Vitrin: Yeni çıkanlar

Bu hafta vitrinimizde edebiyat ağırlıklı kitaplara yer verdik. Deneme ile roman arasında “Şam Kapıları”nı, ilginç tekniğiyle “Hüznün Fiziği”ni, başkalarının hikâyelerinde kendisi bulan bir kadının yolculuğuna tanıklık ettiğimiz “Gölgesinde”yi, James Joyce'un “Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi”nin ilk taslağı olarak kaleme aldığı ilk defa Türkçeye çevrilen “Kahraman Stephen”ı, Ferit Edgü’nün, “Kendisine sözcüklerden, imgelerden, duygu ve düşüncelerden oluşan bir dünya kurmaya girişmiş bir yazar seslenmektedir bize” dediği “Paris Günleri”ni ileri okurlarının ilgisine sunuyoruz.



05-03-2017 08:32
İleri Kitap

ŞAM KAPILARI – LİEVE JORİS

Avrupa’da yaşayan Lieve Suriye’ye, yıllar önce Bağdat’ta tanıştığı Hala’nın yanına kalmaya gider. Bu esnada Doğu’da, ona ait olmayan ve ait olmadığı bir yerde yaşananları yakından izleme imkânı bulur. Hala ile dostluğu, ona modern Suriye’nin, sürekli çatışmaların ortasında kalan ve kana bulanan bir coğrafyanın iç yüzünü gösterir. Suriye’de olup bitenlere orada yaşayan ve geçmişinde belirgin bir siyasi tavrı olan Doğulu bir kadının gözünden baktıkça, işler daha da karmaşık bir hâl alır ve Lieve bambaşka bir kültürle yetişmiş, Batılı bir kadın olarak kendini binlerce sorunun, duygunun, doğrunun, yanlışın ortasında bulur.

 Gazeteci kimliğiyle roman üslubu arasında hassas bir denge kurmuş olan Lieve Joris, bu otobiyografik nitelikli eserinde bizleri de Orta Doğu ile ilgili görüşlerimizi sorgulamaya itiyor. Doğu ve Batı birer muhayyel kavram mıdır yoksa gerçekten farklı hakikatlere sahip, iki düşman mı? Lieve Joris’in sürükleyici dili, kendi konumunu da samimiyeti elden bırakmadan anlatışı ve modern Suriye’ye dair sunduğu panaromik manzara kitabı elinizden bırakmamanız için güçlü deliller sunuyor. 

KÜNYE: Şam Kapıları, Lieve Joris, Çeviri: Barış Behramoğlu, Tekin Yayınevi, Şubat 2017, 320 sayfa.

 

HÜZNÜN FİZİĞİ – GEORGİ GOSPODİNOV

 

“Ben geçmiş satın alan bir kişiyim. Öykü tüccarı. Başkaları çay, kişniş, çek senet, altın saat, toprak ticareti yapar. Ben geziyorum ve toptan geçmiş satın alıyorum. Bana ne derseniz deyin, ne isim verirseniz verin. Elinde toprak olanlara ‘toprak sahibi’ derler, ben zaman sahibiyim, başkalarına ait zamanın sahibiyim, başkalarına ait öykülerin ve geçmişin sahibiyim. Dürüst bir alıcıyım, fiyatı asla düşürmeye çalışmam.”

Bulgar yazar Georgi Gospodinov’un dönemden döneme, hikâyeden hikâyeye atlayarak ince ince kurduğu bir labirent-roman Hüznün Fiziği. Romanın anlatıcısı, başkalarının zihinlerine nüfuz edip onların yaşadıklarını yaşayabilen, hayat denen labirentte kaybolmuş, kendini kaybedip başkalarında bulmuş bir adam. Onun hikâyesinin iç içe geçmiş koridorlarında dolaşırken biz de kaybolup kendimizi onda buluyoruz – zira anlattıkları öylesine samimi, öylesine duygulu, hüzünlü, komik, derin, dokunaklı…

KÜNYE: Hüznün Fiziği, Georgi Gospodinov, Çeviri: Hasine Şen Karadeniz, Metis Kitap, Mart 2017, 272 sayfa.

 

GÖLGESİNDE – IRMAK ZİLELİ

“Topukluları çıkarıp da ayağıma yürüyüş ayakkabılarımı geçirdikten sonra değişti her şey. Tersinden bir Külkedisi masalı belki de bu.”

