İstanbul'da IŞİD'cilerden 'iç savaş' toplantısı

  • 00:17
  • 30 Kasım -1 Çarşamba
GÜNDEM

(İleri - Haber Merkezi) IŞİD yanlıları İstanbul'un göbeğinde Suriye ve Irak'taki savaşı Türkiye'ye taşıma planlarını tartıştı. Kurban Bayramı'nın son günü olan olan 7 Ekim'de İBDA-C'ye ait Adımlar Dergisi'nin İstanbul'daki bürosunda düzenlenen toplantının görüntüleri, derginin internet sitesinde yayımlandı. Görüntülerde, IŞİD'e açık destek ifade edilirken, islamcı ve milliyetçi örgütlerin Kobane eylemlerine nasıl yanıt vereceği konuşuldu.

'ŞARTLAR BİZİ SAVAŞA ZORLUYOR, HAZIRLIK YAPILMALI'

Derginin genel yayın yönetmeni Ali Osman Zor, "Şartlar bizi savaşa zorluyor. Savaş şartları yaklaşıyor, daha sık bir araya gelmemiz gerek. Gıda stokundan, telefuz etmediğimiz ama hepimizin bildiği hazırlıklara kadar hepsini yapmak zorundayız" ifadelerini kullanırken, "Suriye ve Irak'ta müslümanlar hazırlıksız yakalandı. Biz hazırlık yapmalıyız" dedi.

'IŞİD'Lİ TÜRK KOMUTAN ARKADAŞIMIN SELAMINI GETİRDİM'

Toplantıda bir diğer isim "IŞİD'de bir arkadaşımız var, komuta düzeyinde. Malatya'dan gitti. Dün aradı, selamları var" diyerek IŞİD'le ilişkilerini açıkça ifade ederken, söz konusu Türk IŞİD komutanının telefonda söylediklerini "Türkiye'nin meselenin içinde olduğunu biliyorlar. Buranın da yakın zaman içinde büyük karışıklıklar içine gireceğini biliyorlar" sözleriyle aktardı.

'10 BİNLERCE IŞİD'Lİ TÜRKİYE'YE GELECEK'

Aynı kişi Türkiye'den giden ve IŞİD saflarında savaşanlarla ilgili "Türkiye'deki hareketsizlikten dolayı mecburen orada yapmaları gerekenleri yapıyorlar" derken, "Ateş sıçrayacak. Saha eğitimi alanlar Türkiye'ye gelecek. 10 binlerle ifade edilen rakamlar. İşler farklı mecralara gidecek" sözleriyle cihadı Türkiye'ye taşıma planlarını açıkça dile getirdi. 

HÜDA-PAR'LI: IŞİD'E KARŞI SEVGİ VAR

Toplantıya katılan bir Hüda-Par üyesi, partisinin IŞİD'le ilgili tavrını "Medyaya yansımasa da IŞİD'e karşı sevgi ve muhabbet var" şeklinde özetledi. Aynı isim, "Yetkililerden eleştiri geliyor ama herkes IŞİD'i destekliyor" dedi.
 
'BİZİM 10 YILDA YAPAMADIĞIMIZI IŞİD 15 GÜNDE YAPTI'
 
"Milliyetçi müslüman" olarak tanıtılan ve BBP'li olduğu tahmin edilebilecek bir diğer kişi "Bizim 10 yılda yapamadığımızı IŞİD 15 günde yaptı" derken, MHP'nin İstanbul yöneticileriyle de sık sık görüştüklerini ve onların da IŞİD konusunda benzer bir noktaya gelmekte olduklarını söyledi. Bahçeli'nin ülkücüleri pasifize ettiği eleştirisinin dillendirildiği toplantıda, ülkücüler için "Giderek radikalleşiyorlar. Yarın öbür gün biz kenarda bekleyelim demeyeceklerdir, sahaya ineceklerdir" dendi.
 
