Zarrab itiraflarında dördüncü gün sona erdi: Hapisten çıkmak için rüşvet verdim

ABD'de geçtiğimiz hafta Çarşamba günü başlayan Zarrab davasının dördüncü günü sona erdi.



05-12-2017 01:00

ABD'de "İran'a yönelik yaptırımları delmek" ve "kara para aklamak" gibi suçlamalarla tutuklu yargılanan Reza Zarrab, savcılık ile işbirliği yapmasının ardından geçtiğimiz Çarşamba günü  ilk defa tanık olarak hakim karşısına çıkmıştı.

Savcılar bugün görülen dördüncü duruşmada Zarrab’a sorular sormayı sürdürecek. Ardından Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla' nın avukatları Zarrab’ı çarpraz sorguya alacak. Savcılar Cuma günü soruları bitirmeyi planlıyordu. Ancak Zarrab'ın Salı ya da Çarşamba gününe kadar ifade vermeyi sürdüreceği tahmin ediliyor.

Zarrab duruşmada tanık sandalyesindeki yerini alırken, koyu renk bir ceket ve beyaz gömlek giydiği kaydedildi. Savcılar bugün de doğrudan sorguya devam etti.

HAYALİ GIDA TİCARETİ HAKKINDA ASLAN'LA YAPILAN GÖRÜŞMELER

Duruşma, Zarrab ile Halkbank’ın eski genel müdürü Süleyman Aslan arasındaki bir telefon konuşmasının ele alınmasıyla başlarken, Zarrab, söz konusu konuşmada hayali gıda ticaretinin nasıl ele alındığını anlattı. Zarrab ile yapılan konuşmada Aslan'ın, İran’dan gönderilen mebla ile gıda ticareti için gösterilen miktarın birbirini tutmadığını anlatıyor. Zarrab ise gerekirse ödemeleri 5’er milyon dolar olarak bölebileceği şeklinde cevap veriyor. Aslan bunun daha iyi olacağını söylüyor.

Zarrab daha sonra Halkbank Eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'la sahte İran gıda sevkiyatı irsaliyelerini nasıl gerçek gibi gösterebilecekleri konusunda, kapsamlı görüşmeler yaptığını söyledi. Zarrab, küçük gönderilerin, taşıma senetlerinin ve muayene belgelerinin endişelendirdiğini belirtirken, Mehmet Haken Atilla'nın ise Aslan'ın takımının bir parçası olduğunu ifade etti.

Zarrab sahtecilik ile ilgili iki evrakta hata yaptığını anlattı. Birincisinde, rakamı fazla yazdığı söyleyen Zarrab, "İkinci hatayı buğday sevkıyatında yaptık" dedi, "Menşei belgesine 'Dubai' yazdık." Savcının "Nasıl bir hata bu yani? sorusuna Zarrab, "Dubai'da buğday yetiştirilmiyor." şeklinde cevap verdi.

Reza Zarrab, Süleyman Aslan'ın Halkbank komplosunda kendisine Mehmet Hakan Atilla'nın planına göre hareket edilmesi yönünde talimat verdiğini söyledi. 

Atilla ile Zarrab konuşmasında Zarrab, Atilla'nın gıda sevkiyatının gerçek görünüp görünmeyeceğinden kaygılı olduğunu aktardı. Atilla'nın, taşıma senedinin gemilerin ebatıyla uyumlu olması konusunda çekinceleri olduğunu söyledi ve belgelerin daha dikkatli hazırlanması gerektiği konusunda Zarrab'ı uyardığını aktardı.

Zarrab, “Ne şirketlerim ne de ben İran’a herhangi bir gıda malzemesi gönderdik.” dedi.

Zarrab'ın yardımcısı Abdullah Happani ile görüşmesi incelendi. Görüşmede Happani, Süleyman Aslan hakkında Zarrab'a “Ne kadar göndereceksiniz?” diye soruyor, Zarrab, “Bilmem, bir bakalım gıda vesaire için ne kadar göndermişiz. Toplamda ona  göre hesaplayıp gönderelim.” yanıtını veriyor.

