Sağlık örgütlerinden TTB gözaltılarına sert tepki

Dünya Tabipler Birliği’nin de aralarında olduğu sağlık örgütünden TTB yöneticilerinin gözaltına alınmasına sert tepki geldi.



30-01-2018 12:41

İleri Haber

Dünya Tabipler Birliği'nin de (WMA) aralarında olduğu sağlık meslek örgütleri Türk Tabipleri Birliği (TTB) yöneticilerinin gözaltına alınmalarına yaptıkları açıklamayla sert tepki gösterdi. 

WMA Başkanı Dr. Yoshitake Yokokura, yaptığı sert açıklamada gözaltıları, fiziksel şiddet tehditlerini ve TTB hakkında yapılan suç duyurusunu şiddetle kınadı.

‘WMA, Türk meslektaşlarımızın savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğu yönünde kamuoyuna yaptıkları açıklamayı tam olarak desteklemektedir. Doktorların ve ulusal tabip kuruluşlarının savaşın ve silahlı çatışmaların yol açacağı insani sonuçlar konusunda hükümetleri uyarma görevi WMA’nın açık politikasının bir parçasıdır” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türk Tabipleri Birliği’nin insan haklarını ve barışı destekleme görevi vardır; son gözaltılar ve suç duyurusu bu açıdan bizi derin kaygılara sürüklemiştir.  Türkiye’nin 2003 yılında onaylamış bulunduğu Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 19’uncu maddesinde öngörülen ifade özgürlüğüne yönelik bu saldırıları şiddetle kınıyoruz.”

HÜKÜMETE VE DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI

“Türk yetkililerden TTB yöneticilerinin derhal serbest bırakılmasını ve sindirme kampanyasına son verilmesini talep ediyoruz. Dünyadaki hekim kuruluşlarını, sağlık, örgütlenme ve ifade hak ve özgürlükleri dâhil olmak üzere Türkiye’nin insani ve insan hakları alanındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi için gerekli girişimlerde bulunmaya çağırıyoruz.

*Dünya Tabipler Birliği ulusal hekim kuruluşlarının bağımsız konfederasyonu olup on milyondan fazla hekimi temsil eden 114 üye kuruluşa sahiptir. Hastalar ve hekimler adına hareket eden WMA tüm insanlar için en üst düzey tıbbi bakım, etik, eğitim ve sağlık bağlantılı insan hakları standartlarının gerçekleşmesi için çalışmakta yürütmektedir.

İSTANBUL TABİP ODASI’NDAN DA AÇIKLAMA

Gözaltılara ilişkin bir diğer İstanbul Tabip Odası’ndan geldi. “Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyeleri onurumuzdur!” başlığıyla yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Günlerdir TTB'ne yönelik saldırı, itibarsızlaştırma, sindirme kampanyasının yargı ayağı da bugün devreye girdi. Sabah saatlerinden itibaren Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Eskişehir, Diyarbakır ve Van'daki TTB Merkez Konsey üyelerimizin evleri, işyerleri basılıyor, arama yapılıyor, gözaltına alınıyorlar.

TTB'nin "Savaş bir halk sağlığı sorunudur!” başlıklı hekimliğin binlerce yıllık değerlerini savunmaktan başka hiçbir ifade içermeyen basın açıklamasını hedef haline getirenlere, içinde hiçbir suç unsuru olmayan açıklama için soruşturma açanlara, her birinin adresi belli arkadaşlarımızı ifadeye davet etmek yerine evlerini bastırarak gözaltına aldıranlara, yıllardır siyasi iktidarın bütün olanaklarını kullandığı halde TTB seçimlerini kazanamayıp muhbirliğe soyunanlara cevabımızdır:

Biz hekimiz, sağlıkçıyız.

Tıbbın kurucuları İstanköylü Hipokrates'ten, Bergamalı Galenos'tan bu yana burada, bu topraklarda vardık, varız, var olacağız!

Topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak insan yaşamını sağlığı, barışı, demokrasiyi her zaman olduğu gibi bugün de, yarın da savunmaya devam edeceğiz.”

TPD: HEKİMLERİN ODALARINDA KİTAP VE KALEMDEN BAŞKA 'SUÇ UNSURU' YOKTUR!

TTB yöneticisi savaş karşıtı doktorların gözaltına alınmasına bir tepki de Türk Psikiyatri Derneği’nden geldi.

“Düşünce suç değildir” başlığıyla yapılan açıklamada şöyle denişdi:

“TTB yöneticilerinin elleri kelepçelenerek, hastane odalarındaki dolapları kırılarak gözaltına alınması kabul edilemez. Farklı düşüncede olmanın suç olamayacağını, Dünya Tıp Birliği etik ilkelerinin öngördüğü biçimde görevi politikacıları silahlı çatışmanın olası sonuçları konusunda uyarmak olan ve bu taleple bildiri yayınlayan hekimlerin hastane odasında kitap, kalem ve kağıttan başka suç unsuru olamayacağını düşünüyoruz.

TTB politikalarını onaylamayan meslektaşlarımız da dahil olmak üzere tüm üyelerimizi, meslektaşlarımıza suçlu muamelesi yapılmasına karşı çıkmaya çağırıyoruz. Meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyor, haksız gözaltı uygulamasının sona erdirilmesini talep ediyoruz.”