'İSLAM DEVLETİ MİLİTANLARINI TÜRKİYE'YE İZNE GÖNDERİYOR'
Türkiye'den giden IŞİD militanlarının, askerlik izni gibi sık sık Türkiye'ye gelip dinlendiği konuşulan toplantıda, "İslam Devleti askerlerine izin veriyor, Türkiye'ye gönderiyor" dendi.
 
ERDOĞAN'IN SÖZLERİ GÜLDÜRDÜ: TAKİYYE YAPIYOR
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "IŞİD'le PKK aynı" sözleri gülme ve "Takiyye yapıyor" sözleriyle yanıtlandı.
 
ÜLKÜCÜ: GEZİ'DE PASİF KALDIK ARTIK AKTİF OLALIM
Toplantıya katılan bir MHP'li, Gezi'de pasif kaldıklarından dert yanarken, artık daha aktif olmalarını ve sokağa çıkıp insanlara saldırmaları gerektiğini açıkça anlattı. 
 
Toplantıda ayrıca Arap ve Türk müslümanların "işbirlikçi Kürtçülüğe" karşı birleşmesi gerektiği konuşulurken, islam temelli gerçek bir kurtuluş savaşı"nın yakın olduğuna işaret edildi. 
 
Kobane eylemlerine dönük islamcı ve milliyetçi grupların saldırılarının nasıl planlandığına dair de birçok veri sunan toplantıyla ilgili bugün tekrar açıklama yapan Adımlar Dergisi, görüntüleri haber yapanları "bölücülükle" suçladı.



İlgili Haberler

GÜNDEM

Bakan Çavuşoğlu: Sana hesap mı ...

GÜNDEM

Aralarında merkez valilerinin de olduğ...

GÜNDEM

TFF'de 300'den fazla kişi görevden al...


17 Aralık şüphelisinden Bilal'e kıyak

  • 12:17
  • 19 Ekim 2014 Pazar
GÜNDEM

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına takipsizlik kararı verilirken dosyada şüpheli olarak ismi geçen Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı’na iki taşınmazı 25 yıllığına bedelsiz verdi. 

Cumhuriyet'in haberine göre, İlim Yayma Vakfı’nın kurucuları arasındaki en tanıdık isimler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan. Vakfı kuran İlim Yayma Cemiyeti’ndeki en tanıdık isim ise kamuoyunda “Alo Fatih” olarak tanınan eski Habertürk yöneticisi Fatih Saraç.

İlim Yayma Cemiyeti’nin adı 25 Aralık soruşturmasının ek klasörlerinde “Tuzla’daki 300 hektarlık ormanlık alanın verilmesi için girişimde bulunulan kurumlar arasında geçmiş” bu durum dinleme kayıtlarına yansımıştı. AKP’li Fatih Belediyesi 17 Aralık operasyonuyla gündemden hiç düşmeyen TÜRGEV’e 25 yıllığına bedelsiz öğrenci yurdu vermişti. Fatih Belediye Başkanı Demir ile Bilal Erdoğan TÜRGEV’in yönetiminde yer alan isimlerdi. Bu kez bu isimler iki binayı bedelsiz olarak İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti’ne vermek için bir araya geldi.

1 TANE VAKFA, 1 TANE CEMİYETE

AKP’li Fatih Belediye Başkanlığı’nın 6 gün önce 13 Ekim 2014 tarihli Meclis gündemine taşıdığı konular şöyle:

- Molla Hüsrev Mahallesi (eski Eminönü ilçesinde) Akif Paşa Sokak, 962 Ada 26 Parsel sayılı 114.60 m2 taşınmazın “Eğitim Merkezi / Yurt” yapılmak üzere 25 yıllığına bedelsiz “İLİM YAYMA VAKFI’NA” verilmesi için başkana yetki verilmesi.

