Çöz(e)memek

Bir kentin yerel yönetimlerine talip olanlar, her seçim dönemi ‘’sorunları çözeceğiz’’ iddiasıyla oy ister. Oyu alır, ardından on yıllarca o kenti yönetir ama en temel sorunları bile çöz(e)medikleri çok olmuştur.

Bu, utanç verici bir durumdur. Ama, siyasetçiler bu utancı duymaz. Çünkü, sarıldıkları ipte ‘’dün dündür, bugün bugündür’’ yazar.

Bunları neden söylediğime gelince…

Yaklaşık 30 yıldır bu kentin insanını rahatsız eden konuların başında Körfez kirliliği gelir. Çünkü, bırakın denizden tatil amaçlı yararlanmayı, onun kıyısında gezinirken bile rahat olamaz insan. Kokudan ve pislikten midesi kalkar.

Evet, onlarca kez vaat ettiler ama olmadı. Sorunu çöz(e)mediler…

Ne geçmişte 15 yıl kenti yöneten sosyal demokrat kadrolar becerebildi, ne de 2004’ten bu yana yerel iktidarı elinde tutan piyasacı ve neoliberal politikaların uygulayıcısı AKP kadroları.

Bilimsel değerlendirmeler ortadayken, sorunu çözecek proje geliştirilemiyor olması anlaşılabilir değildir.

Kocaeli Üniversitesi Biyoloji Bölümü, soruna teşhis koymuş ve kısa açıklamasında dikkat çekici noktalar işaret etmiş. Şöyle ki;

‘’İzmit Körfezi’nde nisan ayı ortalarından beri gözlemlenen kırmızılık alg (yosun) patlaması olarak adlandırılabilir. Besleyici element olarak bilinen azot ve fosfor miktarının belirli bir seviyeye ulaşmasıyla algal bloom denilen ve çiçeklenme olarak da adlandırılan bir olay ortaya çıkar. Körfez’deki durum da bu. Meydana gelen değişiklik, alglerin sudaki kirliliğe bir tepkisi olarak adlandırılabilir. Algler, suya müsilaj salgılayarak balçık görünümünün oluşmasını sağlıyor. Açık denizlerde, litrede 5 bin düzeyinde olması gereken alg sayısı, İzmit Körfezi’nde 30 bindir. Ancak kırmızılığa yol açan somut olayda alg miktarı 400 kat artarak litrede 12 milyona çıkmıştır. Ancak yaptığımız araştırmalarda toplu balık ölümü olmaması, şu aşamada korkulacak bir durum olmadığını gösteriyor. Bu kırmızılığın insan sağlığına bir zararı yok.”

Çözüme de işaret edilmiş aslında…

İzmit Körfezi kapalı bir havza, bu yüzden su sirkülasyonu çok düşük. O nedenle, denizi temiz tutmak için Valilik ve belediyelerce yapılan çalışmalar yetersiz kalıyor. Yani, bölgedeki 8 arıtma tesisi özellikle bahar aylarında yetersiz kalıyor. Çünkü, bölgemizde aşırı nüfus artışı var.

Sorun belli, teşhis belli, çözüm önerileri var, peki neden çöz(e)mediler ?

Çöz(e)memenin tek nedeni beceriksizlik, o da yeterince var… 

*********

Hala tapuları yok

Çözül(e)meyen ya da söz verildiği halde makul sürede yerine getiril(e)meyen vaatlerden biri de, tapu meselesidir.

İzmit Yenimahalle’de bulunan Buse, Senem ve Topçu Sokak sakinleri, uzun zamandır tapu sorunlarının çözümünü bekliyor.

Onlar, ‘’Başbakanımızın peşindeyiz, tapumuzu , sadece tapumuzu istiyoruz’’ diyor.Eh, inanışa göre ‘’dünyada mekan, ahirette iman’’ ise, onların da en doğal hakkı tapularını talep etmek. Üstelik, kendilerini gizlemiyorlar da. ‘’Devletimizin ve hükümetimizin arkasındayız’’ diyerek AKP seçmeni olduklarını açık açık ifade ediyorlar.

Ama, ne yazık ki hala tapularını alabilmenin peşinde koşuyorlar. Yani, siyasi tercihlerini çıkarlarına endeksli olarak göstermeleri de henüz işe yaramamış.

İzmit’in ve Gebze’nin bir bölümünde yaşanan bu sorun yeni değil. AKP’nin ve kadrolarının KETSEL DÖNÜŞÜM meselesi kapsamında çözme vaadi verdiği bu sorun, ne yazık ki orta yerde duruyor.

Bunun anlamı şudur: ‘’Oraları daha fazla ranta açacak projeler geliştirdiğimizde, size de tapularınızı veririz………………..’’

*********

Altyapı hala sorun

Çöz(e)medikleri sorunlardan biri de, günden güne gelişen kentte kurulan yeni yerleşim birimlerinin altyapı sorunudur.

Yapılan planlamalar, bölgedeki nüfus ile yapılaşma ihtiyacına yöneliktir. Yıllar geçer nüfus ve yapılaşma artar, altyapı da yetersiz kalır. Bu durum, kentimiz açısından hiç yadırganmayacak düzeydedir. Çünkü, hergün göç almaktadır.

İzmit Alikahya’da bulunan 30 haneli Fındıklı Mahallesi’nin durumu tam da böyle bir şey. Mahallede alt yapı yok ve tuvalet çukurları kapalı değil. Mahalleli kendi olanaklarıyla çözüm üretmeye çalışıyor. Yaz aylarında sivrisinek ve kokudan geçilmiyor. İdiaya göre, belediye ekipleri mahalleli çağırırsa arada bir temizliğe gidiyor.

Bu bölgede, daha önce belediye vardı. Ama, AKP’nin Büyükşehir planlamaları kapsamında belediyesi kaldırılan bölge mahalle statüsüne dönünce, sorunlar da artmaya başladı. Bölgede asfaltlama tamam, ama altyapı halen en önemli sorun.

Durumu, Büyükşehir Belediyesinin AKP’li kadroları da çok yakından biliyor. Ama, sorun orta yerde duruyor, çöz(e)mediler.

AKP kadroları, çöz(e)medikleri benzer onlarca sorunun olduğu bu kentten daha fazla oy istiyor, sıkılmadan.

Aynaya bakıp, ‘’biz nerelerde hata yaptık acaba’’ sorusunu sorma cesaretini bir kez bile olsun göster(e)meyen AKP kadroları, inanç sıkıştırmasıyla oluşturduğu merkezi politik tercihler anlayışıyla hareket etmeyi sürdürüyor.

Ama, bu kez becer(e)meyecekler gibi…