Türkiye’de Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu öğrenmek için mutlaka okumanız gereken 10 kitap

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladığımız bu günde, Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşunu tarihsel bir süreç içinde inceleyen ve aynı zamanda Cumhuriyet’in bugünkü tasfiyesinin köklerini de o günlerde gösteren kaynaklar önereceğiz.



29-10-2017 08:17
İleri Kitap

Türkiye, cumhuriyet fikrinin ve rejiminin tüm kazanımlarının bir bir tasfiye edildiği bir ülkeye dönüşmüş durumda. İslamcı bir iktidarın dayatmaları ve operasyonları sonucunda, 1923’ten bu yana biriktirilmiş ilerici ve insancıl özellikler ortadan kaldırılmış halde.

Kuşkusuz bu duruma bir anda veya kaza ile gelinmedi. Türkiye’de cumhuriyet, bir yanıyla muazzam bir tarihsel ilerlemeyi temsil ederken, bir yanıyla da kendi mezar kazıcılarını hep besleyip korudu. Osmanlı’nın son dönemlerinden başlayarak saltanatın ve hilafetin savunuculuğunu yapan, Cumhuriyet’in kuruluşu ve inşasına açık veya örtülü biçimlerde karşı çıkıp sabote etmeye çalışan, bunu başaramayınca da devletin desteği ve yardımı ile siyasal islam adıyla örgütlenen gerici akım, iktidarı ele geçirip Cumhuriyet’i tasfiye etmeye, 100 yıl önce önleyemediği sıçramayı şimdi tersine çevirmeye çalıştı.

Ancak Türkiye’de cumhuriyet fikrinin kolay kolay sökülüp atılamayacak bir damardan beslendiği de görülüyor. Her türlü zorbalığa ve hukuksuzluğa rağmen yılmayan, mücadeleyi sürdüren ve kararlılık devşiren bir cumhuriyetçi damar da varlığını koruyor. Hal böyleyken, yeni bir cumhuriyet, devrimci bir cumhuriyet için yürütülecek mücadelenin fikri altyapısının oluşturulması önemli görevlerden biri oluyor.

Bu nedenle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladığımız bu günde, Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşunu tarihsel bir süreç içinde inceleyen ve aynı zamanda Cumhuriyet’in bugünkü tasfiyesinin köklerini de o günlerde gösteren kaynaklar önereceğiz.

İşte Türkiye’de Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu anlamak için mutlaka okumanız gereken 10 kitap!

1. Y.A. Petrosyan – Sosyalist Açıdan Jöntürk Hareketi

Osmanlı’nın son dönemlerindeki modernleşme hareketleri içinde en özel ve ağırlıklı yere sahip olan Jön Türk’ler hakkında Petrosyan’ın kitabı önemli referanslardan biri haline gelmiş durumda. Jön Türk’leri hem ilerici hem de bağımsızlıkçı bir akım olarak sunan Petrosyan, aynı zamanda emperyalizmin müdahale ve paylaşım amaçlarının belirginleştiği 19. yüzyıl sonunun tarihsel arka planını da başarılı bir biçimde sunuyor. Jön Türk hareketini hem iç hem de dış koşulların çerçevesi içinde inceleyen Petrosyan, aynı zamanda Jön Türk hareketinin burjuva karakterini, bu karakterin yarattığı sınırlılıkları da tespit ediyor. Bu özellikleriyle, Türkiye’de Cumhuriyet’e giden sürecin ilk adımlarını görmek için mutlaka okunması gereken bir kaynak olma özelliğini kazanıyor.

2. E.J. Zürcher – Milli Mücadelede İttihatçılık

Jön Türkler’den kaynaklanan ancak onu aşan bir siyasal ve örgütsel pratik olarak İttihatçılık, Osmanlı-Türkiye modernleşmesi açısından mutlaka incelenmesi gereken bir örnektir. Cumhuriyet’in öncesi ve sonrasındaki tüm süreçlerde öne çıkmış isimlerin hemen hepsi, Mustafa Kemal de dahil olmak üzere, bir biçimde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin örgütlenmesiyle bağları olan kişiler olmuştur. Zürcher, bu kitabında sadece İTC düşüncesinin ve siyasal deneyiminin bir değerlendirmesini yapmakla kalmıyor, aynı zamanda Milli Mücadele sırasında Mustafa Kemal’in temas kurduğu ve bir araya getirdiği İttihatçı birikimi de gözler önüne seriyor.

