Terörizme destek suçlamasıyla Katar'a sırt çeviren Suud rejiminin gerçek amacı ne?

Katar’ı bir anda hedef tahtasına koyan ülkelerin bu sert kararının ardında terörizme destek suçlamasının ötesinde pek çok neden var. Suriye’de ve Yemen’de yaşanan savaşta Katar’la birlikte hareket eden Suudi Arabistan ve yandaşları bu iki ülkede yaşanan savaşlarda işledikleri suçların izlerini bu hamleyle örtmeye çalışıyor olabilirler.



05-06-2017 18:42
Serhan Kayır

Bahreyn, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri sabahın ilk saatlerinde Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurdular. Onları Libya’daki Tobruk hükümeti (BM tarafından tanınan Libya hükümeti), Yemen’de Hadi hükümeti (Yemende de Libya gibi iki ayrı hükümet var) ve Maldiv Cumhuriyeti takip etti. 

Bir anda ne oldu da 7 ayrı ülke eş zamanlı olarak Katar ile ilişkilerini kesti sorusunun yanıtını hepimiz merak ediyoruz. Katar’la ilişkilerini kestiğini duyuran hükümetlerin açıklamaları içinde pek çok çelişki ve soru işareti barındırıyor. Bu yedi hükümetin yaptıkları açıklamalara baktığımızda temelde Katar’ın terörist gruplara destek olduğu gerekçesi görüyoruz. 

Suudiler, Katar’ı Müslüman Kardeşler (İhvan), IŞİD ve El Kaide gibi Sünni kökenli cihatçı gruplara destek olmakla suçlarken Bahreyn monarşisi ise Katar’ın iç işlerine müdahale ederek Şii grupları desteklediğini söylüyor.

Suudi Arabistan ve BAE’nin İhvan’ı kendisine tehdit olarak gördüğünü biliyorduk ancak bu konuda Katar’a bugüne kadar herhangi bir tepki göstermemişler aksine pek çok alanda işbirliklerini sürdürmüşlerdi. Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri, İhvan’ı; Bahreyn, Şii milisleri bahane ederken Maldivler’in derdi ne onu da önümüzdeki günlerde yapılan alışverişlerde net olarak göreceğiz. 

Öte yandan diplomatik ilişkilerini kestiğini duyuran Yemen’deki Hadi hükümeti ise Katar’ı Şii milislere destek vermekle suçladı. Halbuki bu sabah Katar, Yemen’de Şiilere karşı kanlı bir savaş yürüten Suudiler ve Hadi hükümeti ile aynı koalisyonda yer alıyordu. Katar’ın bir yandan Sünni bir yandan Şii grupları nasıl desteklediği ise ayrı bir merak konusu.

Bunların hepsinin aslında yapay bir mazeret olduğu ilk bakışta açıklamalardaki çelişkilerden belli oluyor. 

Katar’ı bir anda hedef tahtasına koyan ülkelerin bu sert kararının ardında terörizme destek suçlamasının ötesinde pek çok neden var. Suriye’de ve Yemen’de yaşanan savaşta Katar’la birlikte hareket eden Suudi Arabistan ve yandaşları bu iki ülkede yaşanan savaşlarda işledikleri suçların izlerini bu hamleyle örtmeye çalışıyor olabilirler.

Öte yandan Bahreyn kendi içerisinde pek çok sorunla boğuşuyor. Sünni Bahreyn monarşisinin Şii çoğunluğa yönelik baskı ve saldırılarının dış dünyadan tepki görmeye başladığı bir dönemde Katar’la ilişkileri kesme kararı zamanlama açısından Bahreyn monarşisine dışarıda bir süre nefes aldıracaktır.

Katar’la ilişkileri kesme kararı alan Yemen ve Libya’ya baktığımızda ise her ikisinde de iki ayrı hükümet bulunduğunu biliyoruz. Her iki hükümette kendi ülkelerinde diğer hükümetlere karşı güçsüz durumdalar. Bu hamle ile onlar da dış destek arayışındalar. 

Katar ile İran yakınlaşması, Rusya ile yapılan kimi anlaşmalar ve Katar’ın Avrasya eksenine savrulma ihtimali bugün yaşanan olayların perde arkasındaki jeopolitik asıl nedenler. Önümüzdeki günlerde toz duman kalkacak ve sis perdesi aralanacaktır. Bir diğer yazıda Katar’da yaşananların perde arkasını ve gerçek nedenlerini daha detaylı inceleyeceğiz.