SHD'den Aladağ açıklaması: 11 çocuğumuzun karşılığı 15 ay mı?

Sosyal Haklar Derneği, Aladağ davasına yeni atanan mahkeme heyetinin 4 sanık hakkındaki tahliye kararı hakkında açıklama yaptı.



10-02-2018 12:24

İleri Haber

Aladağ davasında dosyaya yeni atanan mahkeme heyeti yeni hazırlanan bilirkişi raporunu gerekçe göstererek 26 Şubat’ta görülecek 5. duruşma öncesi verdiği ara karar ile 4 sanığı tahliye etti. Skandal karara ilişkin açıklama yapan Sosyal Haklar Derneği (SHD), "11 çocuğumuzun karşılığı 15 ay mıdır?" diye sordu.

İstanbul Beyoğlu'ndaki Galatasaray Meydanı'nda gerçekleştirilen açıklamaya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve 'Adalet Nöbeti' adına Avukat Kemal Aytaç da katıldı.

SHD Başkanı Melda Onur tarafından okunan açıklamada şöyle denildi:

"Adana davasında tutuklu 6 sanıktan 4 tanesi mahkemenin ara kararı ile tahliye edildi.

Soruyoruz: 11 çocuğumuzun karşılığı 15 ay mıdır?

Sanıklar 15 aylık bir tutukluluk sonunda tahliye edildiler.

11 kız çocuğu ve bir yetişkin yurttaşımızın öldüğü Süleymancılara ait kaçak yurdu işleten dernek yöneticileri olan Ramazan Keleş, Mahir Kılıç, Mustafa Öztaş ve yurt görevlisi Mahmut Deniz serbest bırakıldılar.

Kozan Ağır Ceza Mahkemesi tahliye kararını Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine yazılan talimata istinaden düzenlenen 22.01.2018 tarihli bilirkişi raporuna dayandırdı. Mahkeme kararına göre, söz konusu bilirkişi raporunda anılan sanıkların 2. dereceden tali kusurlu olduğu tespiti yapıldı. Mahkemenin tahliye kararının gerekçelerinden birisi de, 'tutukluluktan beklenen gayenin bu sanıklar açısından gerçekleştiği'dir.

Kozan Ağır Ceza Mahkemesi bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilip taraftarların rapora itirazlarını dahi dinlemeden ve 26.02.2018 tarihinde yapılacak açık duruşmayı beklemeden, 06.02.2018 tarihinde verdiği bir ara kararla yurdun sahibi, derneğin yöneticileri olan 4 sanığı tahliye etmiş, yurt yöneticisi Cumali Genç ve yurdun bağlı olduğu derneğin başkanı İsmail Uğur'un ise tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.

Aladağ yurt yangınının gerçekleştiği ilk günden itibaren söylediğimiz üzere, Süleymancılara ait yurdun yöneticileri, müdürü, denetim görevlerini yerine getirmeyen ve çocukların söz konusu yurtta kalmalarını fiilen zorunlu hale getiren kamu görevlileri başta olmak üzere; bütün sorumlular yargılanıp hak ettikleri ceza ile cezalandırılıncaya, Aladağ'a adalet gelinceye kadar, aileler ile birlikte yürüttüğümüz adalet mücadelesine devam edeceğiz.

Bu kapsamda avukat arkadaşlarımızın gerekli tüm itirazları gerçekleştireceklerini tüm dostlarımızın bilmesini isteriz.

Ancak Aladağ'da adaletin hukuki bir başlık olmaktan çok, kamusal, laik eğitimi kendi davası gören yurttaşların adalet için bir adım daha ileri atması ile mümkün kılınabileceğini biliyoruz.

Adalet istiyoruz!"