1-2-3 Mayıs'ta sokağa çıkma yasağı uygulanacak

Kabine toplantısının ardından koronavirüs salgınına ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, Ramazan Bayramı'na kadar her hafta sonunda sokağa çıkma yasağı uygulamasını düşündüklerini ve bu hafta 1-2-3 Mayıs tarihlerinde yasağın geçerli olacağını duyurdu.



27-04-2020 18:55

İleri Haber

1, 2 ve 3 Mayıs'ta sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıklayan Erdoğan, haftasonu sokağa çıkma yasağı sürecinin Ramazan Bayramı'na kadar uygulamayı düşündüklerini de söyledi.

AKP'li Cumurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

- Aziz milletim sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Kabinemizin 29. toplantımızı gerçekleştirdik. Ramazan ayının birliğimizi kardeşliğimizi güçlendirmesini diliyorum. Küresel felaket halini alan korona hastalığının üstesinden gelerek Ramazan'ın sonunda çifte bayram yapmak istiyoruz.

- Somut neticeler aldığımız bir döneme girdik. Hasta ve ölüm sayımız günden güne azalıyor. Salgını çok rahatlıkla göğüsleyebilen sağlık sistemimiz diğer sistemlerde de faaliyetini sürdürmeye devam etmektedir. Dünyanın her yerindeki kardeşlerimize sahip çıktık. 40 bine yakın vatandaşımızı ülkemize getirdik. Önce karantinaya aldık ve sağlıklarından emin olduktan sonra evlerine yolcu ettik. Şimdi 25 bin vatandaşımızı daha ülkemize getiriyoruz. Aynı şekilde yurt dışında yaşayıp ağır hastalık geçiren ve bulundukları yerde tedavileri yapılmayan vatandaşlarımızı da yalnız bırakmadık. Dün sabah İsveç'e gönderdiğimiz ambulans uçağımız hasta vatandaşımızı alıp ülkemize getirdik. İnşallah bu kardeşimizi sağlıklı bir şekilde evine göndereceğiz.

- Türkiye'de hiçbir vatandaşımız hastane kapısından geri çevrilmemiş, tedavileri ihmal edilmemiştir. Gerek mevcut hastanelerimizde gerekse yeni açtığımız hastanelerimizde tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyoruz. Ülkemizin alt yapısını ve üretim kapasitesini test etme imkanı bulduk. Bu zorlu süreçten alnımızın akıyla çıkmayı başardık. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin çaresiz kaldığı konularda biz dostlarımıza destek verecek konuma ulaştık. Yarın tıbbi malzeme taşıyacak olan uçakların yarın ABD'ye hareket ediyor. Kriz sonrası yeninden yapılanacak dünyada ülkemizin 2023 hedefleri ötesinde bir konuma ulaşacağına yürekten inanıyorum. Geçtiğimiz hafta 4 günlük uyguladığımız sokağa çıkma kısıtlama için gösterdiğiniz hassasiyet için teşekkür ediyoruz. Bilindiği gibi bu hastalık insandan insana bulaşarak yayılıyor.

- Salgının kontrol altına alınmasında insanların kalabalık halde bulunduğu alanlarda ara verilmesinin büyük katkısı olmuştur. Ülkemizdeki bu güzel gidişi devam ettirmek için hafta sonu uygulamasını Bayram sonuna kadar sürdürmeyi istiyoruz. Bu hafta sonu da 31 ilimizde 3 gün süreyle sokağa çıkma sınırlandırmasını uygulayacağız. Önümüzdeki olumlu tablonun sürmesi halinde ülke genelinde hayatı normale döndürmek için planlama hazırlıyoruz. Hangi alanda hangi tarihte adımların atılacağı bu programı sizlerle paylaşacağız. Marketler cuma günü saat 09.00-14.00 arasında açık olacak.

- Adliyelerdeki dava, icra, şikayet, itiraz, bildirim süreleriyle ilgili ertelemenin 30 Nisan'da dolan tarihini 15 Haziran'a kadar uzatıyoruz.

- Çiftçilerimizin Mayıs ve Haziran aylarında Ziraat ve Tarım kooperatiflerine ödemesi gereken kredileri 6 ay öteliyoruz. Attığımız her adımı sağlıkla önceliklerimizden taviz vermeden hayata geçireceğiz. Tüm bakanlıklarımız kendi sorumluluklarını ve hazırlıklarını sürdürüyor. Ekonomik istikrar kalkanı toplam kapsamında 200 milyar lirayı buldu. Böylece sıkıntılı dönemlerinde milletimizin yanına olduğunu gösterdik. Esnaflarımıza yaklaşık 8,4 milyar liralık finansman tahsisi yapıldı. İşten çıkarmayı 3 ay süreyle kısıtlandırarak istihdamı korumaya aldık. Ücretsiz izne çıkartılan veya sözleşmesi feshedilen çalışanlara bin 177 lira destek sağlamaya başladık. Toplam 4 milyon 400 haneye biner lira destek verdik. İhtiyaç sahibi olan herkese biner lira destek sağlayacağımız 3. bir destek paketi devreye aldık.

- Avrupa'daki toplam yoğun bakım kapasitesine tek başımıza sahip olmamış olsaydık salgını bu derece soğuk kanlılıkla karşılayamazdık. 1 milyona yakın sağlık çalışanımızın desteği olmasaydı, bakım evlerinde diğer yerlerde Avrupa'daki gibi acı görüntüler görebilirdik.