Zarrab konuşmayı açıkladı: "Burda diyorum ki Süleyman bankanın tepe yöneticisi, banka ondan soruluyor, işle ilgi tüm yetki onda.”

Savcı, Zarrab'ın açıklamasından sonra Zarrab'a sordu: "Altın ve gıda işini aynı anda yürüttüğünüz oldu mu?" Zarrab cevapladı: "Tabi ki."

'ZARRAB KURTULMAK İÇİN YALAN SÖYLEMEYE HAZIR'

Zarrab'ın ifade verdiği esnada Atilla’nın avukatları, mahkemeye bir dilekçe sundu, Dilekçede savcılığın duruşma mühletlerini uymadığını, Zarrab'ın Türkçe telefon görüşmelerinin kayıtlarını vermediği söylendi.. O konuşmalarda Sarraf’ın hapisten kurtulmak için yalan söylemeye hazır olduğunun anlaşıldığını belirtildi.

AKP'LİLERLE YAPILAN GÖRÜŞMELER

Delil dosyasına eklenen tapelerden birinde Zarrab'ın bir görüşmesi aktarıldı. Tape'de Zarrab'ın avukatı Şeyda Yıldırım'ın AKP'lilerle yaptığı görüşmelere verildi.

ALTIN TİCARETİNDE ATİLLA İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER

Zarrab ifadesinin devamında Atilla ile altın ticareti konusunda yaptığı görüşmeleri aktardı. Savcının “Gerçekte altın hangi ülkeye gönderiliyordu?” sorusuna Zarrab, “Tamamı Birleşik Arap Emirlikleri’ne gidiyordu.” cevabını verdi.

Türkçe olarak Zarrab ve Happani arasında geçen bir diğer tapede evrak işlerinin çözümüyle ilgili evrak işlerinde Atilla ve Zarrab arasında geçen görüşmelere yer verildi. Savcının "Bankada bu konuyla ilgili kiminle görüşmüştün?" sorusunu Zarrab, "Daha önce Süleyman Aslan'la, sonrasında ise ayrıca Hakan Atilla'yla da görüştüm." cevabını verdi.

Zarrab tapedeki "Abicim mevzuat böyle" sözleriyle ilgili "Abdullah'a, bu konunun bana bağlı olmadığını anlatmaya çalışıyorum" derken, savcının sorduğu Hangi mevzuata atıfta bulunuyorsun?" sorusuna "Ambargo mevzuatı." cevabını, "Hangi ambargo?" sorusuna ise "ABD'nin yaptırım ve ambargosu." cevabını verdi. 

'HAPİSTEN ÇIKMAK İÇİN RÜŞVET VERDİM'

Zarrab, hakimin "Türkiye'de hiç hapse girdin mi?" sorusuna "Evet" cevabını verirken, sonrasında avukatlarının geldiğini, konuştuklarını ve tahliye edildiğini söyledi. Hakimin, "Tahliye edilmek için bir ödeme yaptın mı?" sorusuna Zarrab "Evet sayın hakim." diye cevap veren Zarrab, hakimin "Bu ödemeler rüşvet miydi?" sorusuna  ise "Kısmen" cevabını verdi.

Bu diyalogun ardından duruşmaya ara verildi.

'17 ARALIK'TAN SONRA HİÇ RÜŞVET VERMEDİM'

Verilen aranın ardından devam eden duruşmada Zarrab'ın Şubat 2014'te Halkbank eski Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile yaptığı bir görüşmeden bahsedildi. Hakim Zarrab'a Ali Fuat'a hiç rüşvet verdin mi?" diye sordu, Zarrab "Ne ben Ali Fuat'a rüşvet vermek için bir girişimde bulundum ne de o benden böyle bir şey talep etti." şeklinde cevap verdi, Zarrab devam eden konuşmasında, "17 Aralık'tan sonra hiç rüşvet vermedim" dedi.