ODTÜ yalanının arkasından mescit içi dayak çıktı

  • 20:32
  • 25 Aralık 2015 Cuma
GÜNDEM

Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) namaz kılmalarının engellendiğinin iddia eden, ardından öğrencileri hedef gösteren ODTÜ Mescit Topluluğu üyelerinin mescitte namaz kılan bir öğrenciyi, siyasi çalışma yapmalarını eleştirdi diye dövdüğü ortaya çıktı. 8 yıldır ODTÜ'de olan Fizik Bölümü Doktora Öğrencisi’nin sosyal medya hesabından paylaştığı bilgilere göre, namaz kılmak için gittiği mescitte siyasi çalışma afişlerini gören genç bu afişlerin fotoğraflarını çekmek istedi. Anadolu Gençlik Derneği (AGD) üyeleri bunun üzerine, “Burada öyle bir afiş yok diyerek afişi yırtıp cebine koydu. Daha sonra İHH afişinin fotoğrafını çekmek isteyen öğrenci afişi aldı ve mescit içinde Mescit Topluluğu üyeleri tarafından tartaklanmaya başladı. Sosyal medya üzerinden bir videoyla solcuların mescide saldırdığı iddia edilmişti, saldırıya uğrayan genç videodaki saldırılan kişinin kendisinin olduğunu öne sürdü.

Genç Gazete'de yer alan habere göre, Fizik Bölümü Doktora Öğrencisi ve ODTÜ Araştırma Görevlisi’nin yazdıkları şu şekilde:

“Selam arkadaşlar, ben aşağıdaki videoda tartaklanan kişiyim, size objektif olarak ne olduğunu anlatacağım.
Dersimin bir tanesini namaz kılmak için asıp mescide doğru yol aldım. Baktım koskocaman bir grup var, 8 yıldır ODTÜ’de olduğumdan baktım buradaki solcu arkadaşlarla OMTliler tartışıyor. Her zamanki klasik atışma deyip hiç sallamadan gittim namazımı “rahatça” kıldım, çıkarken “mescide saldırı var, haber yapın yardım edin” tarzı söylevlerde bulunan arkadaşlarla karşılaştım. Gittim onlarla tartıştım zira 8 senedir ben de onlar da gayet rahat namaz kılabiliyorlar. Gelip solcular mevlid günü Cami’yi bırakıp mescidi mi basacaklar. 8 yıldır 8 mevlid geçirmişiz birşey olmamış v.s. şimdi mi olacak diye tartıştık daha sonra çok önceden de uyardığım panodaki siyasi şeyleri gösterdim ve bunların olmaması gerektiğini söylerken beni sallamamaya başladılar. Ben de resmini çekecektim, içlerinden birisi SAADET PARTİ’sinin gençlik kolu olan AGD’nin broşürünü aldı, “burada öyle bir broşür yok” deyip broşürü cebine koydu. Ben de burası MESCİD sonuçta karşıdakinin kişisel alanına giremem diyerek ona dokunmadım.

Olay İHH’nın posterini bu kez ben alınca çıktı: Arkada mescidde beni çekiştirmeye başladılar, sonra kendimi dışarı attım “şunun bir ifadesini alalım deyip” bir grup beni mescide sokmaya çalıştı. O sırada diğer kişi elimden posteri alınca “bırakın, kağıt bende” dedi ve öylecene saldılar. Siz video’da o son çekişmeleri görüyorsunuz.
Ben de küçük bir sıyrıkla atlattım ama hala namazda güvenliğim var mı bilmiyorum, bu yüzden namaza benimle gelebilecek insanlar arıyorum. Ve de ODTÜ’de Araştırma Görevlisiyim, tartaklandığım için o arkadaşlar hakkında suç duyurusunda bulunabiliyor muyum?

Not: Resimdekilerde İHH, furkan vakfı (kuytul hoca) vb. hep siyasi yayım yapan derneklerin ODTÜ mescidindeki posterleridir. Ben eleştirel birşey astığımda direk yırtıyorlardı. Yani İslamcı/Şeriatçı v.b. değilsen mescitte öyle bir ifade özgürlüğünüz olmuyor”




İlgili Haberler

GÜNDEM

Köprüde öldürülen erin babası: Onu...