3. Bülent Tanör – Türkiye’de Kongre İktidarları

Cumhuriyet tarihçiliğinin önde gelen otoritelerinden Bülent Tanör’ün kitabı ise, İTC’nin iktidar yıllarından sonra Anadolu’da kalan örgütlenmesini ve bu örgütlenmenin Milli Mücadele’ye katılımını inceliyor. Tanör, Anadolu’da bir anda ortaya çıkan ve hayli yaygın bir örgütlenme biçimi olarak Milli Mücadele’yi önceleyen, bir süre sonra da Milli Mücadele çatısı altında ve mustafa Kemal önderliğinde birleşen yerel kongreleri, hem istatistiksel hem de siyasal özellikleriyle sunuyor. Tanör’ün kitabının en önemli özelliği ise, Milli Mücadele’nin birden başlamadığını, Anadolu direnişinin kendiliğinden ortaya çıkmadığını ve sonunda bir araya gelecek yerel direnişlerin Milli Mücadele’nin başarısında yaşamsal bir rol oynadığını göstermesi.

4. Tevfik Çavdar – Türkiye’nin Demokrasi Tarihi

Usta yazar Tevfik Çavdar’ın birçok orijinal belge ve kaynakla desteklediği iki ciltlik çalışması, Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşuna geniş bir perspektiften yaklaşan bir eser olma özelliğine sahip. Osmanlı’nın son dönemlerindeki ilerici ve aydınlanmacı hareketlerden başlayarak Çavdar, önce İTC iktidarını, sonra da Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in inşasını demokratikleşme ve özgürlükler ekseninde ele alıyor. Çavdar’ın çalışması sayesinde farkına vardıklarımızdan birisi de Türkiye’de egemenlerin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e dek demokrasi ve özgürlükler konusundaki isteksizliği.

5. Türk Devrimi ve Sonrası – Taner Timur

Türkiye modernleşmesini ve Cumhuriyet’i bir devrim olarak inceleyen çalışmaların başında Taner Timur’un eseri geliyor. Taner Timur, bu kitabında Türkiye’de Osmanlı’nın son yıllarından itibaren güçlenen bir burjuva devrimci geleneğinin olduğunu, tüm hamlık ve toyluğuna rağmen bu geleneğin siyasal temsilcilerinin başarıya ulaştığını ve Cumhuriyet’in kuruluşunun da ancak bu çerçevede incelendiği sürece yerli yerine oturtulabileceğini ileri sürüyor. Türkiye’de 1923’te cisimleşmiş Cumhuriyet’in, bir burjuva devrimi olarak tahlili konusunda uzun yıllar devam etmiş tartışmaları da yanıtlayan çalışma, aynı zamanda Cumhuriyet’in burjuva karakterinin doğurduğu sorunları da o yıllardaki göstergeleri ile birlikte tespit ediyor.

6. Doğan Avcıoğlu – Türkiye’nin Düzeni

Türkiye tarihinin en etkili aydınlarından olan Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni kitabında Osmanlı’da başlayan modernleşme çabaları ile emperyalizmin sömürgeleştirme niyetlerini paralel bir biçimde takip ediyor. Bu paralel seyrin, aynı zamanda Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşu ve inşası sürecinde de takip edilebileceğini gösteren Avcıoğlu, çalışmasında yerel gazetelerden Meclis tutanaklarına kadar birçok tarihsel belgeyi de okurlarına sunarak iddialarını kuvvetlendiriyor. Avcıoğlu’nun eserinin en önemli özelliği ise, önce Osmanlı’da, sonra da Türkiye’de modernleşme ve çağdaşlaşma süreçlerinin iki kanadının bir arada ve mücadele içinde ilerlediklerini, bağımsızlıkçı ve aydınlanmacı kanat ile komprador ve gerici kanadın sürekli bir biçimde etkileşim ve mücadele içinde olduklarını göstermesi.

