Birlik üzerine - IX



20-01-2018 08:11


Ercan Gündoğan

İddialı ve kıdemli bir sosyalist düşünün. Bu sosyalist bir de parti lideri, yöneticisi olsun. Eğer kendisini ve partisini en doğru, en sağlam ve kuramla tarihe en sadık ve en uygun sosyalist de görüyorsa, o kişi eğer Lenin gibi bir deha değilse, muhtemelen değildir, sosyalistliğinden şüphe etmek gerekir. Çok basit: Bilinçli çok fazla sayıda sosyalist vardır ve çoğunun da bir parti ve örgüt tecrübesi söz konusudur. Peki, bu sosyalistin iddiası, öz güveni, öz bilinci nereden kaynaklanmaktadır? Bu dava adamı dışında başka dava adamları yok mudur?

Bu satırları neden yazıyoruz, pek çok okur anlamış olmalıdır. Kendinden ve partisinden başka kimseyi ve hiç bir partiyi doğru yolda görmeyen, bu tuhaf adam ve parti, kendini Bolşevizmin ya da Maoculuğun günümüz temsilcisi görmektedir, ruh sağlığı ayrı konu, tam bir sosyalizm cahilidir. Sosyalizm disiplin ve bilinç yanında, politik esneklik de gerektirir. Elbette, ortak mücadeleyi de. Ancak bizim bu sosyalistimiz, bilincini kendi başına koyar ve her tür esnekliği, ortaklığı, sapma, oportünizm, hatta karşı tarafa geçme olarak görür.

Bu sosyalistimiz, zaman ve mekandan bağımsız, hatta Marks ve Lenin'den bile bağımsız, sabit bir sosyalizm kuramı, devrim stratejisi, mücadele yöntemi ve örgütlenme biçimi olduğunu düşünmektedir. Lenin'de ne gördüğü ise, hemen özetle yazalım, sadece emperyalizm kuramı ve sosyalist devrimle ilişkisi, öncü parti ve sınıf, profesyonel devrimciliktir. Lenin'i fikirleriyle düşünmenin en doğru yol olduğunu düşünüp, onun düşünme yöntemini, ıskalayacaktır. Eğer bu sosyalistimiz zamanında Lenin'in partisinde söz sahibi biri olsaydı, Lenin'e uyum sağlamakta nasıl zorlanacağını hiç düşünmeyecektir bile.  Lenin'de, bu büyük kuramcı ve devrimcide, “zihnin nasıl kullandığına” değil, neler yazıp söylendiğine odaklanacak, elbette bu nedenle de, yüz yıl sonra bile onun “fikirlerini” ezbere söyleyip duracaktır. Daha zarif olsun diye, ezbercilik yerine, yeniden üretme demek de olanaklıdır. 

Bu sosyalistimiz, muhtemelen bir tarikata girecekti, şeyhinin söylediklerini ezberleyip diğer kuşaklara aktarmaya çalışacaktı. Ama, kader onu sosyalizm mücadelesinin önemli yerlerine fırlatmıştır. Doktrin bellidir, onu öğrendiği gibi aktaracak, kendini klonlayacak, uygun zamanda devrimci müdahaleyi yapacaktır.

Bu sosyalistimiz, Lenin'in devrim öncesi on yedi yılını, ya da Mao'nun devrimden önceki otuz yılını bilmekte, bu devrimci tarihlerin hangi aşamalardan geçtiğini ezbere bilmektedir. Elbette, Küba ve Vietnam devrim tarihlerini de. Ne zaman ne oldu ve neler yazıldı? Örnek olarak, Lenin Bolşevizmi nasıl kurdu, kimlerle mücadele etti, kimlerle ittifak kurdu... Ne Yapmalı'dan, Sol Komünizm'e kadar. Ya da, Mao için, milliyetçi burjuvaziyle ittifaktan, Uzun Yürüyüş'e, devrime, sonunda da Kültür Devrimi'ne...Kitaplar, mücadeleler, kavgalar ve zafere giden yol... Oldukça kronolojik bilgilerle bir ideal tarihsel modelin kuruluşu...

Kimdir bu sosyalistimiz?

Sosyalizmin özünü de, örgütlenmenin nasıl yapılacağını da, devrimin nasıl gerçekleştirileceğini de bilen, sosyalist tarihin yürüyen beyni? Küçük partinin büyük sosyalist lideri?

