Vitrin: Yeni Çıkanlar

Hamide Yiğit'ten Tekmili Birden Işid, Kemal Özmen'den Modern Türk Şiirinde Fransız Etkileri, Teju Cole'den Hırsıza Her Gün Bayram, Natsuki Ikezawa'dan Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız, Orhan Kemal'den Elli Kuruş Çikolata ve Han Kang'dan Vejetaryen vitrinimizin bu haftaki konukları. İyi okumalar.

31-12-2016 22:54

İleri Kitap

- Tekmili Birden Işid

Türkiye'de İHH gibi çalışan yüzlerce kuruluşun mütemadiyen aktardıkları yardımların vardığı meblağ hiçbir zaman bilinmeyecek, çünkü "resmî belge" yok.

Toplanan paralar Türkiye sınırına ulaştırılıyor ve sınırdan Suriye'deki aracılara aktarılıyor. Bu aktarım nakdi para ya da silah olarak gerçekleştiriliyor. Neden Suud ya da Irak sınırından değil de Türkiye sınırından? Çünkü Türkiye sınırları risksizdir ve unpoliced, yani asayiş kontrolü yok!

Sömürgeci devletler lehine çalışan, seri vahşet uygulayıcısı IŞİD, 2013 yılında ortaya çıktı ancak bugün IŞİD'de tezahür eden Selefi cihat düşüncesi, 1990'lı yıllarda bizzat ABD tarafından projelendirildi ve adına "Ilımlı İslam" denildi. Proje için "merkez kuvvet" olarak da Türkiye seçildi. 

IŞİD'in ortaya çıkışı, yükselişi ve büyük bir tehdit unsuru hâline gelişini adım adım bu emperyalist proje müttefikliğinde görmek mümkündür. El Kaide'den IŞİD'e evrilen bu "tasarım"da altı çizilmesi gereken önemli konu şudur: El Kaide ve IŞİD, küresel yayılmacılık projelerinin bir parçasıdır ve bu yayılmacı programda AB ülkeleri hiç de masum değildir. Özellikle Fransa ve İngiltere'nin El Kaide ile ortak projelerinin, ABD'den geri kalır yanı yoktur.

Bu projelerin en basit ifadesi şudur: ABD ve Batı, müdahale edecekleri mekânı belirlerler, El Kaide de o mekânlarda terör saldırılarını gerçekleştirir.

Tekmili Birden Işid, Hamide Yiğit, Tekin Yayınevi, 2016.

 

- Modern Türk Şiirinde Fransız Etkileri

Tanzimat dönemiyle başlayan modernleşme sürecinde 'dışarı'dan gelen etkilerin Tevfik Fikret, Ahmet Hâşim, Yahya Kemal, Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas, İlhan Berk gibi Fransız şiiriyle bağlantı içindeki bu coğrafyanın şairlerini etkilememesi düşünülemezdi.

Fransız etkileri şairlerimizin entelektüel ve yazınsal formasyonları kadar, modern şiirimizin yol haritasının, dahası poetikasının belirlenmesinde temel bir işlev üstlenmiştir. Modern Türk Şiirinde Fransız Etkileri, temel değerlendirmelerin ötesine geçerek, modern şiirimizin doğasını, özgünlüğünü ve niteliğini sorguluyor.

Kemal Özmen, Divan edebiyatından şiirlerini net çizgilerle ayırma çabası içindeki Tanzimat şairlerinin yanı sıra günümüz şairlerinin de karşılaştırmalı bir talihine girişirken, bütün bu etkilerin sosyokültürel ve sosyopolitik çerçevesini çizmekten çekinmiyor.

Modern Türk Şiirinde Fransız Etkileri, Kemal Özmen, Sel Yayıncılık, 2016.

 

- Hırsıza Her Gün Bayram

"Hırsıza Her Gün Bayram komik hüzünlü ve iğneleyici dönemeçler oluşturarak Nijerya'daki manzarayı çiziyor. Yazar ülkesine duyduğu bağlılık sayesinde, ama kalbinin derinliklerinde kendi kendine inancını yitirmiş bir sevgiyle, Nijerya'da kol gezen öfkeyi (ki öfke orada kurulmuş olan ve çoğunlukla acınacak haldeki vaziyete verilen en sıradan tepkidir) adeta susturuyor ve görmezden geliyor.... Teju Cole kendi jenerasyonunun en yetenekli yazarlarından birisi."
-Salman Rushdie-

"Hırsıza Her Gün Bayram bir romancık, bir seyahatname ve hırsızlık yöntemlerinin uzun bir listesi. Nijerya'nın sosyal normlarının tetkiki, bir yabancının ağıtı, bir fotoğraf albümü. Cole'un böyle bir şeyi başarması bile tek başına övgüye değer. Bu kitabın bir ilk kitap olması ise yalnızca olağanüstü."
-The A.V. Club-

"Hırsıza Her Gün Bayram bir daha eve dönemeyeceğiniz gerçeğinin capcanlı ve kesintili bir şekilde anımsatılması demek. Fakat bu, deneyemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Doğduğu Nijerya'ya dönüşü, Cole'un çekici anlatıcısını hem sevimli bir yakınlık, hem de korkutucu bir yabancılık hissi veren bir yerde kaos, çelişki ve hısımlık fırtınasına daldırıyor. Sonuç mu: hem kendine bağlayan hem de rahatsız eden incelikli bir öykü." 
-Billy Collins-

Hırsıza Her Gün Bayram, Teju Cole, Çev: Deniz Koç, Monokl Kitap, 2016.

