Vitrin: Yeni çıkanlar

Bu hafta Vitrin’imizde yine edebiyat ve edebiyat dışı kategorilerden oluşan en yeni kitaplar var. İyi okumalar okumalar dileriz.



11-06-2017 09:30
İleri Kitap

NASIL YAZIYORSAM ÖYLEYİMDİR – BİLGE KARASU

“Kırk beş yılı aşkın süren ve ne yazık ki erken gelen ölümüyle noktalanan yazı hayatı boyunca ortalığa çıkmayı sevmedi Bilge Karasu:

Hiç görünmemeyi seçmemişti şüphesiz; ama pek az röportaja yanaştı yaşarken, pek az söyleşiye kapısını aralık bıraktı.

Mustafa Arslantunalı’nın gerçekleştirdiği bu ‘son söyleşi’, birden fazla özelliğiyle, Karasu’nun olası vasiyetnamelerinden biri, belki en önemlisi olarak büyük önem taşıyor:

‘Usta’nın uzun uzadıya tartılmamış, kuşkular içinde durmadan sınanmamış, zaman içinde bir tür olgunlaştırma sürecinden geçirmediği tek bir cümlesi, yargısı çıkmıyor önümüze. Derin, sarsıcı, yakıcı belge.” (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Nasıl Yazıyorsam Öyleyimdir, Bilge Karasu, Kırmızı Kedi Yayınları, 2017, 68 sayfa.

 

KARANLIĞA KARŞI YÜRÜYEN ADAM NAZIM HİKMET  – DURSUN ÖZDEN

Bu kitapta Dursun Özden'in Küba, Rusya ve Türkiye başta olmak üzere, yedi ülkede Nâzım Hikmet'in arkadaşları, dostları, sevdikleri ve onun üzerine araştırma yapan uzmanlarla yaptığı özel röportajlar, Azerbaycan Yazıcılar Birliği Başkanı Anar Rızayev'in “Şair ve İsyankar Nâzım'a Övgü”, Kübalı yazar, Alfredo Varela'nın “Nazım'ın Tutkusu ve Utkusu” ve Vera Tulyakova'nın kaleme aldığı

Nâzım Hikmet yazıları yer almaktadır.

Hayati Asılyazıcı, Ataol Behramoğlu, Gün Benderli, Zeliha Berksoy, Aydın Boysan, Dr. Eva Csaki, Sudina Galina, Dr. Galina, Boyko Lambovsk, Mustafa Oktay, Fikret Otyam, Anar Rızayev, Prof. Dr. Janos Sipos, Bilal Şen, Edith Tasmadi, Hıfzı Topuz, Leyla Vekilli'yle yapılan röportajlardaki kimi bilgiler, bir döneme de ışık tutmaktadır.

Nâzım'ın “Havana Röportajı” adlı şiiri... Nâzım'ın vatan ve dil tutkusu... Nâzım'ın; Türk kültürü ve mitolojisi, şiir ve tiyatro yazma tekniği hakkındaki görüşleri... Che'nin mektubunda Nâzım... (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE. Karanlığa Karşı Yürüyen Adam Nazım Hikmet, Dursun Özden, Kategori Yayıncılık, 2017, 256 sayfa.

 

HALK EĞİTİMİ ÜZERİNE – V. I. LENİN  

« Sovyet eğitim sisteminin ideolojik temelleri, bu sistemin örgütlenme ilkeleri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi tarafından Lenin’in düşünce ve direktifleri izlenerek belirlenmiştir. Büyük Ekim Devrimi’nden çok önce Lenin’in rehberliğinde Parti, proletaryanın bilgiyle donatılması, politik eğitimden geçirilmesi yolunda sürekli bir savaş vermiştir. Parti, bu yoldaki uğraşıları, iktidarı ele geçirmek ve halk yığınlarına geniş eğitim ve kültür olanakları getirecek sosyalist topluma dönüştürmek için proletaryayı hazırlamanın kaçınılmaz bir koşulu olarak görmüştür. » (…)

Lenin, Rusya proletaryasından, otokrasiye karşı, devrimci bir savaş vermeden, burjuvazinin ve toprak sahiplerinin egemenliğini yıkmadan, halk eğitiminde köklü bir dönüşümü sağlamanın olanaksız olduğu görüşünü etkin kılmıştır.

(Önsöz’den s.7-8)

KÜNYE: Halk Eğitimi Üzerine, V. I. Lenin, Çeviri: Arif Şentek, Bilim ve Sosyalizm Yayınları, 2017, 152 sayfa.

 

SANA HEP BENDEN SÖZ EDECEKLER – ŞİİR SOKAKTADIR

Her yara nasıl iz bırakıyorsa vücudumuzda, her aşk da böyle iz bırakıyor her birimizin kalbinde. Kimisi öyle derin açıyor ki o yarayı, kapanması yılları alıyor. Kimiyse dokunup çekiliyor sadece merak ettiği için. Biz o izleri saklamaya çalışırken başkası buluyor orayı. Tam burası diyor, işte tam buradan acıtmışlar senin canını. Sen ne kadar kapatmaya çalışsan da görüyorlar orayı. Boş verin görsünler, görsünler ki anlasınlar. İşte bizi biz yapan bu yaralar. (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Sana Hep Benden Söz Edecekler, Şiir Sokaktadır, Destek Yayınları, 2017, 160 sayfa.

