Podemos



28-10-2014 09:09


Erkin Özalp

Bu yılın Ocak ayında İspanya’da kurulan Podemos (Yapabiliriz) partisi, sadece 4 ay sonra düzenlenen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 1 milyon 250 binden fazla oy alarak yüzde 8’lik bir oy oranına ulaşmayı ve bu parlamentoya 5 temsilci göndermeyi başarmıştı. Kısa bir süre önce yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, bugün seçim yapılsa, Podemos, yüzde 24’lük bir oy oranıyla en çok oy alan ikinci parti olabilecek durumda.

Avrupa Parlamentosu’nda, komünist partilerinin de içinde yer aldığı Avrupa Birleşik Solu-Kuzey Yeşil Solu grubuna katılan Podemos’un kökeni, 2011 yılında İspanya’da başlayan ve milyonlarca insanın katıldığı protesto eylemleriyle dünya gündemine giren Öfkeliler Hareketine dayandırılıyor.

Partinin en tanınmış ismi Pablo Iglesias Turrión ve diğer bazı önde gelen isimler, geçmişte, İspanya Komünist Partisi’nin başını çektiği Birleşik Sol ittifakına ve Latin Amerika’daki (Venezüella ve Bolivya’dakiler dâhil olmak üzere) bazı ilerici iktidarlara danışmanlık yapmış. Partinin kurulmasından önce İspanya’daki televizyon programlarıyla ünlenen Iglesias, daha önce de, çok sayıda öğrenci gençlik hareketinde ve komünist gençlik hareketinde yer almış.

Podemos’un seçimlerdeki adayları da temel politikaları da, tüm üyelerin İnternet aracılığıyla katıldığı oylamalarla belirleniyor. Üye sayısı 200 binin üzerine çıkan partide, her üyenin karar önergesi sunma hakkı var. Son yapılan oylamalarla benimsenen beş karar önergesinin başlıkları şöyle:

> Eğitimi savunun: onların işi değil bizim hakkımız
> Yolsuzluğa karşı acil önlemler
> Barınma hakkını kazanın ve finans işlerindeki cezadan muaf olma durumuna son verin
> Sağlık hakkı için: Herkesten herkese sağlık hizmeti
> Borçların denetlenmesi ve yeniden yapılandırılması.

“Haklı olmayan” devlet borçlarının ödenmemesi, iktidardaki muhafazakâr Halk Partisi tarafından çıkarılan ve Katolik kilisesinin okullardaki konumunu güçlendiren yeni eğitim yasasının geri çekilmesi ve Katalonya ve Bask halklarının kendi dillerini kullanmalarının önüne engeller çıkaran yasal düzenlemelerin kaldırılması da Podemos’un talepleri arasında yer alıyor.

2011 yılında başlayan kitlesel hareketler, İspanya Komünist Partisi’nin de güç kazanmasını sağladı. Bu partinin içinde yer aldığı ittifak, son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 10’luk oy oranına ulaştı. Ancak önümüzdeki seçimlerde Podemos’un çok daha yüksek oy oranlarına ulaşması bekleniyor. (Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde Podemos ile Birleşik Sol arasında seçim ittifakı görüşmeleri yapılmış, ancak İspanya Komünist Partisi adayların ön seçimlerle belirlenmesine karşı çıktığından anlaşma sağlanamamış.)

2015 yılında yapılacak olan genel seçimlerde Podemos’un birinci parti olabileceği ve komünistlerle koalisyon hükümeti kurabileceği yönünde tahminler de bulunuyor. Pablo Iglesias da, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin gecesinde, kemer sıkma politikalarına içtenlikle karşı çıkan tüm güçlere birliktelik önermiş. Ama diğer yandan, partinin siyasal analizlerden sorumlu üyesi Carolina Bescansa Hernández, Temmuz ayında kendisiyle yapılan bir röportajda, başka partilerin yöneticileriyle “kapalı kapılar ardında” görüşmelerinin kesinlikle söz konusu olmayacağını açıklamış ve toplumsal düzeydeki birlikteliklerin kendileri açısından daha önemli olduğunu vurgulamış. 

Bu arada, Pablo Iglesias, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde asıl olarak işsizliğe, kemer sıkma politikalarına ve yolsuzluklara karşı mücadeleyi öne çıkaran Podemos’un seçilen 5 temsilcisinin, 8000 avrodan fazla olan maaşlarının yalnızca 1930’ar avrosunu (İspanya’daki asgari ücretin üç katı) alacaklarını, geri kalanını ya partilerine vereceklerini ya da başka kurumlara bağışlayacaklarını açıklamıştı. 

Podemos, liderleri ve üyelik aidatları bulunmayan, ne zaman toplanacaklarına kendileri karar veren “çevre”lere dayalı bir örgütlülüğe sahip. Eylül ayı sonlarında ülke genelinde üye sayıları 200 ile 1000 arasında değişen 800 civarında çevre varmış. Yerelliklere dayalı çevrelerin yanında özel ilgi alanlarına odaklanan çevreler de bulunuyormuş. Diğer yandan, çevrelerin iç iletişiminde ve yeni üyeler kazanmasında en büyük rolü Facebook ve Twitter oynuyormuş! 

Bir başka deyişle, Podemos, bir “parti”den çok “hareket”e benziyor. Kapitalist sistemin (bugünkü) sınırlarını zorlayacak talepler ileri sürmekle birlikte, anti-kapitalist bir programa da sahip değil. 

Ama dünyanın pek çok ülkesinde kitlelerin harekete geçebildiği bir dönemde, Podemos’un, toplumsal dinamiklerle siyasal iktidar mücadelesi arasındaki bağların ne şekilde kurulabileceği konusunda bazı ipuçları sunduğunu düşünüyorum. 

Gezi Direnişinin birikimini geleceğe taşımaya çalışan Birleşik Haziran Hareketi, dünya üzerindeki başka deneyimlerin yanı sıra, Öfkeliler Hareketinin birikimini geleceğe taşımaya çalışan Podemos’tan da bazı dersler çıkarabilir.

Kaynaklar:
http://www.kommunisten.eu/index.php?option=com_content&view=article&id=5229:spanien-rempoertel-wollen-regierung-uebernehmen&catid=112:europawahlen-2014&Itemid=278
http://www.triller-online.de/e0706.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/Podemos_(Spanish_political_party)
http://www.theguardian.com/politics/2014/may/27/podemos-citizen-politics-spain-elections-indignados-movement
http://www.theguardian.com/commentisfree/2014/may/28/spain-podemos-anti-politics-not-monopoly-right
https://participa.podemos.info/es
http://www.telecinco.es/untiemponuevo/programas/programa-1-25-10-14/Podemos-convierte-segunda-politica-Espana_2_1882155006.html
http://globalvoicesonline.org/2014/09/05/independent-political-party-podemos-spreads-across-spain/
http://www.marxist.com/spain-where-did-podemos-come-from-and-why-has-it-been-so-successful.htm