Olasılıklar



19-06-2018 00:02


Metin Çulhaoğlu

“24 Haziran’da ne olur?” diye sorulduğunda en yaygın kullanılan tabirin “bıçak sırtı” olduğunu görüyoruz. Yani o da olabilir bu da, hepsi “bıçak sırtında” deniyor… 

Bizce de öyledir.

Bugün ortada “cumhur ittifakı” (Cİ), “millet ittifakı” (Mİ) ve HDP var. 24 Haziran’da sadece milletvekili seçimleri yapılıyor olsaydı Cİ > Mİ + HDP ya da Cİ < Mİ + HDP olmak üzere iki olasılıktan söz edilebilirdi. Ancak, başkanlık seçimi de yapılacağından bu iki olasılığın her birine Erdoğan’ın ilk turda seçilmesi ya da seçilememesi olasılıklarını eklemek gerekiyor. Ekleyince de ortaya dört olasılık çıkıyor. 

(Not: Cİ > Mİ + HDP formülü, HDP’nin baraj altı kaldığı ve Cİ’nin mecliste çoğunluğu sağladığı varsayımından hareketledir; HDP’nin barajı aşması durumunda aynı formülün- büsbütün imkânsız olmasa da- gerçekleşmeyeceği varsayılmaktadır).  

Şimdi, bu dört olasılıktan herhangi birine peşinen “işte bu kesinlikle olmaz” denemiyorsa ortada gerçekten daha geniş anlamda bir “bıçak sırtı” durumu vardır. Dört olasılıktan birine daha az ağırlık tanıyanlar çıkabilir; ama “kesinlikle olmaz” denemez ve daha önemlisi, denmemelidir.  

Öyleyse, “bu sefer tamam”, “25 Haziran sabahı başka bir Türkiye’ye uyanacağız”, “gideceklerini kendileri de biliyorlar” gibi, aşırı iyimserlikten mi kaynaklandığını yoksa “işin aslını biz de biliyoruz, ama böyle demek gerekir” mantığıyla mı yayıldığını tam kestiremediğimiz söylemlere fazla kapılmamak gerektiğini hatırlatmış olalım.    

Bıçak sırtıysa bıçak sırtıdır ve “bitti bu iş” rehavetine hiç yer olmamalıdır. 

***

Yukarıda söylenenlerin, “hile hurda” faktörü dışında gerçek duruma işaret ettiği kanısındayız. Başka bir deyişle, 24 Haziran’da Cumhuriyet tarihinin en “temiz” seçimlerinin yapılacağını varsaysak bile herhangi birinin en başta elenmesi mümkün olmayan dört olasılık geçerliğini gene koruyacaktır. 

Dört olasılık içinde en olumsuzu, herhalde Cİ > Mİ + HDP ve Erdoğan’ın ilk turda yüzde 50’yi bulmasıdır. 

Daha önce yazdıklarımızdan hareketle tekrarlayacak olursak, böyle bir durumun Türkiye’deki toplumsal muhalefet üzerinde kalıcı bir travma yaratıp onu kabuğuna çekilmeye zorlayacağını pek sanmıyoruz. Ancak sözü edilen sonuç gene de önemlidir ve pek çok başlığın yeniden ele alınmasını gerektirecektir. 

Şimdilik, “ayrı bir konu” sayıp geçelim.

En olumlu olasılık ise Cİ < Mİ + HDP + Erdoğan’ın ilk turda seçilememesidir. 

Bizce dananın kuyruğu asıl böyle bir olasılıkta kopacaktır. 

Kimsenin havlu atacağı, “tamam” deyip tıpış tıpış gideceği yoktur; dağarcıkta hangi “planlar” hazırsa, hukuk ve meşruiyet sınırlarının “zorlanması” da değil fiilen yok sayılması dâhil ne varsa, hepsinin 25 Haziran-8Temmuz dönemine sıkıştırılması ciddi bir olasılıktır. 

Kastettiğimiz, elbette ikinci tura kalan Erdoğan’ın “yeni” siyasal mesajlar vermesi, İyi Parti, Saadet ve HDP’den oy devşirmeye çalışması değildir. Bunlar, siyasette meşru girişimlerdir. Ancak bu tür siyaset manevralarının bir garantisi olmadığı gibi başka bir önemli olasılık daha hesaba katılacaktır: 24 Haziran’da meclis çoğunluğunu yitirip bir de (örneğin) yüzde 45’de kalan bir Erdoğan’ın oyunu daha öteye taşıma marjının, her kimse rakibinin kendi oyunu daha öteye taşıma marjına göre dar kalacak olması… 

Burada kuşkusuz rakibin 24 Haziran’da nereye dayadığı da etkili olacaktır. Örneğin, ikinci turdaki rakibin 24 Haziran’da yüzde 30’un üzerine çıkması bir “alarm işareti”, en azından rahatsızlık yaratıcı bir durum sayılacak ve büyük olasılıkla “çare arayışları” başlayacaktır.    

***

Görebildiğimiz, daha doğrusu görebildiklerimiz arasından seçtiğimiz olasılıklar bunlar…

Eksikleri, boşlukları vb. olabilir. Ama sürecin “normal seyrinde” gitmesi halinde gerçekleşebilecek “en kötü” ve “en iyi” olasılıklar konusunda fazla tereddüt olacağını sanmıyoruz. 

O halde bugünden başlayarak odaklanılması gereken noktalar, “en kötü” durumda toplumsal muhalefeti diri tutmanın yollarını aramak, “en iyi” durumda ise daha sonra yapılacaklar ve “talep edilecekler” konusunda hazırlık yapmaktır.