Türkiye’nin krizi: Ekonomik durgunluk sürerken enflasyon yükseliyor!

Ekonomik durgunluk sürerken enflasyonun yükselmesi Türkiye ekonomisinin stagflasyon durumuna sürüklendiğine işaret ediyor.



05-01-2017 15:22

Türkiye ekonomisinin zaten daraldığını ve uzun süreli bir daralmaya yuvarlanması ihtimali olduğunu belirten Doç. Dr. Ümit Akçay, "Kısacası, ekonomi politikası kilitlenmiş durumda. Müdahale alanı daralıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Gazete Duvar'daki yazısında, "Artık adını koymak gerekiyor: Türkiye ekonomisi krizde ve krizin adı, stagflasyon. Yani, ekonomik durgunluk ile enflasyonun aynı anda yaşanması" diyen Akçay,  Türkiye ekonomisinin Ocak 2014 sonrasında da bu noktaya geldiğini ancak küresel konjonktürün etkisiyle kriz dinamiklerinin ötelendiğini belirtti. 

Uluslararası konjonktürün Ocak 2016’da, 2014’tekinin tersine çalıştığını belirten Akçay, Türkiye ekonomisini ile ilgili gelişmeleri şöyle değerlendirdi:

'EKONOMİK DURGUNLUK DERİNLEŞİYOR'

"Türkiye İstatistik Kurumu’nun milli gelir hesapları ile ilgili yaptığı güncellemedeki soru işaretleri hala aydınlanmış değil. Ancak karşımızdaki tablo şu: Eski seriden izleyebildiğimiz durgunluk eğilimi yeni seri ile de izlenebiliyor. 2016’nın üçüncü çeyreğinde daralma gerçekleşti. Güven anketlerine bakılırsa, ekonomik aktivitedeki daralma dördüncü çeyrekte de sürecek. Böylelikle 2016’nın ikinci yarısında kriz “resmi olarak” da başlamış olacak. Önümüzdeki risk, bunun 2017’ye de taşınması."

'ENFLASYON ARTMAYA DEVAM EDİYOR'

"Fiyatlar genel seviyesindeki istikrarlı artış, yani enflasyon, ekonomik durgunluğa eşlik ediyor. Bunun nedeni TL’nin hızlı değersizleşmesi. Türkiye ekonomisinin dövize bağımlı üretim yapısı, ekonomik yavaşlama ortamında dahi enflasyonun artmasını mümkün kılıyor."

'KRİZİN ADI STAGFLASYON'

"Ekonomik durgunluk ile enflasyon artışının aynı anda yaşanması durumuna stagflasyon adı veriliyor. Stagflasyon esas olarak 1970’li yıllarda ABD’deki krizi tanımlamak için kullanılmıştı. Ancak özellikle 2008 küresel krizinin üçüncü aşaması olan “yükselen piyasaların düşüşü” ile yeniden gündeme geldi. Ocak 2014’teki sıkışmada, krizin stagflasyon şeklinde gelişebileceğini ileri sürmüştüm. Şimdi artık bunu somut verilerle de destekleyebiliyoruz.

Ocak 2014’te Merkez Bankası’nın olağanüstü toplantısı ile yapılan yüksek oranlı faiz artışı ile yapılan müdahalenin olumlu sonuç vermesinin iki nedeni vardı: (i) petrol fiyatlarındaki sert düşüş, (ii) sermaye hareketlerinin canlılığını sürdürmesi. Bu iki koşul sayesinde uluslararası konjonktür Türkiye ekonomisindeki stagflasyonist sıkışma ötelenebilmişti. Ancak şimdi bu iki koşul da ters yönde çalışıyor."

'EKONOMİ FAİZ İLE DÖVÜZ ARASINA SIKIŞTI'

"2000’li yıllarda uygulanan ekonomi politikalarının bir sonucu olarak ekonomi faiz ile döviz arasında sıkıştı. Bu sıkışmanın anlamı şu: Ekonomik durgunluğa karşı faizleri düşürme önerisi, TL’nin daha da değersizleşmesine neden oluyor. TL’deki değersizleşme ise enflasyonu körüklüyor. Tersi durumda, yani TL’deki değersizleşmesi önlemek için faizlerin artması durumunda ise, zaten daralan ekonominin uzun süreli bir daralmaya yuvarlanması ihtimali var. Kısacası, ekonomi politikası kilitlenmiş durumda."

'MÜDAHALE ALANI DARALIYOR'

"Ekonomi yönetimi, bu sıkışmaya karşı üç koldan müdahale ediyor: (i) kredi olanaklarının kolaylaştırılması, (ii) teşvikler, (iii) vergi indirimleri. 2017 bütçesi, kamu olanaklarının kullanılarak stagflasyonist döngünün kırılması yönünde çaba sarf edileceğini gösteriyor. Ancak bunun bir sınırı var. Müdahale alanı daralıyor."