‘TV’ye çıkmak için ilçe kongrelerine giden bir Cumhurbaşkanı var’

AKP’yi iktidarda kalma yolu olarak savaş politikasına başvurmakla eleştiren HDP Eş Başkanı Sezai Temelli, Afrin operasyonunu destekleyen CHP lideri Kılıçdaroğlu’na da Atatürk'ün ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ sözünü hatırlattı.



27-03-2018 16:15

İleri Haber

HDP Grup Toplantısında konuşan Eş Genel Başkan Sezai Temelli, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. AKP’nin savaş politikalarını iktidarını korumak için kullandığını dile getiren Temelli, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na eleştirilere bulundu. Atatürk’ün ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ sözünü hatırlattı.

12 Mart döneminde Kızıldere’de katledilen Mahir Çayan ve arkadaşlarını anarak sözlerine başlayan Temelli, “70’lerin karanlığı devam ediyor” dedi.

Newroz’da alanlarda büyük bir dayanışmanın ortaya konulduğunu belirten Temelli, “Newroz’da Kürt halkının emek ve demokrasi mücadelesinin barış mücadelesinin nasıl birlikte verilebileceğini, o doğru mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz. Tabi biz faşizme karşı mücadeleyi yükselttikçe onlar da gözaltılarını sürdürdü. Böylece yıldırabileceklerini düşünüyorlar. Kimse yılmayacak. Newroz’a gelen halklarımız yılmayacak” diye konuştu.

Afrin’de ÖSO’cuların yıktığu Demirci Kawa heykelini ve geçtiğimiz yıl Newroz’da vurulan üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’u hatırlatan Temelli, “Kawa taş mıdır? Kawa vicdandır, mücadeledir. Dehaqlara karşı özgürlüğün mücadelesidir. Newroz ateşleri yandıkça da özgürlük mücadelesi devam edecektir. Kemal Kurkut’u da anmak istiyorum. Geçen Newroz’da hunharca öldürülen kardeşimizi unutmayacağız” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDARDA KALMALARININ YEGANE YOLU SAVAŞ’

“İnsanların özgürce kendilerini ifade etmelerine engel olacak şekilde her yer kuşatılmış. Savaş siyaseti devam ediyor, çünkü bundan beslenen bir iktidar var” diyen Temelli şöyle devam etti: “Afrin yetmez Minbiç’e götür” diye pankart astırıyorlar ya bu savaş siyasetinden beslenerek iktidarda kalıyorlar. Afrin’den ötesini de konuşuyorlar. Cezaevinde, sokakta, evlerimizde savaş... Şengal, Êzidî halkının o katliam karşısında yaşadıkları, direnişi hala hafızalarda. Şimdi IŞİD yeniden canlanıyor.”

‘TELEVİZYONLAR ÖSO’YU NEREDEYSE BM BARIŞ GÜCÜ OLARAK GÖSTERECEK’

“Şengal’e de gireriz diye tehditler savuruluyor ama bunun bir karşılığı olmadığını onlar da biliyor. Giremeyeceklerini onlar da biliyor. Afrin’de ortaya çıkan tablo tüm çıplaklığıyla savaş siyasetinin nasıl sonuçlar doğuracağını tüm dünyanın gözü önünde sergilemiştir. Yağmacıları, ganimet peşinde koşanları izledik. Türkiye medyasında bunu izleme şansımız yok tabii. Bunu BBC, CNN International’dan izledik. Türkiye televizyonları ÖSO’yu neredeyse BM barış gücü olarak gösterecek. İki tabloyu yan yana izleseniz, nasıl bir algı operasyonuyla karşı karşıya olduğumuzu göreceksiniz. Birinde yağmayı, katliamları, diğerinde ÖSO güzellemelerini seyrediyoruz. Bunu Türkiye televizyonları yapıyor. Türkiye televizyonları yetmiyor ki artık sosyal medya üzerinde de bazı yaptırımlar getirerek bu gerçeğin, hakikatin teşhiri engellemeye çalışıyorlar.”

‘AFRİN AFRİNLİLERİN İSE SEN ÇIK ORADAN!’

“Bir konuşmamda “Afrin, Afrinlilerindir” dedim. Hükümet Sözcüsü bu sözü beğenmiş olacak, o da “Afrin, Afrinlilerindir” diyor. Evet sen iktidarsın. Bu sözü bize tekrar söyleme. Eğer “Afrin, Afrinlilerin” ise sen çık oradan! O götürdüğün ÖSO’cuları da, IŞİD artıklarını da al oradan çık. Afrinliler evlerine geri dönsün. Bu ÖSO’culardan hiçbiri Afrinli değil. Afrinli olsa evine, ailesine gider değil mi? Bunlar dükkan soymaya, yağmaya gidiyor. Afrin halkı Afrin’e geri dönmelidir ama bunun olması için sizin ÖSO’cuları da alıp çıkmanız gerekir. Afrin halkının da mağduriyetini, zararını tazmin edin. Evini kaybedenlerin mağduriyetini tazmin edin.”

