Nuriye, Semih ve ekmek

Ekmeği elinden alınanlar ekmeği anlatıyor. 

İşi, aşı, en temel hakları, onuru ve özgürlüğü için direnmeyi.

Başka çare kalmayınca, aç kalarak, bedenini ölüme yatırarak mücadele etmeyi…

*

Ekmeği elinden alınanlar açlığı anlatıyor.

“Bir saniye bile aç kalmak istemiyoruz,” diyerek anlatıyor.

Kimsecikler “bir saniye bile aç kalmasın” diye, 65 gündür aç kalarak anlatıyor…

*

Ekmeği elinden alınanlar KHK’leri anlatıyor.

“Allahın bir lütfu bu,” diye “darbe”lerine sarılanların, olağanüstü hâllerini;

Solcuyken Fetö torbasına konmayı, öğretmenken öğrencilerinden koparılmayı anlatıyor…

*

Ekmeği elinden alınanlar kavgayı anlatıyor. 

Vicdanı ve adalet duygusunu harekete geçirmeyi, 

Suskunluğu bozmayı, dayanışmayı, eylemi ve direnci!

Bir köşeye çekilip kabullenerek değil, her şeyini ortaya koyup savaşım vererek kazanabileceğimizi…

*

Ekmeği elinden alınanlar özgürleşmeyi anlatıyor.

Baskı, şiddet ve terör varsa bir tarafta; direniş, yükseliş ve özgürlüğü koyarak karşısına.

“Okulda deftere, sıraya, ağaçlara” yazamadığımızda; Yüksel caddesine, sokaklara, hayata yazdığımız özgürlüğü… 

*

Ekmeği elinden alınanlar işsizliği anlatıyor. 

“İşlerinin geri verilmesi” kadar basit, sade ve açık bir talebi. 

Su gibi, hava gibi, gün gibi, güneş gibi, zaruri ve insani bir gereksinimi.

*

Ekmeği elinden alınanlar iş güvencesini anlatıyor. 

Sendikaların erimesini, toplu hareket edememeyi, greve gidememeyi.

Birlik olup greve çıkamayınca kitleler, sadece iki insanın kitleler için açlık grevine çıkabilmesini… 

*

Ekmeği elinden alınanlar çığlık atıyor. 

Biz istediğimizi yaparız; atarız, asarız, keseriz diyene de,

Biz istediğimizi yaparız; görmeyiz, işitmeyiz, bilmeyiz diyene de meydan okuyor…

*

Ekmeği elinden alınanlar aklın dönüşümünü anlatıyor.

Aklın ete, aklın kemiğe, aklın bedene, aklın bedenden de öteye dönüşümünü.

Beden küçülüp tükeniyor, kaslar eriyip gidiyor, akıl direniyor, zaman daralıyor…

*

Onlar anlatıyor.

Nuriye, Semih ve ekmek anlatıyor.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 65 gündür başka türlü anlatıyor.

Peki ya, sen işitiyor musun? Daha fazla kişinin işitmesine, harekete geçmesine yardımcı oluyor musun?..