- Mülkiyeti Yusuf Kurban adlı vatandaşa ait olan Ali Kuşçu Mahallesi 2122 Ada, 6 Parselde bulunan 170.00 m2 alanlı binanın demirbaşları ile birlikte Fatih Belediye Başkanlığı tarafından kiralanarak “Eğitim Merkezi” yapılmak üzere 25 yıllığına bedelsiz “İLİM YAYMA CEMİYETİ’NE” verilmesi için başkana yetki verilmesi.

İlim Yayma Cemiyeti ve cemiyet bünyesinde kurulan İlim Yayma Vakfı’nın bedelsiz yurt ile eğitim merkezi talebiyle ilgili dilekçeler Fatih Belediye Başkanlığı’na aynı gün 22 Eylül 2014 tarihinde verilmiş. İki başvuruya da 13 Ekim 2014 tarihinde Fatih Belediye Başkanı Demir tarafından “olur” verildi. Demir’in olurunun ardından yaşanacak süreci Cumhuriyet'e açıklayan Fatih Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Fazıl Uğur Soylu, taleplerin hukuk, eğitim ve bütçe komisyonlarına havale edildiğini söyledi. Taleplerin komisyonlarda görüşülerek rapor haline getirilip ilk toplantıda meclis gündemine taşınacağını belirtti.


İlgili Haberler

GÜNDEM

Hrant Dink cinayeti soruşturmasında ...

GÜNDEM

Gözaltına alınan 2 bin 700 kişinin ...

GÜNDEM

İncirlik 10. Tanker Üssü'ne giri...


17 Aralık'a takipsizlik tartışma yarattı

  • 11:49
  • 19 Ekim 2014 Pazar
GÜNDEM

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması hakim ve savcılar arasında tartışma yarattı. Hakim ve savcıların paylaşım sitesi adalet.org'da başlayan tartışmada “Susalım. Konuşursanız paralel olursunuz” tepkisi gelirken, hakim Kemal Çavdar ise “Demek ki Reza bir bakana gerçekten boş bavul hediye etmiş. Demek ki Reza bir bakana saati ödünç olarak vermiş. Demek ki Reza iyi çocukmuş” diye yazdı.

Hürriyet'in haberine göre hakim ve savcıların tartışmaları şöyle:

"KONUŞURSANIZ PARALEL OLURSUNUZ"

- Evren Özmen (Savcı): Allahım verdikçe veriyor. Meslektaşlarımdan ricam, kesinlikle hukuki değerlendirme yapmayın. Yorumlayınca ister istemez dozu kaçırıp suç işleyebilirsiniz.
- Şeref Kaya (Savcı): Dosyada delil kaldıysa dava açılmalıdır. Ama delil kaldığını zannetmiyorum.
- Ahmet Türkeri (Hâkim): Şüpheli vatandaş Rıza olunca ‘mahkeme değerlendirsin’, şüpheli önüne yatılabilecek kadar hatırlı Rıza olunca ya da milletin a.. koyacak kadar pervasız bir işadamı olunca ‘mahkemeye gerek yok’ öyle mi? Bakalım bu kadar açık bir çifte standart uygulamayı da savunan çıkacak mı? Elbette çıkacak. Çünkü herkes biliyor bu bazı hâkim savcılara yapılacak operasyonun ilk adımı ve bunu elini ovuşturarak bekleyen o kadar çok haysiyet celladı kıvrak var ki memlekette. Susalım arkadaşlar susalım. Konuşursanız paralel olursunuz. Paralel görünmektense susmak iyidir diyeceğim ama... Gün gelir size de geometrik bir şekille oluşturdukları kulpu takarlar merak etmeyin. Sessiz kalmanız da kurtarmaz sizi. İyi uykular...