 

YAFTALI TABUT – BİLGESU ERENUS

Türkiye'nin ilk kadın oyun yazarı Fatma Nudiye Yalçı'nın tabutu yedi farklı yaş grubundan, yedi kadın tarafından taşınmaktadır. Tabut bir kadına hayatı boyunca yapıştırılan yaftalarla doludur ve kadınların her biri Fatma Nudiye Yalçı'dır.

Bilgesu Erenus, eski Vatan Partisi'nin kurucularından olan Fatma Nudiye Yalçı'nın yaşamını sorgulayıcı, çetrefilli ve son derece derinlikli bir kurgu eşliğinde, ona yakıştırılan yaftalar üzerinden, iç hesaplaşma usulünü tepetaklak edip bir hesap sormaya dönüştürerek anlatıyor.

Adına yakışır bir şekilde dünyaya, onu şekillendiren yaftalara ve hayatına giren Nazım Hikmet'ten Hikmet Kıvılcımlı'ya kadar tüm erkeklere karşı "Vardım, Varım ve Varolacağım" diye haykıran bir kadının, yalnız bugünün değil gelecek kuşakların da tartışacağı belge niteliğindeki, mücadelelerle dolu yaşamı.

Herkesten, yarattığı karakterlerden dahi öğrenmeye odaklı, gerektiğinde dünyaya, olaylara ve insanlara bir çocuk masumiyetine özgü gözle bakabilen, olgunluğun getirdiği bilgeliğe özgü yanılgılardan kaçınmak için okura-seyirciye başvuran, çoktandır yaftalanmış bir kalem: "Yazının Şeytanı!" (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Yaftalı Tabut, Bilgesu Erenus, H2o Kitap, 2017, 147 sayfa.

 

YERKUŞAĞI – DENİZ GEZGİN

İlk romanı Ahraz’la dikkatleri üzerine toplayan Deniz Gezgin’den, ağırlığını vermeden yaşamayı, göze görünmeyenlerin bolluk saçan varlığını, yabanıl sesi duyuran bir roman: Sırtına yük olduğumuz hayvanın gözünden eğilip dünyayla yüzleşme çağrısı.

Sesleri duydu diye av sofrasından kovulan Moy, kanadını bir ağızdan güç bela kurtaran Şuri ve her şeyden bir şey toynaklı sarmaşık Hagrin’le yokyere bir yolculuk.

Bir tuz metin: İçimize sinen beşeri sökmek için. (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: YerKuşAğı, Deniz Gezgin, Sel Yayınları, 2017, 91 sayfa.

 

TATAVLA’DAN KURTULUŞ’A – HÜSEYİN IRMAK

İstanbul'un kadim semtlerinden Kurtuluş'un tarihi ta Kanuni Sultan Süleyman günlerine, 16. yüzyıla kadar uzanır. Tarihçiler, Osmanlı döneminde Rumca "Tatavla" adıyla anılan, nüfusunun çoğunluğu Rum olan semtte, hareketli bir sosyal ve kültürel yaşam olduğunu anlatır. Kiliseleri, okulları, spor kulüpleri, panayır yerleri ve eğlenceleri ile Tatavla, payitaht İstanbul'un en renkli köşelerinden biridir.

Daha önce “Yaşadığım Kurtuluş” adıyla yayımlanan kitabın bu yeni baskısı, birtakım eklerle geliştirildi ve Tatavla’nın geçmişini ve bugününü daha iyi anlatan etraflı bir anlatı haline geldi. Kurtuluş’a, "Kurtuluş'un Tatavla olduğu zamanlara yetişememiş" ancak ondan kalan "son kırıntıları yaşayabilmiş" bir kalemin, çocukluk günlerini anımsarken, semtin 1970'li yıllardaki resmini çizdiği, orada yaşanan değişimden, gidenlerin ve gelenlerin hayatından kesitler sunduğu bir "tanıklık" bu. Hüseyin Irmak, kişisel tarihini yazarken, Tatavla’dan Kurtuluş’a ile bir yandan da semtinin ve İstanbul'un asırlık macerasının izlerini sürüyor ve hemşerilerinin hayat hikâyeleriyle anlatısını zenginleştiriyor.

İstanbul’un bugün halen geçmişten gelen ruhunu belli ölçüde koruyan, sürekli değişse de kozmopolit doğasına sahip çıkan bu önemli semtinin tarihini, sakinlerinin yaşantısını, çok sayıda fotoğraf eşliğinde aktaran Tatavla’dan Kurtuluş’a, kent yaşamının devamlılığı açısından elzem olan bilgileri yazılı hale getiren önemli bir çalışma. (Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Tatavla’dan Kurtuluş’a, Hüseyin Irmak, Aras Yayıncılık, 2017, 200 sayfa.