7. Feroz Ahmad – Modern Türkiye’nin Oluşumu

Tarihçi Feroz Ahmad’ın çok bilinen ve yine bir referans kitabı olarak görülebilecek kitabı, sadece Türkiye’de Cumhuriyet’in oluşumunu değil, onu önceleyen Osmanlı geçmişini de masaya yatırıyor. Osmanlı-Türk modernleşmesi tarihine bakıştaki liberal yaklaşımların temel tezlerini önce Osmanlı, sonra da Türkiye ekseninde ele alan Ahmad, liberal tezlerin yanlışlığını ortaya koyuyor. Ahmad, Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşunu imparatorluktan uluslaşmaya doğru giden bir tarihsel sürecin, yani burjuva devrimi sürecinin özgün bir örneği olarak inceliyor.

8. Yalçın Küçük – Türkiye Üzerine Tezler

Yalçın Küçük’ün 5 ciltlik eseri Türkiye Üzerine Tezler, Türkiye’de Cumhuriyet’in inşasını 1923’le sınırlayan yaklaşımlara karşı, süreci geniş bir tarihsel kesit içinde ele alıyor. Küçük’ün çalışması, sadece öne çıkan siyasal olayları ve liderlerin tutumunu değil, aynı zamanda arka plandaki kadroların ve aydınların tutumlarını da takip ederek, Türkiye’deki cumhuriyet fikrinin izlerini de açığa çıkarıyor. Küçük’ün eserinin en özgün yanı ise, Türkiye’de Cumhuriyet’le cisimleşen sürecin esasında bir burjuva devrimi olduğunu; aksi iddialara rağmen Türkiye sermaye sınıfının son derece gelişmiş bir siyasal bilince sahip olduğunu; Türkiye tarihinde, özellikle de Cumhuriyet’in kuruluşu sürecinde sermaye sınıfının edilgen değil, son derece etkin bir aktör olduğunu göstermesi.

9. Korkut Boratav – Türkiye İktisat Tarihi

Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşu sürecini 1908’den başlatan Korkut Boratav, bu klasikleşmiş eserinde önce İTC’nin, ardından da Cumhuriyet idaresinin kapitalistleşme doğrultusundaki adımlarını gözler önüne seriyor. Ayrıca, Boratav’ın çalışmasında, Türkiye sermaye sınıfının tüm bu kapitalistleşme sürecinde aktif bir taraf olduğunu, devlet ile sermaye sınıfı arasında her dönem yakın ilişkilerin kurulduğunu, özellikle de sanayi sermayesinin Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren adım adım güçlenerek ülke yönetimine etki ettiğini görebiliyoruz. Her ne kadar iktisat kitabı olsa da, Korkut Boratav’ın yalın üslubu sayesinde, kitap iktisat eğitimi almayanların da rahatlıkla okuyabilecekleri bir eser olarak uzun yıllardır güncelliğini koruyor.

10. S.İ. Aralov – Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları

Son kitabımız, bir Sovyet diplomatının, Aralov’un anıları. Aralov’un kitabı, Türkiye’de Milli Mücadele’ye ve o yıllarda Ankara’da ve cephelerde yaşananlara bire bir tanıklık etmesi açısından eşsiz bir belge. İşgal altındaki yurt için yürütülen mücadelede Ankara Hükümeti’ni tanıyan ilk devlet olan Sovyetler Birliği’nin elçisi olarak ülkeye gelen Aralov’un anıları sayesinde, Sovyetler ile Türkiye arasındaki dayanışma ve yardımlaşma ilişkisine de tanık olmuş oluyoruz. Her ne kadar Aralov 1923 yılında, Cumhuriyet’in ilanından hemen önce Türkiye’den ayrılmış olsa da, başta Mustafa Kemal olmak üzere dönemin kadrolarının yönelim ve gelecek planlarını anlamak açısından bu kitap özel bir yer tutuyor.