Yıkıma direnen Sur için çağrı: Ekmeğini suyunu al Surla paylaş!

Diyarbakır’ın kalbi olarak bilinen Sur’daki rantsal yıkımı değerlendiren Diyarbakır İKK Sekreteri Mehmet Orak, Surluların kentin çeperlerinin dahi dışına itildiğini söyledi. Sur için kurdukları platformun “Ekmeğini suyunu al Surla paylaş” şeklindeki çağrısını anlatan Orak, kentteki birlikte yaşam kültürünün kötü niyetli bir yaklaşımla yok edilmeye çalışıldığı uyarısını yaptı.



31-05-2017 14:15
Meryem Yıldırım

Twitter: @Meryem_Yildrim / Mail: meryemyildirim@ilerihaber.org

Diyarbakır’ın kalbi olarak bilinen, UNESCO korumasındaki Sur ilçesinde ranta kurban edilmek istenen Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde halk yıkıma karşı direnişini sürdürüyor.

“Anılarımızı bırakıp hiçbir yere gitmiyoruz” diyen Alipaşa ve Lalebey mahalleleri halkı, 23 Mayıs sabahı kepçelerle yapılan baskınları durdurmayı başarmış, bölgeyi terk etmeyince elektrik ve suları kesilmiş, 450 hanenin bulunduğu iki mahalle halkı buna rağmen bölgeyi terk etmeyeceklerini ilan etmişti. Operasyonlar ve uzun sokağa çıkma yasakları boyunca harabeye çevrilmesinin ardından, şimdi de ‘kentsel dönüşüm’ adı altında yıkımın hedefinde olan tarihi ilçe için harekete geçildi.

‘Sur’un Yıkımına Hayır Platformu’, ilçedeki talana karşı ortak mücadele edeceklerini belirterek bir araya geldi. Platformun içerisinde, Diyarbakır’daki demokratik kitle örgütleri, yaşam savunucuları, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ile Tevgera Jinên Azad (TJA) ve birçok kadın kurumu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Şehir Plancıları Odası, Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Derneği (İHD), Diyarbakır Tabip Odası (DTO), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) ve kanaat önderleri yer alıyor.

İleri Haber olarak iki gün önce kentte yapılan toplantıda kurulan Sur’un Yıkımına Hayır Platformu’ndan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Diyarbakır Şube Eş Başkanı ve Kent Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mehmet Orak ile Sur’daki rantsal yıkımın amacını ve ilçeye sığınan ‘göç halkına’ zararlarını konuştuk.

‘İNSANLIĞA VE VİCDANA SIĞMAZ’

Foto: Dihaber

Kent Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mehmet Orak, ‘kentsel dönüşüm’ adı altında yapılan rantsal yıkımı, “Sur’daki durum insanlığa ve vicdana sığan bir durum değil” sözleriyle eleştirdi.

“Burası onların bütün hayatlarının geçtiği bir yer, onlar için çok önemli, haklı olarak çıkmak istemiyorlar” şeklinde konuşan Orak, ilçe halkının birbiriyle bir bütünlük içerisinde olduğunu ve ayrılmak istemediklerini dile getirdi.

KENTTEKİ KADİM BİR ARADA YAŞAM KÜLTÜRÜ YOK EDİLMEK İSTENİYOR

“Daha önce boşaltıp giden aileler pişman olmuş, TOKİ’nin Çölgüzeli adlı, şehir dışında yaptığı bir yer vardı. Oraya gidenler bir hapis hayatı yaşadığını söylüyor” ifadelerini kullanan Orak, Surdaki birlikte yaşam kültürünün yok edilmeye çalışıldığını belirterek şunları söyledi:

“Açık alanda, avlulu, komşularıyla birebir ilişkide olan halk, gidip bu kutu gibi evlerde kaldıkları için kendilerinin hapisteymiş gibi görüyor ve psikolojikmen rahatsız olmuşlar. Geri dönmeye çalışmışlar ama çıktıkları evler yıkıldığı için geri dönememişler. Bunu da gören halk, bu duruma düşmemek için burayı terk etmek istemiyor. Gidenler, “Tamam, fakirdik ama hiç değilse aç kaldığımızda sormadan habersiz kendi evimizmiş gibi komşumuza gidebiliyorduk” diyor.

