İlk modern kütüphane yıkılıyor

İÜ Merkez Kütüphanesi’ni yıkacak projeye 4 No’lu Kurul’dan onay çıktı. Mimarlar Odası’nın binanın modern mimarlık mirası örneği olması nedeniyle yaptığı tescil başvurusu reddedildi.



28-03-2015 11:28

Türkiye’nin ilk modern üniversite kütüphanesi olan İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ‘daha modern’ olacağı öne sürülen bir proje için yıkılıyor. Beyazıt Meydanı’nda otuz yıldır hizmet veren kütüphane binasını yıkacak avan projeye 4 No’lu Koruma Kurulu’ndan onay çıktı. Birgün'den Olgu Kundakçı'nın haberine göre, Mimarlar Odası ile modern mimarlık örneklerinin belgelenmesi ve korunması için çalışan DOCOMOMO Türkiye Çalışma Grubu’nun kütüphane binasının kültür varlığı olarak tescillenmesi için 4 No’lu Kurula sunduğu rapor dikkate alınmayarak tescil talebi reddedildi.

İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi’nin projesi 1964 yılında düzenlenen ulusal yarışma ile mimar Şandor Hadi ve Hüseyin Başçetinçelik tarafından tasarlandı. 1970’te yapımına başlanan bina 1985 yılında tamamlanarak hizmet vermeye başladı. Merkez Kütüphane’nin nadir eserler bölümünde Türkçe, Arapça, Farsça, Latince ve diğer dillerde 38 bin basma eser, harita, nota ve 800 albüm ile II. Abdülhamit dönemine ait 33 bin fotoğraf yer alıyor. Mimarlar Odası’nın hazırladığı raporda kütüphanenin Türkiye’nin en eski ve kapasitesi en büyük üniversite kütüphanesi olma özelliği taşıdığı, Beyazıt Meydanı’nın bir parçası olduğu ve yapıldığı dönemin tasarım, mimari ve teknoloji anlayışını yansıttığı vurgulanıyor.

‘BU YIKIM BARBARLIKTIR'

Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Sami Yılmaztürk, Merkez Kütüphane’nin yerine daha modern bir bina yapılacağı gerekçesiyle yıkılmasını ‘barbarlık’ olarak niteledi. Yılmaztürk, “İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, Cumhuriyetin en önemli yapılarından biri olan, içinde 500 yıllık eserlerin olduğu ve bugüne kadar ihtiyacı gören bir yapı. Kültür varlığı niteliğinde bir yapıyı yıkarak yerine yeni yapı yapmak mimarlık değil, barbarlıktır. Merkez Kütüphane Türkiye mimarlığı açısından çok değer verilen, erken kaybettiğimiz Şandor Hadi’nin birlikte çalıştığı Hüseyin Başçetinçelik ile tasarladığı bir projedir. Hadi’nin sayılı eserlerinin bugün mimarlık tarihi için bir değeri var ve bu yapının sırf mimarından dolayı dahi korunması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.