Şehir Plancıları Odası: '81 ile 81 üniversite' yükseköğretim sisteminin çürümesinin temel sebeplerindendir

TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından ÖSYS yerleştirme sonuçları sonrası yapılan açıklamada "81 ile 81 üniversite projesi' yükseköğretim sisteminin çürümesinin temel sebeplerindendir" denildi.



11-08-2017 18:43

TMMOB Şehir Plancıları Odası ÖSYS yerleştirme sonuçları hakkında yaptığı açıklamada, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) sonuçlarının ve sayısal istatistiklerinin eğitim sistemi, meslekler ve genç nüfusun geleceği hakkında "ibretlik veriler" içerdiğini belirtti.

Tercihler sonucu bu yıl 254 bin 430 kişilik kontenjanın boş kaldığını duyuran ÖSYM'nin verilerini ele alan Şehir Plancıları Odası, bu sayının öğrenci kontenjan kapasitesi açısından büyük ve köklü üniversitelerin yaklaşık 10 katı, görece daha yeni ve orta ölçekli üniversitelerin ise yaklaşık 20-25 katı büyüklüğünde olduğunu aktardı. Açıklamada, "Bu yılki rakamlar göz önünde bulundurulduğunda çok büyük maliyetlerle kurulan yükseköğretim komplekslerinden birçoğunun boşa inşa edilmiş olduğu düşünülebilir" denildi.

"İnşaata dayalı bir ekonomi modeli dışında gelişme dinamiği yaratmayan" AKP/Saray rejiminin yükseköğretim kurumlarını yalnızca, barındırdıkları kadro ve öğrenci nüfusuyla kent ekonomilerini ve inşaat sektörünü besleyecek yapılar olarak gördüğü aktarılan açıklamada, "Bu şekilde hem kamu kaynakları doğru yerlere aktarılmayarak boşa harcanmakta hem de plansız yükseköğretim sistemi nedeniyle birçok disiplin niteliksiz eğitim neticesinde yeterli teknik ve sosyal bilgiyle donatılmamış mezunlardan oluşan 'diplomalı işsizler' üretmektedir. Bu esasen, bilimi her zaman itibarsızlaştıran AKP hükümeti ve işsizlerden oluşan yedek işgücü ordusuna kâr oranlarını yükseltmek için ihtiyaç duyan sermaye kesimi için arzulanan bir durum halini almıştır" ifadelerine yer verildi.

AKP'nin '81 ile 81 üniversite projesi'ne karşılık gerçeklerin açıkça ortada olduğu belirtilen açıklamada "Kaybeden geniş halk kitleleridir, kentlerimizdir, geleceğimizdir" denilerek şöyle devam edildi:

"Üniversite tercihlerine kadar olan süreçte bu sonuçları yaratan eğitim sistemindeki noksanlıklar bir yana, Anadolu`nun her yerinde siyasi talepler neticesinde plansız şekilde açılan üniversitelerdeki yetersiz teknik ve akademik altyapı, gençlerimize bir gelecek vaat edilemediğinin açık göstergesidir. Bu sebeple, öğrenciyi geçici süreli tüketici olarak gören ve bu doğrultuda inşaat sektörünü besleyecek biçimde üniversiteler inşa edilmesine yol açan bu zihniyetin derhal yükseköğretim sisteminde bir planlamaya gitmesi, "her kente bir üniversite" gibi popülist söylemleri terk etmesi ve yönünü bilimden yana çevirmesi zorunluluktur."