Saldırı sonrası ABD ile yüz yüze ilk buluşma

Afrin saldırısının ardından bugün ABD’li yetkililerle ilk yüz yüze görüşme yapılacak.



22-01-2018 06:47

AKP, Suriye’nin Afrin kentine yönelik düzenlediği saldırı sonrası ABD ile yüz yüze ilk teması bugün kuracak. ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Jonathan Cohen başkanlığındaki heyet önce Genelkurmay Başkanlığı’nda hem harekatı hem de Suriye’deki son gelişmeleri masaya yatıracak. İki ülke arasındaki vize krizine neden olan sorunlar ise Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Ahmet Muhtar Gün başkanlığındaki heyetle devam edecek. Afrin saldırısına ilişkin ilk andan itibaren ABD ile askeri temasların sürdüğü belirtilirken, Suriye’de “iki ülkenin işbirliği”nin buluşmada ele alınacağı öğrenildi.

Dışişleri Bakanlığı dün Suriye’ye komşu ülkelerin büyükelçilerine operasyon ile ilgili bilgi vermiş, Müsteşar Yardımcısı Sedat Önal önce Suudi Arabistan Büyükelçisine özel olarak, ardından da Katar, Kuveyt, Ürdün, Lübnan, Ürdün Büyükelçileri’ne bilgilendirmişti. Benzer şekilde AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger’e bilgi verilmiş, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu özel olarak da Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ile telefonla görüşmüştü.

VİZE KONUSU DA MASAYA YATIRILACAK

ABD ile Türkiye arasında gerçekleştirilecek görüşmelerde, vize ve konsolosluk sürecine yönelik olarak son gelişmelerin ele alınması da bekleniyor. Bu görüşmelere her iki ülkenin Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından yetkililer de katılıyor. Türkiye ile ABD arasındaki bu buluşmanın altyapısı ise, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Vancouver’daki görüşmesinde oluşturuldu.

ZARRAB DAVASI

Tillerson bu görüşmede, ABD personeline yönelik soruşturmalarda artık somut ilerleme sağlanmasını beklediklerini iletmişti. Cumhuriyet’in haberine göre Çavuşoğlu’nun ise muhatabına, ABD’de Reza Zarrab’ın itirafçı olduğu, Hakan Atilla ve Halkbank’ı kapsayan davaya yönelik olarak “bir ülkeyi mahkum etmeden bu sürecin kapatılması gerekir” mesajı verdiği ve özellikle Fethullah Gülen’in faaliyetlerinin kısıtlanmasına yönelik bir adım atılmamasından duyduğu rahatsızlığı ilettiği öğrenildi.