-  Bu örnekleri eğitimden ulaşıma her alana teşbih etmek mümkündür. Tüm bu başarıları attığımız her adımda yapılan işlere katkı vermek yerine takoz olmayı kendine misyon elde edinmiş bir muhalefet anlayışına rağmen elde etmiş olmamızdır.

- Bu örnekleri eğitimden ulaşıma her alana teşbih etmek mümkündür. Tüm bu başarıları attığımız her adımda yapılan işlere katkı vermek yerine takoz olmayı kendine misyon elde edinmiş bir muhalefet anlayışına rağmen elde etmiş olmamızdır. CHP'nin başını çektiği bu anlayış hep uzlaşma yerine çatışmayı birlik beraberlik yerine bölücülüğü, müsamaha yerine kin ve nefret körüklemeyi esas almıştır.

- Son dönemde belediyelerin yardımlarını yasakladığımız yalanlarına, İletişim Başkanımıza fütursuz saldırıların arkasında bu zihniyet vardır. İletişim Başkanımızın görevi gereği istediği yerde ikamet etme hakkı vardır.

- Kendisi 45 metre kare bir yerde oturmayı seçmiştir. Büyütme imkanı olduğu halde bunu yapmamıştır. Tüm mahallenin bizar olduğu 200 küsur metrekarelik mezbelelik yeri Vakıflar'dan kiralayarak bakımını üstlenmiştir. CHP zihniyete tarafından topyekün iftira ve çirkin saldırıdaki tutarsızlık, siyasi kokuşmuşluğun en bariz örneğidir. CHP Üsküdar İlçe Başkanı 'gittim evin fotoğrafını çektim, il başkanıma verdim' diyor. CHP İl Başkanı bu durumu kabul ediyor. CHP Genel Başkanı utanmadan 'ilçe başkanımız oradan geçiyormuş, fotoğraf çekme gibi bir şey yok' diyor. Belediyenin yardımlarıyla ilgili valiliklerle koordinasyon ve planlama yapılması gerektiğini söylerken onlar bambaşka işler yapıyorlar.

- Yalanlar silsilesi devam ediyor. Bir taraftan talimat vermedim diyor, ama ilçe başkanı da aldığı talimatın gereği gidip orada fotoğrafı çektiği, ondan sonra da burada böyle bir inşaat falan olmadığını söylüyor. Adana'daki belediye başkanı fuar merkezini stantlarla bölmek suretiyle girişine de sahra hastanesi diye yazı yerleştiriyor. Yalancının mumu yatsıya kadar yanıyor, hemen yanında kongre merkezi yazıyor.

- Adana zaten hastane yatak kapasitesi itibarıyle de doygun şehirlerimizden bir tanesi. Orada hastanelerle Adana'nın sıkıntılarını çoktan yerine getirmiş durumdayız. Sahra hastanesi dediler, gidin bakın bakalım şu anda öyle bir şey var mı? Herşey yalan. Biz ne aldanan ne aldatan olmadık.

- Şu anda Başakşehir Şehir Hastanesi'nin birinci etabını aştık. İkinci etabını da inşallah 20 Mayıs'ta açıyoruz. 2 bin 500'ü aşkın yatak kapasitesine sahip dünyada sayılı, modern hastanelerden bir tanesini açmış oluyoruz.

- Dağıttıkları kitapçıklarla Aleviliği din olarak takdim eden anlayışı milletimin huzurunda telin ediyorum, kınıyorum.

- Diyanat İşleri Başkanımızın sözleri kendini müslüman olarak tanımlayan kişiler için bağlayıcıdır. Kendini bu sıfatlarla tanımlamayanlar için söz konusu ifadeler sadece görüştün ibarettir. Ülkemizde eğer İslam adına konuşması gereken birisi varsa, bir kurum varsa Diyanet İşleri Başkanlığı'dır ve buranın Din İşleri Yüksek Kurulu vardır. Diyanet İşleri Başkanımız dini noktada herhangi bir konuda çıkar hutbelerinde, gerek vaazu nasihatlarinde anlatmakla mükelleftir. Bu Ankara Barosu'nun yetkisinde olan bir konu değildir. Herkes haddini, yerini bilecektir.

- Ankara Barosu başta olmak üzere kullanılan üslup, konu ve şahıs boyutunu aşıp kasıtlı İslam'a saldırı halini almıştır. Diyanet İşleri Başkanımıza yapılan saldırı devlete yapılan saldırıdır. Yapılan her gönderme karşımızdaki zihniyetin ilkelliğinin, nefret bataklığının birer yansımasıdır. Faşizmin en ilkel halini yansıtan bu yaklaşımların ülkemizdeki varlığı, demokrasi, çoğulculuk, inançlara saygı gibi ilkelerin hala yerli yerine oturmadığına işaret ediyor. Demokratlık adına faşizmi, halkçılık adına millet düşmanlığını sergileyen bu mankurtların gerçek yüzleri birer birer ifşa olmaktadır. Türkiye bu zihniyetten arınma aşamasına gelmiştir. Biz 18 yıldan beri ısrarla ve bilinçli olarak bu ilkel siyaset tarzının ülkemizi sürüklemeye çalıştığı mecraya kaymayı reddettik. Eğer bizler bu oyuna gelmiş olsaydık, böyle davranmasaydık, icrat yerine sadece polemik yapsaydık bugün hep birlikte halimiz haraptı.