Yazar Ergin Yıldızoğlu ABD başkanlık seçimlerinin olası sonuçlarını değerlendirdi

Yazar Ergin Yıldızoğlu, ABD başkanlık seçimlerinin olası sonuçlarını İleri Haber için değerlendirdi.

08-11-2016 17:07

Murat Büyükyılmaz

Cumhuriyet gazetesi yazarı Ergin Yıldızoğlu, ABD başkanlık seçimlerinin sonuçlanmasına saatler kala, seçilecek yeni başkan ile ortaya çıkabilecek gelişmeleri İleri Haber'e değerlendirdi.

Yıldızoğlu'nun sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

Yeni başkan ABD'yi genel olarak nasıl etkiler? Ne gibi sonuçları olabilir?

Yeni başkan kim olursa olsun, devletin yönetimi, finans- savunma- enerji sektörü oligarşisine sıkı sıkıya (döner kapı geleneğiyle) bağlı  güvenlik ve idari bürokrasinin, meclis komisyonlarının elinde kalmaya devam edecek. ABD devletinin ikili yapısından kaynaklanıyor bu durum. Seçilenler uygulayacakları politikaları önceden hazırlanmış olarak buluyorlar. Ulusal güvenlik konseyi ve CIA, NSA başkanın önemli konular olarak algılayacağı sorunları saptıyor, çözümleri de öneriyor. En fazla bir tarz farkından ya da kimi kritik noktalarda zamanlamayı etkileme olanağından söz edebiliriz.

İkincisi, ABD toplumundaki derin bölünme daha da derinleşmeye, iki partili yönetimin seçkinlerine  tepki artmaya devam ediyor. Kim kazanırsa kazansın bu zayıf bir temsil krizi ile yüz yüze kalmış bir başkan olacak. Hele bir de başkan bir partiden, kongre bir başka partiden temsilcilerin denetiminde olursa. Büyük olasılıkla iki partili neo-liberal mutabakat döneminin sonuna gelindi. Özellikle Cumhuriyetçi partinin geleceği gerçekten karanlık. Demokrat tabanın daha sola kayarak partiyi zorlama olasılığı da yüksek. 

Türkiye açısından, yeni başkan ne ifade ediyor? Türkiye'nin Ortadoğu politikasını nasıl etkiler?

Yeni başkan önüne konan dosyalara göre karar verecek. Bu dosyalarda neler olacak bunu bilmek zor. Ben son aylarda geçerli olan politikaların gelecek aylarda da devam edeceğini ama, bu arada Çin ve Rusya ile gerginliklerin artacağını düşünüyorum. 

Her ne kadar  bu dosyalardaki hava “Türkiye ile artık ortak değiliz”, “Türkiye artık güvenilir bir müttefik değil” ama, “Erdoğan’ın da bir alternatifi yok, en iyisi ilişkimizi karşılıklı pazarlık, alış veriş düzeyinde sürdürelim” gibisinden bir şeyler olacaksa da, AKP rejimi üzerindeki baskıların, Laiklik, Kürt sorunu, IŞİD ve İslamcılar konuları üzerinden artacağını düşünebiliriz. 

Türkiye’nin hem Rusya/Çin hem NATO ve hem İran hem Körfez koltuklarına, (iki koltuğa birden) oturması giderek zorlaşacak. Bu da dış politikayı daha da istikrarsızlaştıracak.