Şeriat eğitimi ders kitabında: Kadın itaatkar olmalı

Müfredat yenileme çalışmaları kapsamında imam hatip okullarında okutulan fıkıh ders kitaplarına eklenen “şeriat” eğitiminin detayları ortaya çıktı. Kitapta evlilik hayatının mutlu ve huzurlu olabilmesi için kadının kocasına itaatkâr olması gerektiği ifade ediliyor.



11-09-2017 14:54

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), müfredatta yaptığı değişikliklerin ardından, bazı ders kitaplarını tamamladı. Son yaptığı değişiklikle, imam hatip okullarında okutulan fıkıh dersinin kitabındaki “Muamalât ve Ukûbât” isimli üniteyi ders programına ekleyen bakanlık, bu ünite boyunca “şeriat”a göre sosyal hayat ile şeri suç ve cezaları anlattı.

Milliyet'ten Ayşegül Kahvecioğlu'nun haberine göre, kitapta yer alan skandal ifadelerden bazıları şöyle:

“EVLENECEKLER BAŞ BAŞA KALMASIN”

“Evlenecek olanların baş başa kalmayacakları bir ortamda birbirlerini görmeleri, erkeğin evleneceği kadına denk olması, ilke olarak birbirlerini beğenmiş olanların mutlu ve kalıcı bir evlilik yapıp yapamayacaklarını anlamak için bir evlilik vaadi sayılan kısa bir nişanlılık sürecini değerlendirmeleri şayet olumlu kanaat oluşursa nikahlanıp evlenmeleri gerekir.”

“KADIN İTAATKAR OLMALI”

“Evlilik hayatında mutlu ve huzurlu olabilmek için kadının kocasına itaatkâr, kocanın karısına şefkatli yaklaşması; kocanın ailenin geçimiyle sorumlu tutulması, kadının da çocukların bakımını üstlenmesi gerekir.”

“NİKAHSIZ YAŞAMANIN CEZASI OLDUKÇA AĞIR”

“Eşin bütün masrafı kocaya aittir. Kocanın zengin veya fakir olması hükmü değiştirmez. Buna, yiyecek, içecek, tedavi, ilaç ve bazı durumlarda hizmetçi masrafları girer. Mesken temini ve tefrişi de kocaya aittir.

Kadın-erkek beraberliğini meşru kılan tek yol nikah olduğundan onsuz birliktelikler zina kabul edilmiş ve cezası oldukça ağır tutulmuştur. İnsanda en güçlü ve en inatçı dürtünün şehvet olduğu dikkate alınarak kadın erkek ilişkilerinde belli bir mesafenin korunması yönündeki hükümlere ağırlık verilmiştir. Evlilik ile bu dürtü kontrol altına alınarak sağlam bir zemine oturtulmuştur.”

BOŞAMA YETKİSİ KOCAYA AİT

“Müslüman erkek müşrik kadınla, Müslüman kadın da Müslüman olmayanlarla evlenemez. Evli ve iddet bekleyen kadınla evlenilemez. Koca, üç talakla (kocanın tek taraflı irade beyanıyla eşini boşaması) boşadığı kadınla evlenemez. Bir kadın bir erkekten fazla kişiyle aynı anda evlenemez. Bir adam ise aynı anda kadının teyze, hala ve kız kardeşi ile evli olamaz.

Talak, “Sen benden bir talak ile boşsun” gibi açık, “kendine artık başka koca ara” gibi kinaye ile söz konusu olabilir. Kural olarak boşama yetkisi kocaya ait olmakla birlikte evlenirken veya daha sonra dilerse bu konuda karısını da yetkili kılabilir.

Evlilik birliği kocanın ölümü ile sonuçlanmışsa kadın bir başkası ile evlenebilmek için 4 ay 10 gün iddet bekler. İddet bekleyen kadına boşayan kocası dışında açıktan ya da ima yoluyla bile olsa evlilik teklifinde bulunulamaz. Vefat iddeti bekleyen kadına ise üstü kapalı şekilde evlilik teklifinde bulunmada bir sakınca yoktur.”

KISAS, RECM,EL KESMEK…

“İslamda çok sayıda emredici ve yasaklayıcı hüküm konulmuş, suçlara karşı belli cezalar öngörülmüştür. Hırsızlık, yol kesmek veya eşkıyalık, zina, iffete iftira, şarap içmek, dinden dönmek ve meşru yönetime karşı başkaldırı, isyan hadd cezasını gerektiren suçlardır. (Hadd’de, zinanın cezası evli erkek ve kadın için recm (taşlayarak öldürme), bekâr erkek ve kadın için yüz sopa; hırsızlığın cezası el kesmek, yol kesmenin veya eşkıyalığın cezası sürgün, çapraz bir şekilde el ve ayak kesmek ve öldürmeye kadar olan cezaları kapsıyor.)

Kasten adam öldürme suçunu işleyen kişiye kısas uygulanır. Kasıt benzeri ve hataen öldürmelerde kefareti katil, diyeti ise katilin ailesi öder. Kasten yaralama, organlara zarar verme gibi fiillerde, işlenen suça göre kısas cezası uygulanır. 

İslam’da suçun ağırlığı ne kadar ise ceza da o oranda olmalıdır.”