16 Mart Katliamı'nın üstünden 42 yıl geçti: 7 öğrenci yaşamını yitirdi, faillerin hiçbiri tutuklanmadı

7 devrimci öğrencinin hayatını kaybettiği 16 Mart Beyazıt Katliamı’nın üzerinden 42 yıl geçti. Katliamdan 21 yıl sonra gelen yeni itiraflar ve bilgiler sonrasında açılan dava zaman aşımına uğratılırken, katliamın faillerinden hiçbiri tutuklanmadı.



16-03-2020 13:14

İleri Haber

İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü'nden 16 Mart 1978’de toplu halde çıkan öğrencilerin üzerine Eczacılık Fakültesi önünde atılan bomba ve ardından gerçekleşen silahlı saldırı sonucunda 7 devrimci öğrencinin yaşamını yitirmesinin ve 41 öğrencinin de yaralanmasının üzerinden tam 42 yıl geçti. 

Faşist çeteler tarafından düzenlenen bombalı ve silahlı saldırı sonucunda Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt isimli 7 öğrenci hayatını kaybetti.

'KAHROLSUN KOMÜNİSTLER' DİYEREK BOMBA ATTI

16 Mart 1978 günü öğle saatlerinde İstanbul Üniversitesi'nden saldırı tehdidine karşı toplu çıkış yapan Hukuk ve İktisat Fakültesi öğrencilerinin üzerine Beyazıt yönünde koşan ve daha sonra adının Zülküf İsot olduğu öğrenilen kişi "Kahrolsun komünistler" diye bağırarak bomba attı. Patlayan bombanın hemen ardından da öğrencilerin üzerine yaylım ateşi açıldı. O gün üniversite kapısında 5 devrimci öğrenci yaşamını yitirirken, daha sonraki günlerde ise 2 öğrencinin daha hayatını kaybetmesi üzerine ölü sayısı 7'ye çıktı.

Katliamın ardından, hayatını kaybeden öğrencilerin arkadaşlarının üniversiteyi işgal etmesi üzerine İstanbul Üniversite Senatosu, okulu süresiz kapattı. Devrimci öğrencilere dönük saldırı geniş kesimlerin tepkisiyle karşılanırken, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 2 gün süreyle 2 saat iş bırakarak "Faşizme İhtar" eylemleri düzenledi.

7 ÖĞRENCİ ÖLDÜ, BİR KİŞİ BİLE TUTUKLANMADI

Katliamın ardından Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Orhan Çakıroğlu, o dönem Ülkü Ocakları'nda görevli Mehmet Gül, dönemin MHP İstanbul İl Başkanı Kazım Ayaydın ve Ahmet Hamdi Aksoy gözaltına alındı. Sanıklardan Sıddık Polat ise Elazığ'da yakalandı ve 1978 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.

Soruşturmada adı geçen 17 kişi hakkında takipsizlik kararı verilirken, diğer sanıklar hakkında 'idam' istemiyle İstanbul 1 No'lu Sıkıyönetim Mahkemesi'nde dava açıldı. 15 ay süren yargılama sonunda, Polat 11 yıl hapis cezasına mahkûm edilirken, diğer sanıklar delil yetersizliğinden beraat etti. Askeri Yargıtay'ın 5 Ekim 1982 tarihli kararından sonra Polat da beraat etti.

KATLİAM, 9 GÜN ÖNCEDEN İHBAR EDİLMİŞTİ

Katliam, gerçekleştiği günden dokuz gün önce bir yazıyla polise ihbar edildiği halde tedbir alınmamış ve 7 öğrencinin ölümü, 41 öğrencinin ise yaralanmasına seyirci kalındı. Ayrıca Abdullah Çatlı ve Reşat Altay’ın da adının geçirildiği dava dosyası, sıkıyönetim koşullarının verdiği rahatlıkla kapatıldı.

İstanbul 6. Ceza Mahkemesi'nin 20 Ekim 2008’de dava için aldığı zaman aşımı kararı, Mart 2010’da Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onandı. Böylece, yedi kişinin ölümü onlarca kişinin yaralanmasına yol açan, örgütlü ve planlı bir biçimde gerçekleştirildiğine dair çok sayıda kanıt bulunan 16 Mart Katliamı tarihin tozlu raflarına terk edildi.