AFRİN’E KAYYUM VALİ

“Afrin, Afrinlilerindir” dedikten sonra Afrin’e vali atamaya kalkıyorlar. Nasıl belediyelere kayyum atadılar, aynı şekilde bugün de Afrin’e vali atama peşindeler. Gerçek yüzleri burada ortaya çıkmaktadır. Savaş siyasetiyle, Kürt düşmanlığıyla beslenerek iktidarda kalmak ve sınırda Suriye’nin kuzeyinde kontrol edecekleri bir bölge yaratmak. Nüfus politikası izliyorlar İttihattan beri bu kafa değişmiyor. Demografiyi değiştirmeye yönelik nüfus siyaseti.”

‘TV’YE ÇIKMAK İÇİN İLÇE KONGRELERİNE GİDEN BİR CUMHURBAŞKANI VAR’

“Artık her gün televizyonlara çıksın diye ilçe kongrelerine bile giden bir Cumhurbaşkanı var” diyen Temelli, Erdoğan’a ilişkin sözlerini şöyle sürdürdğ: “AKP Genel Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı kimliğinin bir arada nelere sonuç vereceği ilçe kongrelerinde ortaya çıkıyor. Diyor ki “Metal yorgunluğu” var. Konuştukları aslında metal değil, seçmenleri. Seçmenlerini metal olarak görüyor.”

‘DİRİLİŞ AFRİN’DE BAŞLADI DEMEK SEBEBİN SEÇİM OLDUĞUNUN İTİRAFI’

“Şimdi diriliş zamanı” diyor, “Afrin’de diriliş başladı diyor. Bu Afrin meselesinin neye alet edildiğinin itirafı. “Afrin’e gitme sebebim, seçim kazanmak” diyor.”

‘AKP SEÇMENİNDE METAL YORGUNLUĞU YOK, ERDOĞAN YORGUNLUĞU VAR’

“Onlarda metal yorgunluğu yok, onlarda yani senin seçmenlerinde Erdoğan yorgunluğu var. O Erdoğan yorgunluğundan da yakında kurtulacaklar. Sen bakma seni alkışladıklarına, bezmişler senden. Çok yordun bu insanları, en kısa zamanda kurtulacaklar senden.

KILIÇDAROĞLU’NA ELEŞTİRİ: ‘DEMOKRASİYE BAĞLI İLKELERİ YENİKAPI’DA BULAMAZSINIZ’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren HDP Eş Başkanı şöyle devam etti: “Bugünlerde bir ilkeler modası var, herkes ilkelerden bahsediyor; “İlkelerde anlaşalım, ilkelerde buluşalım”. Tamam, harika. Peki bu ilkeler ne? Bu ilkelerin altında demokrasi meselesi var; iyi. Demokrasi meselesi varsa iyi. Çünkü o zaman siz, Kürt sorununu çözümünden yana adım atacaksınız demektir. Yok eğer ilkelerin altında demokrasi meselesi yoksa, yok siz eğer güvenlikçi politikalarla tornistan yapıyorsanız orada bir sorun var demektir. Demokrasiye bağlı ilkeleri Yenikapı’da bulamazsınız.”

‘YURTTA SULH CİHANDA SULH DİYECEKSİNİZ’

"Bu meselede adım atmak istiyorsanız çözümü dokunulmazlıkların kaldırılmasında bulamazsınız. Tezkerelere evet demekte bulamazsınız sayın Kılıçdaroğlu! Bunu bulacağınız yer, evrensel hukuk kurallarıdır. Bunu bulmak için 50 tane Afrin’i feda etmeyeceksiniz. Tam tersine size hatırlatayım; “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyeceksiniz.

Bu savaş siyasetinin, bu militarizmin bizi sürüklediği yele karşı ancak anti-militarist bir yaklaşımla dur diyebiliriz. O zaman demokrasinin altına ilkeler yazmak mümkün olur. Demokrasi meselesinin nereden geçtiği, tabanda hiç de öyle büyük laflar ederek değil, Newroz alanlarına gelerek, halkımız aslında hepimize yol gösterdi.”