Ama bina hayatında yıllarca da geçse kimse kimseyi tanımıyor. Sur içinde herkes birbirini tanıyor. Bir arada yaşamın olduğu bir kent burası. Buradaki yapısını, kültürünü yok etmek amacıyla yapılan bir şey aslında. (Yıkımın) çok iyi niyetle yapıldığını düşünmüyoruz. Gidebilecekleri daha iyi bir yaşam alanı, koşullar hazırlanmadan halkın buradan çıkarılmasına karşıyız.”

SUR DİYARBAKIR’IN KALBİ, HANÇER SAPLANIYOR!

Mehmet Orak, “Bir yerde rant yoksa, kar yoksa bu dönüşümler yapılmıyor” dedi.

“Sur Diyarbakır’ın kalbi, o şekilde görüyor halk ama yapılan politikalarla halkı yerinden etme, burayı farklılaştırma, turizm için bir rant alanı yaratmaya çalışıyorlar” diye konuşan Orak sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer bir dönüşüm yapılacaksa ‘yerinde dönüşüm’ yapılsın. Yöntemleri var. Sağlıklı bir yaşam alanı yaratmak isteniyorsa, rant olmadan, sosyal devlet yapısı içerisinde halkı kucaklayarak yapılması gereken bir dönüşüm olmalıdır ama gördüğümüz kadarıyla bu iş yapılıyor.”

SURLULAR KENTİN ÇEPERLERİNİN DIŞINA İTİLİYOR

Sur’un şehir merkeziyle bağlantısını 2-3 dakikalık mesafelerde olduğunu, yurttaşların yerlerinden edilerek gönderildiği yerlerin ise kentin çok fazla dışında olduğunu paylaşan Orak, Surluların kentin çeperlerinin dışına atıldığını ifade etti.

“Binalar onların yaşayabilecekleri bir alan değil, alışkın değiller. Hapis hayatı yaşadıklarını söylüyorlar” ifadelerini kullanan Orak, şöyle devam etti:

GÜNLÜK İŞLERLE GEÇİM SAĞLAYAN HALK, KAPICI PARASI ÖDEMEK ZORUNDA BIRAKILIYOR

Foto: Refik Tekin / Journo

“Sur Diyarbakır’ın merkezinde. Yürüyüş mesafesinde, ulaşım masrafları olmuyordu. Kapıcı masrafı olmuyordu mesela. Elektrik, su masrafları olmuyordu çok fazla. Ama gittikleri yerlerde alışmadıkları masrafları çıktı.

Bölge insanı günlük işlerle, hamallıkla geçimini sağlıyordu. Düzenli gelirleri yoktu. Bu masraflar onlar için çok büyük bir sıkıntı. Gelirin olmadığı yerde de biliyorsunuz hayat sekteye uğrar ve mutsuzluklar başlar. Bunların hepsini yaşıyorlar şu an.”

DİYARBAKIR HALKINA ÇAĞRI: EKMEĞİNİ SUYUNU AL SUR’LA PAYLAŞ!

Foto: Refik Tekin / Journo

Sur’un Yıkıma Hayır Platformu’nun eylem programından da bahseden Orak, şu çağrıyı yaptı: “Ekmeğini suyunu al gel, Surla paylaş” dedik. Sonraki süreçte oradaki halkla bir iftar sofrası planımız var.

Diyarbakır halkına yardım çağrısında bulunduk. Suyun olmadığı yerlere halkımızla birlikte su alıp götüreceğiz mesela. Sur’u Türkiye halklarına duyurmak istiyoruz.”

‘GÖÇ MAHALLESİ’ BEN-U SEN’İ DE Mİ AYNI AKIBET BEKLİYOR?

90’larda köylerin boşaltılmasını sonucu yerlerinden göç eden halkın gelip yerleştiği yerlerden olan Ben-u Sen adlı mahallenin de yıkılacağı konuşuluyor. Alipaşa ve Lalebey mahallelerindeki rantsal yıkımdan sonra, Ben-u Sen mahallesinin de akıbetinden endişe ediliyor.