GÜNDEM

Sağlık Bakanı'ndan Prof. Nurşen Maz...

GÜNDEM

Atatürk Havalimanı yetkililerinden ...


Soma Davası'nda iki tahliye

  • 19:55
  • 25 Aralık 2015 Cuma
GÜNDEM

Can Bursalı - İleri Haber

Soma'da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamla ilgili davanın bugün görülen duruşmasında tutuklu sanıklar Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık tahliye edildi. Karara aileler büyük tepki gösterdi. Tahliye edilen sanıklar hakkında yurtdışına çıkış yasağı ve haftada bir imza şartı konuldu. 

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında Ocağın kayyuma devredilmesi" ve "Bilirkişiler hakkında soruşturma açılması" talepleri reddedildi. Mahkeme, Can Gürkan, Ramazan Doğru, İsmail Adali, Akın Çelik, Ertan Ersoy ve Günay Çelik'in tutukluluk halinin devamına karar verdi. 


İlgili Haberler

GÜNDEM

Komünist dergisinin 5. sayısı çıkt...

GÜNDEM

AKP İstanbul İl Başkanı'nın kardeş...

GÜNDEM

İBB muhalif çalışanı ‘sakıncal...


İnönü Üniversitesi'nde harem-selamlık ODTÜ protestosu

  • 19:32
  • 25 Aralık 2015 Cuma
GÜNDEM

(İleri Haber) ODTÜ'yü hedef alan ve "namaz kılan öğrencilere saldırı" adı altında sürdürülen yalan kampanyasına bir destek de Malatya'dan geldi. İnönü Üniversitesi'nde gericilerin düzenlediği harem-selamlık eylemde "ODTÜ yıkılsın, üniversite kurulsun" pankartı açıldı. 

Kendilerine "İnönü Üniversitesi Müslüman Öğrenciler İnisiyatifi" adını veren gerici grup, üniversitenin Mediko-Sosyal Merkezi önünde bir araya geldi. Grup adına Tarık Cemiloğlu tarafından okunan açıklamada "Yaklaşık bir senedir İslam'i değerlere karşı hazımsız davranan bu provokatörler adeta sürek avı başlatarak namaz kılan bazı öğrencileri takip ederek yalnız yakalayıp darp etmişler bununla da yetinmeyip bıçak çekerek tehditler savurarak telefonları gasbederek iyice ileri gitmişlerdir" dendi.

 


İlgili Haberler

GÜNDEM

Başbakan Binali Yıldırım: Akınc...

GÜNDEM

Erdoğan'dan ABD'li komutana: '...

GÜNDEM

TMMOB'dan Topbaş'a 'Topçu Kışlası' ...


Türkan Elçi: Katilin bulunması yönünde bir arpa boyu yol kat edilmedi

  • 18:22
  • 25 Aralık 2015 Cuma
GÜNDEM

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesi olayına ilişkin soruşturma kapsamında eşi Türkan Elçi, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Umut İnci'ye müşteki sıfatıyla bugün ifade verdi. Avukatları Mahsuni Karaman ve Gamze Yalçın ile birlikte ifade veren Elçi, olay günü eşini Dağkapı Meydanı'na kendisinin bıraktığını söyledi.

‘HAKKINDAKİ SORUŞTURMA HEDEF HALİNE GETİRDİ’

Tahir Elçi'nin sabah saatlerinde yapacağı basın açıklaması ile ilgili internetten bilgi topladığını ve hazırlık yaptığını belirten Türkan Elçi, "Eşim gözaltına alındıktan sonra sosyal medya yoluyla ölüm tehdidi aldığını bana söylemişti. Korkmamam için bana çok fazla anlatmıyordu. Eşim bu tehditlerle ilgili şikayette bulunmamıştı. Eşimin CNN Türk televizyonunda yaptığı açıklama nedeniyle hakkında soruşturma yürütülmesinden hedef haline getirildiğini düşünüyorum" dedi.