"BAKANLIK, HSYK SEÇİMLERİNİN MEYVELERİNİ TOPLUYOR"

- Fikret Aras (Savcı): Takipsizlik kararlarının teknik olarak kesinleşmesi olmaz. Sadece müştekiler için itiraz süresi vardır. Bu dosyada müşteki kamu olduğu için itiraz olmayacak. Karardan çıkan para kasaları saatler hep yalanmış.
- Can Tuncay (Savcı): Kamu davası açmaya yeterli delil olup da takipsizlik kararı veren var ise bu yargı camiasının ayıbıdır. Ama kararı veren Savcı Bey önceden beri tanıdığım yetkin bir hukukçudur. Soruşturma yasal delillerle yapılır. Ergenekon, Balyoz ve bu davalardaki gibi medya algılarıyla değil.       
- Tuncay Demir (Savcı): Bakanlık, HSYK seçimlerinin meyvelerini toplamaya başladı. 
- Yüksel Aytekin (Savcı): İran kadar olaydık bari. Adamlar Reza’nın ortağı Babek Zencani’yi cezaevinde tutuyor ve yargılıyor. Tam komedi ya.
- Mete Kıvrak (Hâkim): Bu ülkede adalet sorunu vardır.

"YETMEZ, REZA BAKAN OLMALI BAKAN"

- Elkan Albayrak (Avukat): Yetmez bu kahramanlara, madalya da takmak lazım.
- Saim Dikici (Avukat): Yetmez, Reza bakan olmalı bakan.
- Evren Özmen (Savcı): Ya valla gülmekten zor tutuyorum kendimi. Sadece bir kişinin suçu varmış, onun da ‘yardım toplamaya muhalefetmiş’ suçu.    


İlgili Haberler

GÜNDEM

TSK'da 2. tasfiye dalgası: 1389 asker ...

GÜNDEM

'Erdoğan'ın 'hakaret' davalarını ...

GÜNDEM

AKP eski İl Başkanı Terörle Mü...


Bunlar da Hacettepe Rektörü Tuncer'in daltonizmi!

  • 11:37
  • 19 Ekim 2014 Pazar
GÜNDEM

(İleri - Haber Merkezi) Hacettepe Üniversitesi Rektörü Murat Tuncer, "Düpedüz Daltonizm" başlığıyla bugünkü Hürriyet gazetesinin manşetinde yer aldı. Tuncer'in "Öğrenciye burs veremiyoruz ama lüks makam aracı alabiliyoruz. Burs verebilsek başarı çok yükselir” sözleri için haberde "Robin Hood rektör" başlığı kullanıldı. 

Tuncer'in "Daltonizm" yani "renkkörlüğü" açıklaması, birçok haber sitesinde de yayımlandı. 

Tuncer'in imza attığı bazı icraatları da, "daltonizm" olarak ifade ettiği durumdan aşağı kalır değil. 

YANDAŞ ATAMALAR PROFESÖRÜ İSTİFA ETTİRDİ

Murat Tuncer'le ilgili ilk akla gelen olay, Hacettepe Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sarp Saraç'ın yandaş atamalar nedeniyle istifa etmiş olması. Saraç, üniversite yönetiminin "uygun bulmaması" nedeniyle sosyal medyada yayımlamak zorunda kaldığı istifa mektubunda Hacettepe'nin son iki yılını "kurumsal hafızası silinmeye, yandaş atamalarla sıradanlaştırılmaya çalışılan, eski yöneticilere ve kurumsal aidiyet duygusu fazla olan kişilere karşı sürek avının sürdüğü bir ortam" sözleriyle anlatmıştı. 

SORUŞTURMA AÇILAN ÖĞRENCİYE YEMEK CEZASI!

Rektör Tuncer, Nisan 2013'te akıl almaz bir karar alarak, haklarında soruşturma açılan 98 öğrenci için 1 TL olan yemek ücretini 5 TL’ye çıkarmış, öğrencilerin tepkisi üzerine karardan geri dönmüştü. 

ÜNİVERSİTE ARAZİSİNİ SATIŞA ÇIKARDI

Tuncer'in çok tartışılan bir başka icraatı ise Beytepe'deki 350 dönümlük üniversite arazisini satışa çıkarması oldu. "Dünya üniversitesi kalabilmek için paraya ihtiyacımız var" diyen Tuncer, üç kez yapılan ihalelerden şimdilik eli boş döndü. 

