kullanmaktan imtina etmeyecektir" ifadeleri kullandı.