‘HEDEF HALİNE GETİREN SAVCIDAN, MEDYA MENSUPLARINDAN ŞİKAYETÇİYİM’

İfadesinde olaydan bir hafta önce İstanbul'a gittiklerini belirten Türkan Elçi, "Televizyonda söylediği cümle ile ilgili yolumuzu kesen şahıslar özellikle metroda eşime hitaben, 'siz televizyondaki konuşmanızda ne demek istemiştiniz, bu ülke bölünecek mi?' şeklinde sözler söylediler. Bu şekilde serzenişte bulunarak rahatsızlıklarını belirttiler. Medyada gözaltına alınması ile ilgili çok fazla haber yapıldı. Olayın çok büyütülmesi nedeniyle vehametini anlamıştık. Eşimle kendi aramızda konuşurken ben hedef haline getirildiğimizi söyleyerek korkularımı belirtmiştim. Eşim herhangi bir yorum yapmak istemiyordu. Ancak tedirgin olduğu her halinden belliydi. Ben İstanbul'daki soruşturmayı yürüten, gözaltı ve yakalama kararını veren ve bu konuda çok sayıda haber yapan medya mensuplarından şikayetçiyim. Olay nedeniyle Dört Ayaklı Minare yanında bulunan polislerden şikayetçiyim. Eşimin herhangi bir resmi başvuruda bulunarak koruma talebi yoktu. Buna rağmen res'en kendisine koruma verilmemiştir" dedi.

Türkan Elçi sözlü olarak verdiği ifadenin ardından hazırladığı 3 sayfalık dilekçeyi de savcıya verdi.

‘KATLİNİN VACİP OLDUĞU HİSSİNİ YARATACAK KADAR GÜNDEME OTURTULMUŞTUR’

İfade işleminin ardından Diyarbakır Barosu'na geçen Türkan Elçi savcıya verdiği dilekçeyi gazetecilere okudu. Dünyada bir insanın vereceği bir şikayet dilekçesinin eşinin öldürülmesi ile ilgili olması kadar üzücü bir durum olmadığını belirten Elçi, şöyle dedi:

"Tahir Elçi Türkiye'de uzun yıllardan beri süregelen siyasal, hukuksal problemlerin yaşandığı tüm zamanları çok iyi bilen evrensel ve ulusal hukuk nosyonuna vakıf bir kişiliğe sahipti. Adalet ve hukukun ilkelerinin tezahür ettiği bir toplumun inşa edilmesi için yaşamını adayan müstesna bir hukukçuydu. Tahir Elçi Türkiye'nin son dönemlerde yaşadığı kaotik havanın ihtiyaç duyduğu bir figürken, Türkiye'de farklı kesimler, farklı sesler arasında tek ses olabilecek bir pozisyondayken katledilmesi anlamlıdır.

Tahir Elçi son dönemlerde artan şiddet olaylarının ölüm kokan atmosferinde sükunete, barışa ve yaşanacak sivil ölümlere işaret edebilme cesaretini göstermiştir. Son dönemlerde insan, vicdan, barış gibi kavramlar içi boşaltılmış kavramlar haline gelmişken Tahir Elçi'nin bu gibi ifadeleri samimiyetle dillendirmesi kimilerine anlamsız gelmiştir. Bu çağrıları göz önüne alınmadan  sadece bir televizyon programında söylediği bir cümle ile hedef haline getirilmiş, katlinin vacip olduğu hissini yaratacak kadar medya ve yargının gündemine insafsızca oturtulmuştur. Sarf ettiği cümle sadece farklı bir zaviyeden bakmanın gerekli olabileceği yönünde hukuksal yönden bir tartışmaya mevzu olabilecekken, toplum nezdinde infial yaratacak bir tutuklama kararıyla resmen Tahir Elçi hırpalanmıştır."

‘KATİLİN BULUNMASI YÖNÜNDE BİR ARPA BOYU YOL KAT EDİLMEDİ’

Toplumdaki ultra milliyetçi nasyonel kesimlerin bu histerisine vesile olarak Tahir Elçi hakkında soruşturma başlatan savcı, yakalama kararı veren hakim ve bu kararı infaz eden emniyet mensupları ve siyasi iradeden şikayetçi olduğunu belirten Türkan Elçi şöyle konuştu:

"Protokol sıralamasında bir yere sahip olan bu kişiye ilgili makamlarca res'en koruma verilmemiş, tehditler görmezden gelinmiştir. Tahir Elçi'nin katledilmesinin sıcaklığı bir kor gibi yüreğimi yakarken, ben metanetimi yitirmeden devlet yetkililerinden gelen vaadleri büyük bir sabırla bekledim. Fakat bir ayı dolmasına bir kaç gün kala katilin bulunması yönünde bir arpa boyu yol kat edilmediği gün gibi ortadadır.

