'Zarrab'ın para trafiğine ilişkin kayıtlar ABD'ye teslim edildi'

CHP'li Aldan, Reza Zarrab'ın da içinde bulunduğu para trafiğine ilişkin banka kayıtlarının ABD'ye teslim edildiğini söyledi.



21-11-2017 14:27

CHP’li Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, Halkbank’ın iki üst düzey görevlisinin, Zarrab’ın da işin içinde bulunduğu para trafiğine ait banka kayıtlarını ABD'li yetkililere teslim ettiğini ileri sürdü.

Reza Zarrab ve eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın yargılandığı davada jüri seçimi 27-28 Kasım olarak belirlenmişti. Jüri seçimi 27'sinde tamamlanamazsa, prosedür 28'indeki oturumda tamamlanacak. Jüri seçiminin ardından davanın esastan görüleceği jürili duruşma, 4 Aralık’ta yapılacak.

T24'ten Hülya Karabağlı'nın aktardığına göre; CHP'li Aldan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Amerika’nın elinde edindiğimiz bilgiler çerçevesinde böylesine belgeler de var. Tanık olarak dinlenecek kişiler de muhtemelen bu görevliler olacak” dedi.

Zarrab’ın mahkemedeki konuşmasının önemini, “Zarrab konuşacak ama nasıl konuşacak” diye anlatan Aldan, “Bürokrasiyi suçlayarak mı konuşacak? Siyasilerin bu konudaki rollerini de bütün ayrıntılarıyla anlatacak mı? Hakkında iddiada bulunduğu bankaların uluslararası konumları ne olacak. Asıl iş burada düğümleniyor” dedi.

Aldan'ın Reza Zarrab Mehmet Hakan Atilla'nın yargılandığı davada, jüri seçimi 27 Kasım'a, ilk duruşması ise 4 Aralık'a ertelenme kararı alınan gelişmelere ilişkin açıklamaları şöyle:

"Reza Zarrab, üst düzey iki Halkbank görevlisi bankanın bütün kayıtlarını, para trafiğinin olduğunu döneme ait ve sonrasında da Reza Zarrab’ın da işin içinde olduğu iddia edilen döneme ait verilerin hepsinin elektronik ortamda ABD’ye götürüp Amerikalı yetkililere teslim etmişler. Dolayısıyla Amerika’nın elinde edindiğimiz bilgiler çerçevesinde böylesine belgeler de var. Tanık olarak dinlenecek kişiler de muhtemelen bunlar olacak.

'ZARRAB'I CANSİPERHANE SAVUNAN AVUKATLARI NEDEN GERİ ÇEKİLDİ'

Reza Zarrab’ın yaşa dışı mailleri izlenmiş. Yasa dışı izlemeye dönük yaptığı itirazdan geçtiğimiz aylarda vazgeçti. Bu da hakkında yasa dışı olarak izlenen maillerinin aleyhine tanık olarak kullanılabileceğini gösteriyor. Avukatlarının şimdiye kadar cansiperhane korurken şimdi geriye çekilmiş olmaları şu andan itibaren Rıza Zarraf’ın itirafçı olduğu aşikardır.

Burada üç önemli konu var, bir tanesi Zarrab konuşacak ama nasıl konuşacak? Bürokrasiyi suçlayarak mı konuşacak? Siyasilerin bu konuda ki rollerini de bütün ayrıntılarıyla anlatacak mı? Hakkında iddiada bulunduğu bankaların uluslararası konumları ne olacak. Asıl iş burada düğümleniyor.

'BAŞBAKAN NEDEN AMERİKA'YA GİTTİ?'

Siyasilerin yoğun bir biçimde Zarraf’ın ifadesinin sadece bürokrasi çerçevesinde olması için bir çaba içerisinde olduklarını gözlemliyoruz. Başbakan niye Amerika’ya gitti? Bir anlaşma yaparsınız gidersiniz, uluslararası bir toplantı, konferansı olur? BM’nin, NATO’nun bir toplantısı olur? Başbakanın gündemi neydi? Niye kaç gün orada park bahçe gezdi. Sadece bu iş için gitti. Başbakan gitmeden önce de iki oğlunun off shore hesaplarının ortaya çıkmasının da bir anlamı olduğunu düşünüyorum. ‘Fazla bu işe burnunu sokma’ demiş olabilirler.

İleri Hatırlatıyor

Putin’in Trump’ın seçilmesinde etkin bir rolü olduğu artık dünyaca söylenene bir şey. Buradan bakarsak son Putin Erdoğan görülmesini de anlamlı bulmaya başladım. Bu görüşme ne hikmetse iki saati baş başa, iki buçuk saati de heyetler halinde. Bu baş başa görüşme devlet tarafından tutanağa bağlandı mı?

'YENİ MAĞDURİYET YARATMA ÇABASINA GİRECEKLER'

Bunların hepsini bir araya getirdiğinizde Zarrab konusunda ciddi çabalar olduğunu görebiliriz. AKP Grup Başkanvekilinin ‘Eğer bir hata yapan varsa cezasını çeker’ demesi bu konuda kurban vermeye hazır olduğu izlenimi yaratıyor. Kuyruk feda edilip baş kurtarılmak istenecektir. Eğer, Reza Zarrab bütünüyle siyasi kişilikleri de iddialarda bulunursa o takdirde AKP toplu olarak savunmaya geçecektir. Görüyorsunuz NATO’yu, AB’yi bunlar bize düşman diyerek iç siyasette yararlanmak çabasına girecekler. Yeni mağduriyet yaratma çabasına girecekler. CHP olarak biz bu süreci dikkatlice izleyeceğiz. Sonuçta gerçeğin ortaya çıkmasını amaçlamalıyız. Keşke Türkiye 17-25 Aralık sürecini kendi dinamiği içinde hukuk platformu içinde halledebilseydi, bugün bu tip sorunlarla yüz yüze kalmazdı."