Büyük sosyalist liderimiz, sosyalizm tarihinin öz bilinci, elbette gerekli benzer kavgaları yapacak, ileriye doğru benzer gidişi, farklı zaman ve mekanda, garantilemeye, yeniden üretmeye çalışacaktır.

Büyük liderimiz, zaferden sonra gerçek lider olacaktır aslında, modeller üzerinde hassas, ısrarlı ve katıdır. O modelden, ideal kuramsal örneği değil, bazı revizyonlarla takip edilecek, zamana ve mekana uyarlanacak, yinelenecek, yenilenecek, örnekleri anlar. Yoksa, Leninist ya da Maocu, ya da Geberacı olmanın anlamı nedir ki?

Çok basitleştirdik, ama, özellikle yaptık. Her sosyalist öbek, lider, parti,, ideal öncü, ideal devrim hazırlayıcısı olarak görmektedir kendini.

Burjuva ideolojisinde, kişilerin ya da grupların yaratıcılığına özel bir önem verilir. Sanki, toplumsal, tarihsel bir birikim yokmuş gibi. Marks Kapital'de bu konuya icatlar konusunda değinir. İcatların uzun kolektif katkılar, birikimler sonunda oluştuğunu, ama bu ideolojinin, sanki bir kişi tarafından gerçekleştirilmiş gibi sunulduğuna örnekler verir. Bu tespitleri, sosyalist mücadele ve birikim için de tekrarlamalıyız. Sosyalizm ortak bir kuram ve tarihtir, ortak mücadelelerle gelişip ilerler. Blankuistler olmadan Marks olmaz. Hatta, burjuva politik ekonomisti David Ricardo olmadan da olmaz. Ya Hegel? Cahil sosyalist, Hegel'den sadece diyalektik mantığın alındığını düşünür. Çok daha fazlasıdır.

Lenin mi, baştan itibaren sadece kendi partisi mi vardır? Sadece saflığını ve çekirdeğini koruyarak, sabırla bekleyip, sonunda gerekli devrimci müdahaleyi mi yapmıştır? Lenin'i Lenin yapan sadece Bolşevizmi kurup Menşevizm'den ayırmak mıdır? Narodniklerden, Bakunin'den hiç bir katkı almamış mıdır? Ya da, Lenin, Troçki'den hiç yaşamsal fikir kabul etmemiş midir? Hatta, devrimden önce, rakip başka partinin tarım programını benimsemek, Leninizm'de yok mudur? Başka partiye ait bu program olmadan, ünlü "işçi-köylü ittifakı" ne kadar yaşam bulurdu? 

Lenin fikirlerinden, haliyle yazdıklarından ibaret midir? Yoksa, Lenin'i Lenin yapan, düşünme biçimi midir?

Birlik üzerine yazıyoruz ve amaçlarımızdan biri, en bilinçli, kendi partisine ve çizgisine sahip, onu ısrarla sürdürmeye çalışan, diğer sosyalistlerle en fazla iletişim ve ittifak ilişkisi kuran, ama daha ötesini hiç düşünmeyen, öz bilinçli sosyalistlerin, diğer sosyalistleri de, dikkate alması ve birlikte neler yapılabileceğini düşünmeye başlamasına katkı sağlamaktır.

Unutmayalım, bilinç seviyesi yüksek sosyalistlerde de, bağnazlık, ezbercilik, laik bir tarikatçılık, kendini tekrar olabilir. İşçi sınıfı hareketinden mahrum olmak en önemli nedendir, biliyoruz. Ama, kendini öncü görenler, gerçekten öncü olmalıdırlar. En geri duygu ve düşüncelerin sosyalist düşüncede yeri olamaz.

Birlik derken, birleşme demiyoruz henüz. En azından birlikte hareket etmeyi öneriyoruz. Başlangıç için, ortak merkezimizi kurabilmeliyiz. Bunun için de, yukarıda bahsettiğimiz sosyalist lider tipinden kurtulmak gerektiği açıktır. Şu çekirdeğini koruyup da en uygun zamanda devrimci müdahaleyi yapıp bizi zafere götürmek isteyen sosyalizmin öz bilinci olan ezberci tipinden!

Devam edeceğiz...