‘FAİLİN POLİS OLDUĞU ŞÜPHELERİMİ GÜÇLENDİRMİŞTİR’

Terörle mücadelede tecrübelere sahip güvenlik güçlerinin olay mahalini önceden gözetim altına tutmaması, güvenlik kameraları ile geliş gidişleri kontrol etmemesi inandırıcı değildir. Polis basın açıklamasının içeriğini kaydetmek, ilgili amirlerine bilgi vermek, açıklamanın devlet açısından suç teşkil edip etmediğini kayda almak dışında açıklama yapan kişiyi korumak gibi bir görevinin olduğunu unutmak istemiştir.

Tahir Elçi'ye sıkılan kurşunun nereden geldiği konusunda tarafıma hiç bir açıklama yapılmaması failin bizzat polis olduğu şüphelerimi güçlendirmiştir. Cinayet, yaşanan karşılıklı şiddet olaylarıyla örtbas edilmiş, cinayet saklanılmaya gündemden düşürülmeye çalışılmıştır. Şiddet olayları bahane edilerek olay yeri incelemesi yapılmaması en basit ifadeyle devletin ihmal suretiyle delil karartmasıdır."

‘UMUTLARIMI KAYBETMEDEN BEKLEYECEĞİM’

Tahir Elçi cinayetinin açıklığa kavuşturulmaması ve faillerin cezasızlıkla mükafatlandırılmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olma iddiasından tamamıyla vazgeçmesi anlamına geldiğini vurgulayan Türkan Elçi, "Toplumsal barış, kardeşlik, hukuk ve Türkiye'de yaşanan şiddet olaylarının bitmesi için başlanacak olan çözümden söz edilecekse bunun yolu Tahir Elçi'nin katilinin bulunmasından geçer. Tahir Elçi, Müslüman bir toplumun çoğunlukta yaşadığı ülkede bir mabedin ayakları altında barışı dile getirmiştir. İnsanlık açısından önemli sayılan kutsal mekan Cami ve kutsal sözcük barış onun şehadetinde bir araya gelmiştir. Adıyla müsemma, soyadıyla görevlendirilmiş Tahir Elçi'nin vicdanlı, görev ahlakıyla çalışacak yetkililerin günün birinde çıkıp katili adaletin eline teslim edeceği yönündeki umutlarımı kaybetmeden bekleyeceğim" dedi. (DHA)


İlgili Haberler

GÜNDEM

YÖK kapatılan üniversitelerdeki öğ...

GÜNDEM

İzinlerin iptal edildiği kamu kurumlar...

GÜNDEM

Muğla Üniversitesi'ne baskın: 20 kiş...


Emekliye 100 lira zam yapıldı

  • 18:22
  • 25 Aralık 2015 Cuma
EKONOMİ

SSK ve BAĞKUR emekli maaşlarına 2016 yılının Ocak ayından itibaren ayda 100 lira seyyanen zam yapılmasını öngören düzenleme Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Bu düzenlemenin de içinde yer aldığı 9 maddelik hükümet tasarısının son 3 maddesi üzerindeki görüşmeler sürüyor. Hürriyet'in haberine göre HDP’nin 100 liralık zammın 300 liraya çıkarılması, CHP’nin 100 liralık bu zammın Eylül 2015’ten itibaren emeklilere ödenmesi ve MHP’nin de bu zam yerine emeklilere her yıl Mart ve Eylül aylarında net asgari ücret kadar “Emekli Destek Ödeneği” verilmesine ilişkin önerileri ise AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.  


İlgili Haberler

EKONOMİ

Türkiye, Avrupa'da istihdam oranında ...

GÜNDEM

Kara para aklama kanununa 'gemicik'ler ...

EKONOMİ

OHAL kararının ardından: Dolar ...