10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu'ndan İBB'ye atama tepkisi: 10 Ekim’de sorumluluğu bulunan işe alınamaz

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, katliamın gerçekleştiği tarihte Ankara Emniyet Genel Müdürü olan Adem Arslanoğlu'nun İBB tarafından İETT Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne atanacağına ilişkin iddiaya tepki gösterdi.



15-08-2020 23:24

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, katliamın gerçekleştiği dönemde Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü olan Adem Arslanoğlu’nun İstanbul  Büyükşehir Belediyesi tarafından İETT Güvenlik Şube Müdürü olarak atanacağı iddiasına ilişkin açıklama yaptı.

İddialara sert sözlerle tepki gösterilen açıklamada, "Dönemin Ankara Emniyet Müdürlüğü yetkilileri hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından bir soruşturma yürütülmüş ve soruşturma sonucunda İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri soruşturma raporu hazırlamışlardır. Raporda Adem Arslanoğlu’nun sorumluluğu somut olarak ifade edilmiş ve katliam öncesi miting alanında alınması gereken önlemleri almammış olması sebebiyle hakkında soruşturma açılması gerektiği işaret edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu'nun yaptığı açıklama şöyle:

"10 Ekim Ankara Katliamının gerçekleştiği dönemde Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü olan Adem Arslanoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İETT Güvenlik Şube Müdürü olarak atanmasına ilişkin bir süreç yaşandığını sosyal medyadan öğrenmiş bulunmaktayız. 

Adem Arslanoğlu, 10 Ekim günü gerçekleştirilmek istenen mitinge ilişkin önlemleri almak ve planlamakla yükümlü olan en önemli emniyet yetkililerinden biridir. Mitinge ilişkin alınması gereken önlemler güvenlik şube müdürlüğünün sorumluluğunda olup, kendisinin görevini yapmadığı gerçeği halen ortada durmaktadır.

Üstelik Arslanoğlu ve dönemin Ankara Emniyet Müdürlüğü yetkilileri hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından bir soruşturma yürütülmüş ve soruşturma sonucunda İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri soruşturma raporu hazırlamışlardır. Raporda Adem Arslanoğlu’nun sorumluluğu somut olarak ifade edilmiş ve katliam öncesi miting alanında alınması gereken önlemleri almamış olması sebebiyle hakkında soruşturma açılması gerektiği işaret edilmiştir. 

Güvenlik Şube Müdürlüğünün yapması gerekenin, neredeyse birbirinin aynı cümlelerle tekrarlanmış olan önceki toplantı ve gösteri yürüyüşleri için alınmış emniyet tedbirlerini tekrar yazmak değil, Şubeye gelen istihbarat bilgileri, bu toplantıdan önce değişik illerde yapılan toplantılarda gerçekleşmiş bomba/canlı bomba eylemleri olduğu dikkate alınarak, bu tür öngörülerin önceden planlanmış yasal bir toplantı ve gösteri yürüyüşünün güvenliğinin sağlanmasına yönelik emniyet tedbirlerine yansıtılması olduğu, ancak bu görevin yerine getirilmediği..” Bu cümleler söz konusu rapordan alınmış olup, Arslanoğlu tarafından alınmayan önlemler sayfalar dolusu tek tek ifade edilmiştir.

Katliama ilişkin kamu görevlilerinin sorumluluklarını katliam anından bu yana dile getirmekteyiz. Adem Arslanoğlu, hakkında suç duyurusunda bulunduğumuz, yargılanması gerektiğini söylediğimiz kamu görevlilerinden biridir. O nedenle, 10 Ekim Ankara katliamında kusur ve sorumluluğuna işaret edilen bir şahsın İstanbul Büyükşehir Belediyesinin herhangi bir kurumunda görev yapacak olması kabul edilemez. 

10 Ekim 2015 günü müvekkillerimiz; sevdiklerini, yakınlarını kaybettiler, yaralandılar, sakat kaldılar, katliama tanıklık etiler. Bu büyük acıya rağmen o günden bu yana aralıksız adalet için mücadele ettiler. Şimdi bu duyduklarımız onlar için yeniden ve yeniden acı anlamına gelmekte olup, bunu yapmaya kimsenin hakkı olmadığını belirtmek isteriz.    

Ankara katliamında şu veya bu biçimde rol alanların ve herhangi bir şekilde sorumluluğu bulunanların bundan sonra alacakları tek görev vardır;

Bu görev ise katliamdaki sorumlulukları nedeniyle, kamuoyuna suçlarını itiraf ederek yargılanmalarını talep etmek ve bildikleri her şeyi açıklayarak, katliamın gerçek sorumlularını açıklamaktan ibarettir.  Bunun dışında bu katliamla ilgili en ufak bir ihmali dahi olsa  sorumluluğu bulunan kişilere katliamdaki kusurlarını görmezden gelerek, halkın oyları ile seçilen bir belediyede görev vermek, katliamdan sorumlu olan kişileri meşrulaştırma çabası olup, yapılan atama tercihinin doğru olmadığı ve kimsenin de bu insanlara hiçbir şey olmamış gibi davranmaya hakları olmadığını bir kez daha hatırlatırız.

Bu vesileyle başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere, halkın oyları ile  yetki almış  tüm kurumları da  halka karşı sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmeye, halka karşı suç işlemiş kişilere görev vermek bir yana, katliamın gerçek faillerinin bulunması için her anlamda daha fazla gayret göstermeye  çağırıyoruz."