Savaşa karşı hikâyeler: ‘Medan Geceleri’

İçi boş bir barış edebiyatından ziyade savaşın gerçekliği üzerinden barışın ve yaşamın önemine vurgu yapmayı seçen öykülerin her biri Fransa-Prusya savaşının farklı cephelerini ve doğal olarak farklı hayatları konu alıyor. Yurtseverlik, işgalcilik, yağma, zafer, demokrasi ve onur kavramlarının yoğun olarak irdelendiği bu öykü kitabı adeta savaş karşıtı bir manifesto olarak dünya edebiyatındaki yerini alıyor.



17-09-2017 09:23
Baransel Ağca

1870 Fransa-Prusya savaşından tam on yıl sonra Emile Zola’nın Medan’daki evinde bir araya gelen dönemin ünlü yazarları, eski günleri ve anıları yad ederken ortak bir hikâye kitabı yazmayı kararlaştırıyorlar ve ortaya bu muazzam hikâye kitabı çıkıyor.

Sel Yayıncılık tarafından basılan ve Yaşar Avunç çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Medan Geceleri; altı farklı öyküyle sıradan insanların, soyluların ve burjuvaların savaş karşısındaki çaresizliğini, fırsatçılığını ve yok olmuşluğunu anlatıyor.
Zola, Maupassant, Huysmans, Ceard ve Alexis gibi dünya edebiyatının klasikleşmiş yazarlarının derdi; savaşın ardından ortaya çıkan kahramanlık hikâyelerinin ve muhteşem zaferlerin ardındaki gerçekleri yani savaşın gerçeklerini toplumların yüzüne çarpmak. Bunu da ellerindeki en güçlü silahla edebiyatla yapıyorlar. Her biri
Savaşın tüm insanlık dışı yanlarının ve toplumsal travmalarının titizlikle resmedildiği bu altı öykü, Fransa’nın tüm toplumsal tabakalarının savaş karşısında düştüğü durumu gözler önüne seriyor. Asilzadelerin, burjuvaların, işçilerin ve köylülerin savaşın korkunç yüzüyle başa çıkma biçimleri oldukça gerçekçi bir şekilde okuyucuya aktarılıyor. Zaten bu nedenle yayınlandığı dönemde geniş yankı uyandıran bu öykü kitabı; yalnızca edebi değil aynı zamanda dönemin ünlü edebiyatçılarının savaş karşısındaki tutumunu gösteren siyasi bir eser olarak görülebilir.
İçi boş bir barış edebiyatından ziyade savaşın gerçekliği üzerinden barışın ve yaşamın önemine vurgu yapmayı seçen öykülerin her biri Fransa-Prusya savaşının farklı cephelerini ve doğal olarak farklı hayatları konu alıyor. Yurtseverlik, işgalcilik, yağma, zafer, demokrasi ve onur kavramlarının yoğun olarak irdelendiği bu öykü kitabı adeta savaş karşıtı bir manifesto olarak dünya edebiyatındaki yerini alıyor.
“Cesetlerin ve yıkıntıların ortasında ‘zafer’ naraları atan aptal subaylardan, sözde vatansever burjuvaların savaş ortamında iyice su yüzüne çıkan ikiyüzlü ve aşağılık ahlakına, ‘düşman’la savaşmayı beklerken tek yapabildikleri şey müdavimi oldukları genelevi yerle bir etmek olan ‘kahraman’lardan, tek bir emirle askerleri ölüme gönderip kendileri zevk ve sefa içinde gününü gün eden generallere ve askerlik, dostluk, korku, hastalık, gözyaşı, bit, pislik, ölüm ve firarına hiç eskimeyen ve değişmeyen bir tablo...”

Medan Geceleri, sadece savaş karşıtı çarpıcı öykülerle değil güçlü yazarların kaleminden dökülen kurmacalarla da okuyucuya edebiyat ziyafeti veriyor.


KÜNYE: Medan Geceleri, Emile Zola - Guy de Maupassant - J.K. Huysmans - Henry Ceard - Leon Hennique, Çeviri: Yaşar Avunç, Sel Yayınları, 2017, 239 sayfa.