‘2 YILDA 20’YE YAKIN TORBA YASA ÇIKMIŞ, TORBACILIK VAR’

Türkiye ekonomisine ilişkin de değerlendirmeler yapan Temelli’nin konuşması şöyle: “Artan baskı ve şiddetin olanaklı hale gelebilmesinin yolu da savaş siyasetinden geçer. Bugün yolsuzluk ve savaş ekonomisinin bir arada olması bizi şaşırtmıyor. Türkiye’de yolsuzluk yapılabilir biri iklim var çünkü.

En çok yolsuzluk yapılan ülke sıralamasında birinci. Yolsuzluk ekonomisinin kaynağını ne oluşturuyor diye baktığımızda, uygulanan ekonomi politikaları bunu açıklıyor. İki yılda 20’ye yakın torba yasa çıkmış bir torbacılık var ortada.

Vergi cenneti. Ama halka yararlı bir şey değil. Vergi kaçırılabilirliğin, bizzat devlet eliyle vergiden kaçma olanaklarını sağlanması; özelleştirme. İşte şeker fabrikaları gündemde. Nükleer santraller bu torba yasalarda geçiyor. Bu arada, işçinin emekçinin fonları çarçur ediliyor.”

‘EKONOMİ KIRILGAN DEĞİL KIRILDI’

“Türkiye kırılgan ekonomi diyorlar demesinler, Türkiye ekonomisi kırılgan değil, kırıldı. Bunun bize zararı yok diyorlar, doğru. Sizin tuzunuz kuru. Parayı da dolarda tuttuğunuzu biliyoruz, Size bir şey olmuyor ama bakın çiftçiye çok şey oluyor, çünkü dolar arttıkça mazotun yemin, gübrenin fiyatı artıyor. Evet size bir şey olmuyor ama işçiye, emekçiye, köylüye, esnafa çok şey oluyor. Son 4 yıl içinde 430 bin esnaf batmış, daha ne olsun?”

‘YAĞMA SADECE AFRİN’DE DEĞİL, ORADA ÖSO KIYAFETİ GİYMİŞ BURADA ÇİFTLİK BANKÇI OLMUŞ’

Çiftlik Bank vurgununa ilişkin de konuşa HDP lideri şunları söyledi: “Nasıl oldu da insanlar böyle bir tuzağa düştü? Biraz önce de belirttik; savaş siyaseti, yoksulluk ekonomisi. Bugün gelmiştir Çiftlik Bank’la karşımıza çıkmıştır. Çünkü ülkeyi kendi çiftliği sanan bir zihniyet yönetiyor. Ama gel bu işten vazgeç sen Uruguayda yapamazsın.

Bütün bu soygun bu talan bu yağma sadece Afrin’de değil her yerde. Farklı farklı uygulamalarla yağma her yerde devam ediyor. Orada ÖSO kıyafeti giymiş burada çiftlik bankçı olmuş. Bütün bunlara karşı hem savaşa karşı hem demokrasi mücadelesinde yan yana gelmeliyiz.”

‘VEKİLİMİZ ÇİFTLİK BANK’I BAŞBAKANA SORMUŞTU AMA İLGİLENMEDİ’

Geçtiğimiz hafta yapılan aralarında AKP’lilerin de olduğu hakim ve savcı atamalarına ilişkin konuşan Temelli, “Eğer bu ülkede yargı liyakat esasıyla çalışmış olsaydı, tarafsız olsaydı sevgili milletvekilimiz Müslüm Doğan, Çiftlik Bank’la ilgili 25 Aralık’ta soru önergesi vermiş hiçbir savcı okumamış. Çünkü onların işi gücü HDP ile ilgilenmek. Hangi HDP’liyi tutuklayalım diye uğraşmak. Başbakan’a sormuş Çiftlik Bank’ı, Başbakan ilgilenmemiş. O sırada Başbakan’ın tosunu İstanbul’da. 50 gün sonra gidiyor. Şimdi savcılara sormak lazım. Siz biraz bizim yakamızdan düşün de bu hırsızlarla ilgilenin. Nedir bu körlüğünüz. Artık gözünüzü açma zamanı geldi. Siz Erdoğan’ın konuşmalarından kendinize vazife çıkarıyorsunuz başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorsunuz” dedi.

‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAYINCA TEŞHİR EDEMİYORUZ’

Erdoğan’ın hedef göstermesi üzerine Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin gözaltına alınmasına tepki gösteren Temelli şöyle devam etti:

“Savaş karşıtı öğrenciler var orada beğenin beğenmeyin. Savaş taraftarları da var orada. Savaş karşıtlığı suç. Ama siz savaş karşıtlarını alıyorsunuz.

Basın özgür olmayınca bunları teşhiri de kolay olmuyor. Basın özgürlüğünün kalkması yetmiyormuş gibi basında tekelleşmeyi de izliyoruz.”