Irmak Zileli, kadınlığı da erkekliği de birer insanlık hali olarak ele alıyor; parçalarına ayırıp onları yeniden ve yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Bizi, insanın insan karşısında olduğu kadar, doğa karşısındaki kibriyle de yüz yüze getiriyor.

Bir yanda, bir erkeğin dört duvar arasında, aynadaki yansımasıyla karşılaşmaya dayanamayıp parçalanışına tanık oluyoruz. Bir yanda ise başkalarının hikâyelerinde kendi hikâyesini yeniden kuran bir kadının yürüyüşüne.

Bir sabah, korunaklı dünyasından vazgeçen Leylâ, şehrin sokaklarında plansızca yürümeye başlar ve merkezden uzaklaştıkça dışlanmışların hayatına karışır; bildiğini sandığı, emin olduğu doğrular giderek puslanır...

Eşik ve Gözlerini Kaçırma romanlarıyla tanıdığımız Irmak Zileli, edebiyattaki yürüyüşünü daha önce girmediği sokakları keşfederek sürdürüyor.

KÜNYE: Gölgesinde, Irmak Zileli, Everest Yayınları, Mart 2017, 336 sayfa.

 

KAHRAMAN STEPHEN – JAMES JOYCE

James Joyce'un Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi'nin ilk taslağı olarak kaleme aldığı “Kahraman Stephen” ilk defa Türkçede!

Yirmi farklı yayıncı tarafından "müstehcenlik" gerekçesiyle reddedildikten sonra yazarın bir buhran ânında ateşe attığı ve eşi tarafından azımsanmayacak bir bölümü kurtarılan roman ilk olarak 1944 yılında Joyce'un ölümünden sonra yayımlanır. Stephen Daedalus'un Dublin'deki okul yıllarının ve sanatçı olma yolunda katlanmak zorunda kaldığı ailevi, toplumsal ve siyasal baskıların bir dökümünü yapan “Kahraman Stephen”, Joyce'un en özyaşamöyküsel metnidir. Okurun karşısına Portre'de de çıkan kilise, aile ve devlet karşıtlığı, “Kahraman Stephen”da daha samimi, kişisel ve hercai bir üsluba bürünür. Yazarın, Dublinliler'den Finneganın Vahı'na giden yolculuğundaki baba-oğul ilişkisinin nasıl takıntılı bir hal aldığının ipuçlarını da ortaya koyan Kahraman Stephen, hem Joyce okurları hem de konunun uzmanları ve akademisyenler için eşsiz bir kaynak...

KÜNYE: Kahraman Stephen, James Joyce, Çeviri: Merve Tokmakçıoğlu, Aylak Adam Yayınları, Mart 2017, 250 sayfa.

 

PARİS GÜNLERİ – DEMİR ÖZLÜ

Paris Günleri, Demir Özlü’nün birbiriyle bağlantılı iki kitabından oluşuyor: Paris Güncesi ve Balkur’da Akşam Yemeği. Bu iki kitabın sonuna bir de bugüne kadar yayımlanmamış yahut dergilerde kalmış metinler “Sonrakiler” başlığıyla eklendi.

Genç bir yazarın ilgileri, düşünceleri, duyarlıkları, hayat ve kitaplar arasında kurduğu bağlar, varoluş sancıları, tutkunu olduğu nihilist ve romantik yazarların etkileri, düşlerin ve özlemlerin kenti Paris’te dile geliyor.

Ferit Edgü’nün, “Kendisine sözcüklerden, imgelerden, duygu ve düşüncelerden oluşan bir dünya kurmaya girişmiş bir yazar seslenmektedir bize” dediği bir kitap Paris Günleri.

“Kafamda uğuldayan Paris’i yalnız görmeliyim. Yalnızlık ne kadar sıkıntı verecek olursa olsun. Nereye savrulursam savrulayım, kendi yalnızlığım gerekli bana. Buna kendi yalnızlığım da diyemem. Her yanım açık, sadece Paris’te gördüklerimi yükleniyorum.”

KÜNYE: Paris Günleri, Demir Özlü, Yapı Kredi Yayınları, Mart 2017, 112 sayfa.