Yüzde 92 engelli yurttaşa 'örgüt kurma, bombalı eylem’ suçlamasıyla defalarca gözaltı ve hapis

Yüzde 92 bedensel engelli Aziz Kanar, 2 yılda "örgüt kurmak", "bombalı eylem", "silahlı eyleme katılmak" iddiaları ile 4 defa gözaltına alındı, 13 aydır da ev hapsinde tutuluyor.



10-04-2018 10:36

Urfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşayan Aziz Kanar (33), 2001 yılında geçirdiği bir iş kazası sonucu yüzde 92 bedensel engeline rağmen sayısız kez gözaltına alındı. Geçirdiği kazadan sonra tekerlekli sandalye ye mahkum olan Kanar, 2015 yılından bu yana aralıksız her yıl "şafak operasyonları" ile gözaltına alındı, işkence gördü ve son olarak ev hapsine alındı.  

‘SİLAHLI EYLEME KATILMIŞSIN

4 Aralık 2015’de Viranşehir’de düzenlenen ev baskınlarında 15 kişi ile birlikte gözaltına alınan Kanar, 4 gün gözaltında kaldı. Kanar, yüzde 92 bedensel engeline rağmen 2015’den bu yana yaşadıklarını anlatırken zorlandı. Kanar ilk gözaltına alınışını şu sözlerle anlattı: “Sabah saat 04.00’te evime baskın yapıldı. Yürüyemediğim için beni sürükleyerek götürdüler. Neden alındığımı sordum. Bana ‘Silahlı eylemlere katılmışsın’ dediler. O gün saat 14.00’te adliyeye çıkarılmadan serbest bırakıldım.”  

‘SİLAHLI ÖRGÜT KURMUŞSUN’

19 Nisan 2016’da da, yine ilçe genelinde düzenlenen baskınlarda 10 kişi ile birlikte gözaltına alındığını anlatan Kanar, “Yine sabah saatlerinde evime baskın yapıldı. Viranşehir ilçe emniyetinin nezaretinde 4 gün tutuldum. 4 gün sonra adliyeye çıkarıldım. Onlara yine neden gözaltına alındığımı sordum. Bana ‘Silahlı bir örgüt kurmuşsun’ dediler. Daha sonra serbest bırakıldım” dedi.  

‘SENİ ÖLDÜRECEĞİZ’

4 Aralık 2016’da Viranşehir’de bir eve baskın düzenlendiğini, evde bulunan ev sahibi dahil 4 kişinin öldürüldüğünü, olaydan sonra gözaltına alındığını anlatan Kanar, buradan Urfa TEM Şube’ye götürüldüğünü ve 4 gün boyunca işkence gördüğünü, ölümle tehdit edildiğini söyledi. Kanar, o günkü gözaltı sürecinde yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Gece saatlerinde ifademi alacaklarını söyleyerek, 2 kat aşağı indirdiler. Bana Ankara’dan özel bir ekibin geldiğini, sorguda bildiklerimi doğru bir şekilde anlatmamı istediler. Yoksa beni öldüreceklerini söylediler. Gözlerimi bağlayıp bir odaya attılar. Defalarca fiziki işkence yaptılar. Ayaklarıma tekme attılar, bu nedenle bir ameliyat geçirmem gerekiyor. Bana elektrik de vereceklerini söylediler. Boynumda platin olduğunu söyledim. Bu nedenle elektrik vermediler. Kafama silah dayadılar. Bana sürekli ‘Seni öldüreceğiz’ diyorlardı.”   

"Sohbet" adı altında gerçekleşen görüşmeden sonra resmi olarak ifadesinin alındığını belirten Kanar, “Avukatımda yanımdaydı ve savcının beni zaten bırakacağını söylüyordu. Ancak sivil polisler beni bırakmadı. Urfa emniyetinde 2 gün 2 gece kaldım. Sonra bırakıldım. Yurt dışı yasağı vermişlerdi” dedi.  

‘BOMBALI EYLEME KARIŞMIŞSIN’

Son olarak 17 Şubat 2017’de Viranşehir’de Hakim ve Savcılar Sitesi’ne yönelik gerçekleşen bombalı saldırı sonrası tekrar ev baskını ile gözaltına alındığını belirten Kanar, “12 gün boyunca gözaltında kaldım. 13’üncü gün beni ifadeye çağırdılar. Yine gözaltı nedenimi sordum ‘Bombalı eyleme karışmışsın’ dediler. Ben 2001 yılında geçirdiğim bir iş kazası sonucu yüzde 92 bedensel engelliyim. C 4, C 5 boyun kırığı, omurilik felci geçirdim. Bırakın örgüt kurmayı, silahlı eyleme karışmayı, kendi ihtiyaçlarımı bile karşılayamıyorum. Bir kaşık yemeği bile kendim yiyemiyorum. Savcılık tutuklanmamı talep ederek beni mahkemeye sevk etti. Hakim, adli kontrol şartını ev hapsi olarak belirleyip serbest bıraktı” diye konuştu.  

Kanar, Viranşehir’de elektronik kelepçe olmadığından kaynaklı kendisine yazılı bir şekilde ev hapsinde olduğunu, ev hapsinin ihlali söz konusu olduğunda ise cezalandırılacağını söylediklerini, ancak bu hapsin ne zamana kadar süreceğini bilmediğini söyledi.  

'1 YIL 1 AYDIR CEZAEVİNDEYİM'

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre tekerlekli sandalye ile en azından dışarı çıkıp ilaçlarını temin edebildiğini, ancak ev hapsi ile doktora dahi gidemediğini kaydeden Kanar, mağduriyetini şu sözlerle dile getirdi: “O tarihten beri evimdeyim, dışarı çıkamıyorum. 1 yıl bir aydır cezaevindeyim. Doktora gitmek istesem, ya da ilaçlarımı almak istesem, dışarda beni gördüklerinde tekrar gözaltına alırlar diye çıkamıyorum. Ne bana verilen ev hapsinin ne zaman biteceğine dair bir tarih belli, ne de nereye kadar çıkabileceğim. Yani sınırlarımın neresi olduğunu bilmiyorum. Ya artık bu ev hapsini kaldırsınlar, ya da tarihi belirlesinler. Onlara dilekçemi veriyorum, bir yanıt alamıyorum, mağdurum. Ben yüzde 92 bedensel engeli olan biriyim, kime ne zararım olabilir ki. Eskiden tekerlekli sandalyem ile istediğim yere gidiyordum. Benim merak ettiğim bu cezaevi hayatım ne zaman bitecek.”