'Tarihsel koşullar', Jakobenizm ve Kemalizm

Değerli akademisyen Prof. Dr. Tülin Öngen'in danışmanlığını yaptığı bir yüksel lisans çalışmasına dayanan bu kitap, Öngen'in ifadeleriyle "Jakobenizm ile Kemalizm arasındaki ilişki üzerine yapılmış ilk ve en derinlikli bilimsel çalışma olma özelliğini taşıyor." İki siyaset belli ve bazı karakteristik özellikleri açısından kıyaslanıyor, benzerlik ve farklılıkları belirlenmeye çalışılıyor.



26-03-2017 10:20
Erkan Özkan

"Herkesin Fransız Devrimi kendine göreydi ve onun nasıl yüceltildiği, mahkum edildiği ya da yadsındığı, 1789'un siyaseti ve ideolojisine değil, yorumu yapan kişinin devri ve yerine bağlı olarak değişiyordu"

Jakobenizm nedir? Jakoben kime denir? Jakobenlik ne demektir? Kuşkusuz bu sorular da, diğer bütün sorular gibi "cevabı cevaplayana göre değişen" sorulardandır. Jakobenizm kavramı, genellikle keyfi bir biçimde kullanılıyor ve siyasi tarihimize ilişkin tartışmalarda kendisine sıkça yer bulan bu kavram çoğunlukla başka bir siyaseti tartışırken karşımıza çıkıyor: Kemalizm

Dolayısıyla, onu "anti-demokratik" olarak gören liberal düşünce de, "din karşıtı, laik" olarak gören İslamcı düşünce de,  ya da onunla övünen "ulusalcı" düşünce de; Jakobenizmi çoğunlukla pratik siyasal konumlanmaları gereği ve "Kemalizm'in minderinde" tartışagelmiştir. Bu yüzden Jakobenizm, kimi zaman bir yergi, kimi zaman övgü biçiminde sıkça karşımıza çıkmıştır. Kavramın kendisinden de önce tartışılması gereken konulardan biri de budur.

Emrah Gülsunar tarafından hazırlanan ve Yordam Kitap tarafından yayımlanan 'Jakobenizm ve Kemalizm, Eleştirel bir Karşılaştırma' isimli çalışmayı değerli kılan da Jakobenizm - Kemalizm ilişkisini pratik tartışmalardan azade bir perspektifle ve iki siyasetin de "kendi özgül koşulları ışığında" ele almış olmasıdır.

Değerli akademisyen Prof. Dr. Tülin Öngen'in danışmanlığını yaptığı bir yüksel lisans çalışmasına dayanan bu kitap, Öngen'in ifadeleriyle "Jakobenizm ile Kemalizm arasındaki ilişki üzerine yapılmış ilk ve en derinlikli bilimsel çalışma olma özelliğini taşıyor." İki siyaset belli ve bazı karakteristik özellikleri açısından kıyaslanıyor, benzerlik ve farklılıkları belirlenmeye çalışılıyor. Çalışmanın en vurucu ve aydınlatıcı kısmı şüphesiz ki Jakobenler ve Kemalistlerin mülkiyetle ve toplumsal sınıflarla kurdukları ilişki arasındaki farkın irdelenmesidir. Bu iki düşünce arasında var olan farklılıklar, onları tarihte "hak ettikleri yere" koyabilmenin anahtarlarından biridir.

Kemalizmde Jakobenizm izleri

Gülsunar'ın çalışmasında öncelikle 'Mustafa Kemal ve kuşağında' -hatta bir bütün olarak Yeni Osmanlı ve Jöntürk hareketlerinde- Jakobenizm düşüncelerinin etkileri, Kemalizm'in Fransız Devrimi'ne ve Jakobenizme bakışı Mustafa Kemal başta olmak üzere Kemalist Devrim'in kurucu kadroları ve aydınlarından aktarımlarla inceleniyor. Gülsunar, Kemalizm'de Jakobenizm  etkilerini incelerken Kemalizm ile İttihatçılık arasındaki ilişkiyi Fransız Devrimi ve Jakobenizme bakış üzerinden ele alıyor, bu iki akım arasında Fransız Devrimi'ne yönelik bakış açısı farklılıklarına dikkat çekiyor ve "İttihatçılar ve Kemalistler aynı düşünsel ortamdan gelmişler, aynı kaynaklardan beslenmişlerdir. Nitekim İttihatçılıkla Kemalizm arasında, literatürde de kabul gördüğü üzere önemli süreklilik ilişkileri ve benzerlikler vardır. Öyleyse neden İttihat ve Terakki üyeleri Fransız devrimcilere ve Jakobenlere Doğrudan atıf yapmaktan çekinmez, onlara öykündüklerini belirtmekte tereddüt etmezken; Kemalistler bırakalım Jakobenlere doğrudan atıf yapmayı Fransız Devrimi'ne dahi belirli bir mesafeyle yaklaşmışlardır?" sorusunu soruyor. [1]

