Toplumsalı toplumsalla açıklama çabası

Halbwachs’ın eserinin tamamında karşılaşılan temel görüş, hafızanın toplumsal koşullara bağlılığıdır. Bu açıdan bakıldığında, eğer bir mutlak yalnızlıktan bahsedebiliyor olsaydık bile, orada hafızadan bahsetmek mümkün olamayacaktı. Hafıza, sosyalizasyon ile birlikte oluşur.



09-04-2017 10:31
Bahar Ön

Durkheim tarafından geliştirilen “toplumsal olanı yalnızca toplumsal olanla açıklama” yaklaşımı, Halbwachs tarafından yeni bir başlıkta ele alınmıştır: Hafıza. Durkheim, bireysel bir karar gibi görünen “intihar” konusunda, toplumsal bir açıklama yapılabileceğini göstermiştir. Bireysel gibi görünen kimi olayların toplumsal bir ağ ile tartışılmasını daha sonraları ele alan sosyal bilimciler artmış olsa da Halbwachs, erken sayılabilecek bir dönemde bu çabaya sahiptir.

Hafızanın Toplumsal Çerçeveleri olarak 2006 yılında Türkçe’ye çevrilen Les Cadres Sociaux la Mémoire isimli eserin Türkiye’de geçmişi çok daha eskilere dayanmaktadır. Halbwachs, İstanbul Fransız Arkeoloji Enstitüsü aracılığı ile Türkiye ile oldukça erken bir dönemde ilişki kurmuştur. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ve Ömer Lütfi Barkan gibi isimlerin hocası olan Halbwachs, Durkheimcı öğreti için önemli bir başlık açmıştır, ancak temel eseri olan Hafızanın Toplumsal Çerçeveleri’nin Türkçeye bu denli geç girmesinin nedenleri oldukça merak uyandırıcıdır.

“Peki, hafızaların yeniden inşa edilmelerini sağlayan bu çerçevelerin doğası nedir? Burada, kitabın iki kısmı birbiriyle ilişkili: bu çerçeveler bizzat anılardır, ama şu ya da bu toplumsal gruba has kolektif anılarıdır – ‘ve bu, basit bir metafor değildir’. Halbwachs’ı toplumsal grupların çeşitliliği açısından Durkheim’dan ayıran bu uyarı, onun ilk ve daimi ilgi alanı olarak okunmalıdır. Halbwachs burada, sınıf aidiyetinin; ‘ihtiyaçlarımızı’, düşünme ve harcamalarımızı düzenleme biçimlerimizi belirleme yolları üzerine yazan bir düşünüre dönüşür. ‘Verili olan, eşsiz bir toplum değildir, grupların toplumudur’ diye belirtecektir daha sonra” (Halbwachs, 2016, 13).

Halbwachs’ın eserinin tamamında karşılaşılan temel görüş, hafızanın toplumsal koşullara bağlılığıdır. Bu açıdan bakıldığında, eğer bir mutlak yalnızlıktan bahsedebiliyor olsaydık bile, orada hafızadan bahsetmek mümkün olamayacaktı. Hafıza, sosyalizasyon ile birlikte oluşur. Toplumsal hafıza/bellek kavramı, bir toplumun belleğine işaret etmez. Kavram, bireyin hafızasının toplum tarafından inşa edildiğini kasteder.

“Hafızanın çerçeveleri zamanın hem içindedir hem de dışında. Zamanın dışında, onları yaratan imgelere ve somut anılara, kalıcılıklarından ve genelliklerinden bir miktar verirler. Ama bu çerçeveler kısmen de zamanın akışı içinde hapsolurlar” (Halbwachs, 2016, 357-358).

Thomas Hirsch tarafından Türkçe baskı için yapılan Takdim ile başlayan eser, 8 bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler şunlardır: Rüyalar ve Görsel Anılar, Dil ve Hafıza, Geçmişin Yeniden İnşası, Anıları Konumlandırmak, Ailenin Kolektif Hafızası, Dinsel Kolektif Hafıza, Toplumsal Sınıflar ve Gelenekleri ile ayrıntılı bir bölüm halinde ele alınan Sonuç’tur.

Hafıza/bellek çalışmaları için temel eserlerden biri olan Halbwachs’ın eseri, geçmişi eğer ortaya çıkıyorsa bunun bireyin bilincinde mi yoksa “ben” dışındakilerin bilincinde mi ortaya çıktığını sorgulamanın anlamlı olmadığını ortaya koymaktadır.


KÜNYE: Hafızanın Toplumsal Temelleri, Maurice Halbwachs, Çeviri: Büşra Uçar, Heretik Yayınları, 2016, 366 sayfa.