Rektör Tuncer ayrıca, üniversitede okuyan solcu öğrencilere dönük baskı ve fişleme vakalarıyla sık sık gündeme geliyor. 

KANSER UYARISI YAPAN PROFESÖRÜ YÖK'E ŞİKAYET ETTİ

Tuncer'in skandal icraatlarınden bir diğeri ise rektörlüğü öncesinde oldu. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı'ndaki yöneticiliği sırasında Tuncer, Dilovası'ndaki kanser vakalarıyla ilgili araştırma yapan Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu'nu YÖK'e şikayet etmiş ve soruşturma açılmasını sağlamıştı. Dahası, Tuncer'in de Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı görevi sırasında editörlüğünü yaptığı bir kitapta Dilovası'ndaki kanser vakalarına ilişkin Hamzaoğlu ile benzer verileri paylaştığı ortaya çıkmıştı.


İlgili Haberler

GÜNDEM

Ankara'da ücretsiz ulaşım süresi ...

GÜNDEM

Erdoğan: Saat 22.00’de Hakan Fidan’...

GÜNDEM

Maraş'taki bir Kuran kursunda 4 çocuğ...


DSÖ: Ebola'nın yayılmasını engelleyemedik

  • 11:32
  • 19 Ekim 2014 Pazar
SAĞLIK

ABD merkezli haber ajansı AP, Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Ebola ile mücadele konusunda başarısız olduğunu gösteren gizli bir raporu sızdırdı. Raporda, 4500’den fazla kişinin ölümüne sebep olan Ebola salgını hakkında rapor hazırlayan DSÖ uzmanlarının salgını engellemek için gerekli hamleleri yapamadığı görüldü.

DSÖ'nün raporuna göre örgüt Ebola’nın yayılmasını engelleyemedi. Yine rapora göre iletişim problemleri, bürokrasi ve elemanların yetersizliği gibi etkenler örgütün çalışmalarını zayıflattı. Afrika’daki DSÖ ofislerine yapılan atamalarda da siyasi motivasyonlar dikkat çekti. Rapordaki, “Salgını engellemek için çalışan DSÖ yetkililerinin neredeyse tümü başarısız oldu” cümlesi göze çarptı.

"EBOLA ARTIK BİR SALGIN DEĞİL, İNSANİ BİR KRİZ"

Ebola virüsünü keşfeden ekipte bulunan Doktor Peter Riot da raporla ilgili yorum yaptı. Riot DSÖ'nün salgının yayılmasını engellemek için hızlı hareket etmediğini söyledi. Doktor, “Afrika’daki bölgesel ofis hiçbir şey yapmadı. Hiç yeterli değillerdi” dedi. Riot salgının gelecek sene bu dönemde bitebileceğini söyledi. Ancak aşı bulunmadan salgının tamamen önlenemeyeceğine dikkat çekti. Riot, “Virüsten etkilenen ülkelerin eski haline dönmesi yıllar alacak. Ebola artık bir salgın değil, insani bir kriz. Teoride Ebola’yı kontrol etmek çok kolay. Ama şu an kontrolden çıktı. İyi haber, bunun dünyadaki son Ebola salgını olacağı. Bir daha Ebola virüsünden etkilenenleri karantina altına almamız gerekmeyecek. Bunu önlemek için aşı ve ilaçlarımız olacak. Aşıyla ilgili denemelerin ilk sonuçları Noel’de çıkacak. Bu konuda iyimserim” dedi.

DSÖ ise raporla ilgili yorum yapmayı reddetti. Dünya Bankası verilerine göre Ebola nedeniyle şimdiye dek 4 bin 555 kişi öldü.


İlgili Haberler

SAĞLIK

Sağlık Bakanlığı: 11-16 saatleri ...

SAĞLIK

UNICEF: 2030'a kadar 69 milyon çocuk ö...

SAĞLIK

TTB Merkez Konsey seçimlerini Etkin ...