 

JAKOBENİZM, KEMALİZM VE DEMOKRASİ

Kemalizmin Jakobenizmle eşleştirilmesine genel olarak kaynaklık eden "devrim" ve "radikalizm" fikirleri ise Kemalist modernleşme bağlamında ele alınıyor. Gülsunar, devrimcilik ve radikalizm kavramları üzerinden yapılan tartışmalarda, Jakobenizm ile Kemalizm arasındaki benzerlikler ya da farklılıkları hem yapısal özellikler hem de iki hareketin liderleri üzerinden bir karşılaştırmaya tabi tutarak okuyucuyu "şaşırtacak" ve aydınlatacak kimi sonuçlara ulaşıyor.

Jakobenizme biçilen "tepeden inmeci", "halktan kopuk" veya "elitist" gibi tanımlamalar aynı zamanda Jakobenizmi Kemalizmle eşleştiren liberal düşüncenin de temelini oluşturuyor. Jakobenliği bir tür "komitacılık" olarak gören bu sol liberal anlayış, ülkedeki askeri darbeleri bile 'İttihatçılıkla' tanımladığı argümanları bu eşleştirme üzerinden sağlıyor. Tersinden ise, sol liberal düşünce tarafından ortaya atılan anti-demokrat argümanı, karşıtları tarafından büyük oranda -ne yazık ki bağlamından kopuk bir şekilde- "radikalizm övgüsüyle" karşılık buluyor ve Jakobenizm ve Kemalizmin Demokrasi, din, laiklik gibi kavramlara bakışının ne olduğundan ziyade, "yüzeysel" bir tarzda sahipleniliyor.  

 

DİN, LAİKLİK, SEKÜLARİZM

Kemalizme ilişkin yürüyen tartışmalarda sol liberal ve İslamcı çevrelerce en çok atıf yapılan konuları Din, Laiklik ve Sekülarizm oluşturuyor. Bu iki görüş tarafından Kemalizmin din politikaları "Jakoben Laiklik" olarak nitelendirilse de Gülsunar'a göre bu kavram da içerisinde bazı hataları barındırıyor. Jakobenizm ve Kemalizmin din ve laiklik kavramları büyük oranda birbirine benzese de, "jakoben laiklik" kavramı genel olarak "dayatmacılık", "din düşmanlığı" gibi kavramlar kast edilerek kullanılıyor.

Gülsunar, çalışmasında "jakoben laiklik" kavramına laiklik, sekülarizm, devlet-sivil toplum ilişkiselliği gibi başlıklar üzerinden mercek tutuyor. 

Jakobenizm ve Kemalizm arasındaki benzerlikleri kavramak, öncelikle Jakobenizmi ve Kemalizmi anlamaktan ve daha da önemlisi bunların aralarındaki farkları belirginleştirmekten geçiyor. Gülsunar'ın çalışmasının özgünlüğü, bu iki kavramı en başta "politik tutum gereği" bağlamından koparmayarak, her iki kavramı da kendi koşulları içerisinde değerlendirmiş olmasından geçiyor. Gülsunar, çalışmasında bu gerçeği "Demek ki, konuya hangi kesim üzerinden yaklaşılırsa yaklaşılsın, mesele Jakobenizm sorunu olmaktan öte, tarihsel, toplumsal ve siyasal olguların kavranmasında toplumsal sınıfların rolünün dikkate alınıp alınmaması sorunudur" ifadeleriyle açıklıyor.

Özellikle "sol mahallemiz" açısından, Kemalizmin "kredisinin" onun temsil ettiği değerlere yönelik yapılan saldırılara oranla artmakta olduğu günümüzde, bu iki siyaseti ve onları yaratan tarihsel koşulları somut olgular üzerinden tartışabilmenin, yolumuzu sosyal medyada iddialı ve keskin cümlelerle paylaştığımız "Robespierre" fotoğraflarından daha çok aydınlatacağı kesindir.


KÜNYE: Jakobenizm ve Kemalizm – Eleştirel Bir Karşılaştırma, Emrah Gülsunar, Yordam Kitap, Kasım 2015, 320 sayfa.

 

 

[1] Gülsunar, Jakobenizm ve Kemalizm, Eleştirel bir Karşılaştırma, sf. 105