 

- Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız

Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız, 1980'lerin başında, Paris'te çevirmen ve koordinatör olarak çalışan Kaoru adlı genç kızın, Endonezya'daki Bali Adası'nda, uydurma suçlamalarla uyuşturucu kaçakçılığından tutuklanan ve idamla yargılanan ressam ağabeyi Tetsuro'yu kurtarma çabalarını anlatır. Roman, Dostoyevski'nin Suç ve Ceza (1866), Franz Kafka'nın Dava (1925) ve Albert Camus'nün Yabancı (1942) eserlerinde olduğu gibi içsel ve dışsal mahkemelerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir kurguya dayanır. Tetsuro'nun yargılandığı mahkeme sürecine koşut olarak ilerleyen diğer iki "içsel mahkeme"de Tetsuro ve Kaoru kendi geçmişleri, sanat anlayışları ve dünya görüşleriyle keskin bir hesaplaşmaya girişirler.

Birçok Batı dilini bilen, ağabeyinin aksine "Üçüncü Dünya"yı sevmeyen, ne var ki, özellikle mesleğinden ötürü, Filistin gibi dünya siyasetinin odağındaki "Doğu" ülkelerine sık sık gitmek zorunda kalan Kaoru "Batıcı" bir karakter olarak karşımıza çıkar. Diğer yandan, Batı ülkelerini sevmeyen, her yılın altı ayını resim yapmak için gittiği, çoğu eski Japon sömürgesi Güneydoğu Asya ülkelerinde geçiren Tetsuro ise "Şarkiyatçı" bir karakterdir. İkezawa bu iki anlatıcının içsel ve birbirleriyle olan diyalogları aracılığıyla "emperyal siyaset", "medeniyet", "modernite" ve "ulusal kimlik" gibi kategorileri sorgular.

Gerek yaşam tarzı gerekse eserleriyle son yılların en özgün ve üretken yazarlarından olan İkezawa Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız'da felsefi dinamizmle sürükleyiciliği başarıyla kaynaştırmakta. Yazar her karaktere kendi mizaçlarına özgü "ses"ler atfederek metne zenginlik ve derinlik katıyor. Bu "ses"ler aracılığıyla Doğu'yla Batı'nın bakış açılarındaki farklılıkları, uyuşmazlıkları, çatışmaları ve örtüşmeleri fevkalade kozmopolit bir atmosfer içinde betimliyor. İkezawa'nın romanı okurunu 21. yüzyıl Japon edebiyatının cazibelerini deneyimlemeye çağırıyor...

Ağabeyine Çiçek Taşıyan Kız, Natsuki Ikezawa, Çev: Devrim Çetin Güven, Ayrıntı Yayınları, 2016.

 

- Elli Kuruş Çikolata

İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki dönemin çocukluğu, Orhan Kemal'in kaleminden çıkan bu öykülerde vücut buluyor. Dokunaklı sosyal manzaralar, uzak gibi görünse de aslında yakın ve tanıdık. Türk edebiyatının en özgün ve gerçekçi yazarlarından Orhan Kemal, yazdığı roman, oyun ve öykülerinde olduğu gibi, çocuk edebiyatında da yoksul, hayatla mücadele etmek zorunda kalan ama umudunu, yaşama sevincini kaybetmeyen insanlardan söz ediyor. Yoksulluk ve yoksunluk kadar umudun da var olduğu sekiz öykü. Dönem etkilerinin çocuk edebiyatına nasıl yansıdığını gösteren bu yapıt, Orhan Kemal külliyatını eksik bırakmamak adına önemli bir adım.

Elli Kuruş Çikolata, Orhan Kemal, Everest Yayınları, 2016.

 

- Vejetaryen

Rüyalar başlamadan önce Yonğhe ve kocasının hayatları gayet sıradandı. Evliliğin tekdüzeliğinde normal bir yaşam sürerlerken, Yonğhe rüyalar görmeye başladı ve vejetaryen olmaya karar verdi. Evdeki tüm etleri bir torbaya doldurdu. Kalamarları. Yumurtaları. O hafta kocası, iş yerine ilk kez ütüsüz bir gömlekle gitti. Bu, korkunç değişimin başlangıcıydı.

Han Kang bizleri cinselliği, şiddeti, ilişkilerimizi ve saplantılarımızı sorgulayacağımız rahatsız edici bir yolculuğa çıkarıyor.

Vejetaryen, Han Kang, Çev: Göksel Türközü, April Yayıncılık, Ocak 2017.